İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/13399 K.2023/7746

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/13399Karar2023/7746Tarih12 Haziran 2023Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/13399 E., 2023/7746 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Sayısı
2021/134 E., 2022/546 K.
Hüküm/karar
Davanın Kısmen Kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 23.10.2011 tarihinde Van'da meydana gelen depremde müvekkiline ait ...

Daire 18 adresinde bulunan evin ağır hasar gördüğünü, dava konusu konutun zorunlu deprem sigortası ve evim garantide plus/sigorta poliçesi adı altında ihtiyari deprem sigortasının bulunduğunu, zarar nedeniyle Dask'ın toplam 83.600,00 TL'yi müvekkilinin banka hesabına yatırdığını, davalı kurumun 4.780,00 TL eksik ödeme yaptığını, ihtiyari deprem sigortasının Dask tarafından ödenen bedeli aşan kısım için bir teminat olarak yaptırıldığını, Dask tarafından ödenmeyen kısmın tahsili için sigorta şirketine başvurduklarında sigorta priminin ödenmemesi nedeniyle bu poliçenin iptal edildiğini, daha dar kapsamlı yeni bir poliçe yapıldığını,

davalı şirketin poliçenin başlangıcından bir ay sonra poliçeyi iptal etmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine davalı şirketin poliçeyi iptal etmekle kalmadığını aynı tarihte 24.05.2011 tarihinde daha az değerli bir poliçe düzenlediğini, ilk poliçenin geçerli olduğunu ve haksız bir şekilde iptal edildiğini belirterek,

davalılardan Eureko Sigorta A.Ş'den 145.738,92 TL maddi tazminatın reeskont faizi ile birlikte tahsil edilerek müvekkiline verilmesini, davalı kurum olan Dask'tan 4.780,00 T L maddi tazminatın reeskont faizi ile birlikte tahsil edilerek müvekkiline verilmesini ve sözleşmelere aykırı davranılması nedeniyle her iki davalıdan 10.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte tahsil edilerek müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihtiyari sigorta kapsamında teminat veren sigorta şirketinin Dask teminat limitinin üzerinde kalan kısımdan sorumlu olduğunu, ilk sigorta poliçesinin sigortalıdan tahsilat yapılamadığı için iptal edildiğini, manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını ve sigorta şirketinin sorumluluğunun başlamadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Dask vekili cevap dilekçesinde; zararın müvekkili olduğu kurumca karşılandığını, davacıya toplam 84.243,74 TL ödeme yapıldığını, manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 23.12.2014 tarihli ve 2012/260 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararı ile; manevi tazminat talebinin reddine, davanın sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın DASK yönünden kısmen kabulü ile; 3.548,26 TL nin 28.11.2011 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı DASK'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.06.2020 tarihli ve 2019/3618 Esas, 2020/3768 Karar sayılı ilamı ile; "...

Davalı ihtiyari deprem sigortası şirketinin sorumluluğunun başlangıç noktası, zorunlu deprem sigortası teminat limitinin üzerindeki deprem zararı olduğundan sigortalı konut için geçerli zorunlu deprem sigortası teminat limiti ile konutta oluşan hasar bedelinin davaya konu deprem tarihi itibariyle ne kadar olduğunun doğru tespiti önem kazanmaktadır.

Hükme esas alınan 28/03/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda; hasar tespitini yapan ekspertiz raporuna göre; sigortalı konutun 220 m2 olduğu, m2 birim fiyatının 590,00 TL üzerinden dava konusu dairenin 129.800,00 TL olduğu yönünde tespitler yapılıp, DASK poliçesindeki teminat limitine göre, davadan önce DASK tarafından yapılan ödeme de düşülerek davalı DASK’ın 3.548,26 TL sorumlu olacağı, deprem sigortası azami teminat limitinin 150.000,00 TL olup DASK tarafından 150.000,00 TL teminatın ödenmesini takiben poliçe limitleri dahilinde davalı ... şirketinin sorumluluğunun başladığını,

kaldı ki DASK poliçesi teminatının 91.450,00 TL olup bu teminatın dahi tamamı hasar olarak tespit edilmemiş ve ödenmemişken azami 150.000,00 TL teminatın da karşılanmaması nedeniyle davalı .... tarafından verilen ihtiyari sorumluluğun devreye girmeyeceği şeklinde görüş belirtilmiştir.

Yine dosya kapsamında inşaat mühendisi bilirkişiden 15.09.2014 havale tarihli rapor alınmışsa da; bu raporda da Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesi’nin 3.2 maddesi gereğince mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak 2012 yılı yapı yaklaşık birim maliyetleri, yapının mimarlık hizmetlerine esas olan sınıfı dikkate alınarak yapının yapım maliyeti m2 birim fiyatı 560,00 TL üzerinden hesaplandığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, 28/03/2014 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak. Davanın DASK yönünden kısmen kabulüne.

3.548,26 TL nin 28.11.2011 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı DASK'tan tahsili ile davacıya verilmesine,zorunlu deprem sigortası kapsamında teminat altına alınan miktar aşılmadığından davalı ... şirketinin 24.05.2011 başlangıç tarihli 11511942 nolu ihtiyari deprem sigortası kapsamındaki sorumluluğunun başlamayacağı gerekçesiyle davanın sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Oysa.

Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nın B.3-1. Maddesinde "sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır" düzenlemesi yapılarak, DASK'ın tazminle yükümlü olduğu gerçek zarar miktarının hesap usulü belirlenmiştir.

Bu düzenleme dahilinde hiçbir hesaplama içermeyen bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Ayrıca; hükme esas alınan bilirkişi raporunda DASK poliçesinin azami teminat limitinin 150.000,00 TL olduğu ve dava konusu konutun gerçek zararının bu miktarı aşması halinde davalı ... şirketinin sorumlu olacağı belirtilmişse de. 150.000,00 TL azami teminat limitidir.

Dava konusu taşınmazın gerçek yüz ölçümünün davalı DASK tarafından alınan ekspertiz raporunda 220 m2 olduğu belirtilmiş olup, dosya kapsamında yer alan DASK poliçesinde 155 m2 olduğu görülmektedir. Bu hususun üzerinde de durularak TTK ve mevzuat hükümlerine göre gerçek yüz ölçümü olan 220 m2 üzerinden hesaplanması gerekmektedir.

Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece.

DASK poliçesindeki teminat miktarının DASK'ın sorumluluğunun üst sınırını teşkil ettiği ve DASK'ın ancak gerçek zarardan (limiti aşmamak kaydıyla) sorumlu tutulabileceği dikkate alınmak suretiyle, ZDS Genel Şartları'nın B.3-1 maddesindeki ilkeler doğrultusunda, zararın meydana geldiği 2011 yılı serbest piyasa rayiç birim fiyatlarına göre hasar bedelinin (davacıya ait konutun yeniden yapım maliyetinin) belirlenmesi için, konusunda uzman inşaat mühendisinin de bulunduğu başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınması oluşacak sonuca göre davalı DASK’ın poliçedeki teminat limiti kapsamında sorumlu tutulması,

daha sonra DASK teminat limitinin gerçek yüzölçümü olan 220 m2 üzerinden deprem tarihine göre ne kadar olması gerektiğinin bilirkişi heyetince hesaplanması ve davacının gerçek zararının hesaplanan bu teminat limitini aşan kısmından davalı ihtiyari deprem sigortası olan ....’nin sorumluluğunun düşünülmesi gerekmektedir.

3-Davalı .... tarafından davacı lehine düzenlenen ihtiyari deprem teminatı da içeren Evim Garantide Plus Sigorta Poliçelerinin incelenmesinde;

Davacı vekili; dava konusu konutunun davalı ... şirketi tarafından 24.04.2011-24.04.2012 tarihlerini kapsar şekilde deprem teminatını da içeren 3508407 nolu Evim Garantide poliçesi ile sigortalandığını, ancak poliçenin başlangıcından bir ay sonra davalı ... şirketinin poliçeyi iptal ettiklerini ve daha dar kapsamlı 24.05.2011-24.04.2012 tarihlerini kapsayan 13511942 nolu yeni poliçe düzenlendiğini, ilk poliçenin haksız bir şekilde iptal edildiğini, poliçenin priminin ödendiğini, Garanti Bankası hesaplarının incelenmesi halinde bu durumun görüleceğini,

davalı ihtiyari deprem sigortasının 3508407 nolu poliçe teminat limitleri kapsamında gerçek zararının DASK teminat limitini aşan kısmı ile sorumlu olduğunu belirtmektedir. Davalı ... şirketi ise; ilk sigorta poliçesinin sigortalıdan prim tahsilatı yapılamadığı için iptal edildiğini, ancak dain-i mürtehin olan Garanti Bankasının riski devam ettiği için daha dar kapsamlı bir poliçenin düzenlendiğini beyan etmiştir.

Davacı ile davalı ... şirketi arasında yapılan “Evim Garantide Plus Poliçesi” başlıklı ilk poliçe 24.04.2011 tarihinde düzenlenmiştir. Poliçede toplam 365,28 TL ödenecek prim hesaplanmıştır.

Bu durumda mahkemece, davacı tarafın prim tahsilatı yapıldığına ilişkin delilleri sorularak, dava dışı Garanti Bankası’ndan davacının hesaplarından prim ödendiğine ya da varsa prim ödeme talimatına dair evraklar istenerek, davalı ... şirketinin ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişiye gerektiğinde mahallinde inceleme yaptırılarak, davacıdan prim için tahsilat yapılıp yapılmadığı,

yapılmışsa ne kadar yapıldığı ve hangi poliçeler için tahsil edildiği iptal edildiği ileri sürelen poliçe için sigortalıya genel şartlara uygun bildirim yapılıp yapılmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak hangi ihtiyari deprem sigortasının geçerli olacağı ve sonucuna göre, yukarıda 1 nolu bentte açıklanan şekilde gerçek zararın tespitinden sonra gerçek zararın hesaplanan DASK teminat limitini aşması halinde;

aşan kısmından davalı ihtiyari deprem sigortası olan ....’nin(geçerli olan poliçedeki teminat limitini aşmamak kaydıyla) sorumluluğunun düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının manevi tazminat talebinin reddine, 5.377,26 TL. maddi tazminatın 28.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 40.990,00 TL maddi tazminatın 28.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu dairenin değeri belirlenirken yer açısından özelliklerinin göz önünde bulundurulmadığını, davalı ....'den talep edilen enkaz kaldırma bedeli, kira bedeli, hukuksal koruma ve diğer klozların yerel mahkeme tarafından reddedildiğini, ancak depremde yıkılan dairenin enkazını kaldırmak üzere her daire başına denk gelen enkaz kaldırma ücretinin özel bir inşaat şirketine ödendiğini, daha sonra müvekkilinin uzun zaman kirada kaldığını, yargılama giderlerine hatalı olarak hükmedildiğini, davalı taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin tamamen hatalı olarak belirlendiğini,

DASK kurumuna açılan maddi tazminat davasında reddedilen dava bulunmadığını, davalı Dask Kurumuna karşı açılan maddi tazminat davasında dava başında 4.780,00 TL maddi tazminat talebi olduğunu ve bu miktar üzerinden harç yatırıldığını, daha sonra dava sırasında davalı Dask aleyhine talep 68.740,00 TL üzerinden ıslah edilmişse de, bu değer üzerinden herhangi bir ıslah harcı yatırılmadığından dava değerinin 4.780,00 olarak kalmaya devam ettiğini, bu nedenle DASK lehine hükmedilen 9.735,50 TL vekalet ücretinin hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiğini, yine davalı ...

AŞ. için hükmedilen 13.901,15 TL vekalet ücretinin de hatalı hükmedildiğini, bu miktarın davacı için hükmedilen 6.128,70 TL vekalet ücreti miktarını aşmaması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait davalılara zorunlu deprem sigortası ve ihtiyari deprem sigortası ile sigortalı konutta deprem nedeniyle oluşan hasar bedeli talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, (6100 Sayılı Kanun) 177 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 vd. maddeleri, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları, İhtiyari Deprem Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bozmadan önce verilen kararda davacılar vekili 17.12.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını davalı Dask yönünden ıslah ettiğini bildirmiş ise de, ıslah harcını yatırmadığı gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin dava değerine göre belirlendiği ve daha sonra kararın yalnızca davacılar vekili tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından bozmaya uyularak verilen kararda davalı DASK yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine 6.128,70 TL, davalı .... lehine 13.901,15 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin "Tarifenin üçüncü kısmına göre ücret" kenar başlıklı 13 üncü maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.

(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.

(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.

Şu durumda davacıların maddi tazminat isteminin bir bölümü reddedildiğine göre davada kendisini vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı .... yararına, reddedilen maddi tazminat istemi yönünden AAÜT'nin 13 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca davacı yan lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, açıklanan bu düzenlemelere aykırı olarak davalı .... yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması da doğru değildir. Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'un 438 inci maddesinin 7 inci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının (11) numaralı bendinde yer alan "13.901,15 TL" ibarelerinin çıkarılarak yerine "6.128,70 TL" ibarelerinin yazılmasına, kararın (10) numaralı bendinin çıkarılarak (11) numaralı bendin (10), (12) numaralı bendin 11 numara olarak yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13399, K. 2023/7746, 12 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13399
Karar No
2023/7746
Tarih
12 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/13404 K.2023/3746
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13407 K.2023/5513
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13422 K.2023/5771
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13424 K.2023/5599
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13425 K.2023/5600
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/13425 K.2023/3745

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.