KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13085 E., 2024/10221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/707 Değişik İş, 2022/707 Karar
Karar Metni
1.352 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; plakasız ve tescilsiz motosiklet sürücüsünün yaya konumunda bulunan davacıya çarpması sonucu meydana gelen gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 02.12.2021 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazmiat talebini 161.118,49 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminat talebini 4.809,36 TL'ye ve geçici bakıcı gideri talebini 1.522,13 TL'ye olmak üzere toplam talebini 167.449,98 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dava dosyasına sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davacının maluliyet kaybının bulunmadığını, tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat ve geçici bakıcı gideri zararından davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafık kusuru nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, avans faizi istenemeyeceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.10.2021 maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği, bu durumda davalı kuruma usulüne uygun bir başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından başvuru aşamasında dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşunca, davacının muayenesi de yapılmak suretiyle düzenlendiği, bu nedenle davacı vekilinin itirazının yerinde olduğu ve işin esasının incelenmesine geçildiği, adli trafik bilirkişiden alınan kusur raporunda;
dava konusu kazanın oluşumunda plakasız ve tescilsiz motosiklet sürücüsünün %75 oranında, yaya olan davacının ise % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda tescilsiz ve plakasız motosiklet sürücüsünün % 75 oranında kusuru, davacının % 8 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği ve bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile 161.118,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
4.809,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.522,13 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 167.449,98 TL tazminatın 22.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kuruma usul ve yasaya uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tescilsiz araçların Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) teminatı kapsamı dışında olduğunu, tescilsiz motosikletin türü yönünden de araştırma yapılmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu kazanın davacı yayanın kusuru ile meydana geldiğini, davacının maluliyet kaybına uğradığı hususunun ispatlanamadığını,
tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkin talebin teminat kapsamı dışında olduğunu, davalı kuruma usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davalı kurumun temerrüdünün söz konusu olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan plakasız ve tescilsiz motosiklet sürücüsünün davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına,
kaza tespit tutanağı ile uyumlu olan ve adli trafik bilirkişiden alınan kusur raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı giderinden doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-) 2918 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde de silindir hacmi 50 santimetreküpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 45 kilometreden az olan araçların bisiklet olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
Davalı ... Hesabına aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.
Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.
Anılan düzenlemeler gereği, motosikletin, 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Somut olayda davalı ..., yaya konumunda olan davacıya çarpan motorsikletin zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi olup olmadığı, cinsinin belirlenmesi gerektiği itirazında bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında motosikletin tescilsiz olup model yılı ve markasına kaza tespit tutanağında yer verilmediği görülmüştür. Dosya kapsamında başkaca hiçbir bilgi olmadığından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; araçla ilgili tespitlerin yer alabileceği ceza dosyasının getirtilip incelenmesi, dava dışı sürücü idaresindeki tescilsiz motosiklete ilişkin fatura vs. belgelerin sunulması için süre verilip belgelerin temin edilmesi;
mümkünse araç üzerinde, aksi halde ceza dosyası kapsamı ve davacı yanca elde edilecek belgeler üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmak sureti ile araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ...
Hesabının sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
b-) Davacı vekili tarafından sunulan başvuru dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde 02.12.2021 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 26 ncı maddesinde belirtilen hakimin tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı olarak ve istek aşılarak hükmedilen tazminat tutarına 22.11.2021 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13085, K. 2024/10221, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama