KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13331 E., 2024/11393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/658 D.İş, 2022/658 K.
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.05.2020 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 19.03.2022 tarihli değer arttırım dilekçesiyle talebini 70.852,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, eksik evrakla başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur durumunun tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 56.682,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından mevzuata uygun olarak davalı sigortacıya başvuruda bulunulduğu, tazminatın Yargıtay içtihatları doğrultusunda TRH 2010 Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplandığı, hükme esas alınan maluliyet raporu ve kusur raporunun hüküm tesisi için yeterli ve denetime elverişli bulunduğu,
davacı lehine maktu ücretin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, sair itirazlarının reddine,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının ''Başvuru sahibi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi ve 5684 sayılı yasanın 30/17. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine'' şeklinde düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş hali ile infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından geçerli bir başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, progresif rant hesap yöntemine göre düzenlenen aktüer raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılması ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı tanzim edildiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını,
Adli Tıp Kurumu İstanbul İhtisas Dairesi'nden ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının değerlendirilmediğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 13.05.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. .Dava konusu kaza, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır.
Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen olay tutanağında, kazanın, davalıya sigortalı araç sürücüsünün yan yol üzerinden caddeye dönüş yapmak istediği sırada aynı istikametten gelen davalı motosiklet sürücüsünün dönüş yapmakta olan sigortalı araca dönüş sırasında sağ yan kapı kısmından çarpması neticesinde oluştuğu belirtilmiştir.
Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 17.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda yola ve trafik akışına ehemmiyet vermeden sağa dönmeye çalıştığı, dikkatsiz ve tedbirsizce araç kullandığı , sağa dönme kurallarını ihlal ettiğinden %75 kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün ise aracın hızını gerekli şartlara uydurmak kuralını ihlal ettiğinden %25 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi raporundaki kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiştir. Özellikle dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre kazanın oluş biçimi dikkate alındığında dosya içerisinde yer alan kusur raporu yetersizdir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13331, K. 2024/11393, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama