KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1304 E., 2022/10816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 01/02/2021 tarih, 2019/1365 Esas ve 2021/406 Karar sayılı ilamında özetle; davalı ... tarafından, eldeki davanın açılmasından önce davacıya ödenen bedelin güncellenmiş karşılığı olan 190.916,27 TL'nin (26/11/2014 tarihli rapora göre) ve yine davalı ... tarafından bozmadan sonraki yargılamanın devamı sırasında ödenen 115.867,20 TL'nin (güncelleme yapılmadan doğrudan) 375.636,54 TL'lik sürekli işgücü kaybı tazminatından düşülmesiyle belirlenecek bakiye tazminat alacağının hüküm altına alınması (davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; önceki kararda kesinleşen yönler hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına; davalı ...Ş. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine; davacı ... için 68.853,07 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının, davalı Güvence Hesabı yönünden dava ve davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı ...'ın temyizine gelince;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu edilen maddi tazminata ilişkin olarak verilen mahkemenin 19/07/2018 tarihli kararını, davacı vekili ve davalı ... vekilli temyiz etmiş ve bu karar, davalı ... tarafından davadan önce ve dava sırasında yapılan ödemelerin düşülmesi
yönünden davalı ... yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, bu kararı temyiz etmeyen davalı Güvence Hesabı ve ... yönünden de bozma kapsamına göre belirlenen maddi tazminat hüküm altına alınmış, mahkemenin önceki kararını temyiz etmeyen davalı Güvence Hesabı ve davalı ... da bozmadan yararlandırılmıştır. Davalı Güvence Hesabı ve ...'ın önceki kararı temyiz etmemesiyle, hükmün bu davalılar yönünden kesinleştiği ve davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır.
Bu durum karşısında mahkemece; önceki (19/07/2018 tarihli) kararın davalı Güvence Hesabı ve davalı ... yönünden kesinleştiği gözetilerek, bozma kapsamında sadece davalı ... yönünden inceleme yapılıp hüküm tesis edilmesi ve davalı Güvence Hesabı ile davalı ... yönünden önceki hükümdeki 112.051,45 TL'lik maddi tazminata ilişkin bölümün kesinleştiğinin belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/3. maddesi gereği, maddi tazminata ilişkin davalarda kısmi redde karar verilmesi halinde, davalı taraf yararına hükmedilecek red vekalet ücretinin, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceği hükmünün dikkate alınmaması ve fazla red vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1304, K. 2022/10816, 26 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama