KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13407 E., 2024/10425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/753 D.İş, 2022/750 K.
- Hüküm/karar
- Başvurunun kabulü- İtirazın kabulü ile başvurunun zamanaşımı nedeni ile reddi
- Sayısı
- K-2022/132523
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.10.2012 tarihinde meydana gelen ve davalı ... nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında sigortalı bulunan aracın karıştığı kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya yasal süresi içerisinde cevap verilmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı için 4.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 500,00 TL ve bakıcı gideri tazminatı için 500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 200,000 TL olup müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca zararı ve zarar sorumlusunu öğrendiği tarih itibariyle müracaatta bulunmayan kazazedenin başvurusunun zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini,
uyuşmazlığa konu talebin belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, başvuranın kendi müracaatı ile almış olduğu sağlık kurulu raporunun hükme esas alınamayacağını, Sağlık Kurulu Raporu 2020'de alınmış olmasına rağmen dosyaya sunulan tüm tedavi evrakları ve raporların 2012 tarihli olduğunu, kazanın ve tedavinin Iğdır'da gerçekleştiği dosyaya sunulan raporun ise Kahramanmaraş'tan alındığı göz önüne alındığında fiziki muayene olmaksızın rapor tanzim edildiğinin anlaşıldığını,
maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümünden rapor alınması gerektiğini, başvurucu tarafından sunulan raporda heyet teşkili sağlanmadığından raporun usule aykırı olduğunu, karar tarihinin 28.10.2012 olduğu gözetildiğinde tazminatın PMF Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplanması gerektiğini, geçici giderlerin teminat dışı olduğunu, 6111 Sayılı Kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğünün Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) aktarıldığını,
aksi kanaatte bakıcı tutulduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından net asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılması ve TBK 51-52 uyarınca %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, başvurucunun kaza tarihinden sonra fiilen çalışıp çalışmadığı, maaş ödemesi ile SGK’dan ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılmasını talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zamanaşımının başlangıç tarihinin doğrudan doğruya kaza tarihi olarak kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, bu sebeple 04.03.2022 tarihli ara kararla Komisyona kayıtlı üç kişilik bilirkişi heyetinden başvuru sahibinin maluliyetini öğrenebileceği en erken tarihi tespit eder nitelikte hazırlanacak bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği,
09.03.2022 tarihli 3 kişilik adli tıp uzmanı bilirkişi heyeti raporunda "28.10.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası maluliyet raporu düzenlenebilmesi için kaza tarihinden itibaren 18 ay süre gerekli olduğu ve geçirdiği kazadan 18 ay sonra maluliyet tespiti yapılabileceği" ifadelerine yer verildiği, somut olayda zararın tespit edilebileceği en erken tarihin 28.04.2014 olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihi 27.12.2021 olup uygulanması gereken ceza zamanaşımının (8 yıl) dikkate alınması gerektiği ve alacağın zamanaşımına uğramadığı,
Kahramanmaraş Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 24.07.2020 tarihinde verilen %10,3 çalışma gücü kaybı oranı, 6 ay süre ile geçici iş göremezlik ve 60 gün süre ile geçici bakıcıya ihtiyaç duyduğunu belirtir raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre ve fiziki muayene yapılarak hazırlanması sebebiyle tazminat hesaplamasına esas alınmasının uygun olduğu, başvuran tarafından rücuya tabi ödeme almadığına ilişkin e-devlet yazısının dosyaya sunulduğu,
alınan 31.03.2022 tarihli kusur raporunda sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen başvuru sahibinin yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün meydana gelen olayda %75 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü Hasan Irmak'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, başvuran ... için %25 kusur oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak yapılan hesaplamanın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle "Başvuru sahibinin talebinin kabulüne.
64.423,56 TL sürekli iş göremezlik, 1.141,83 TL geçici iş göremezlik ve 470,25 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 66.035,64 TL maddi tazminatın 19.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Türkiye Sigorta A.Ş'den alınarak ...'a verilmesine," karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda başvuranın kazadan kaynaklanan arızasına ve Türk Ceza Kanunu'nun 89/1 ve TCK'nun 66 maddelerine göre uzamış zamanaşımının 8 yıl olduğu, kaza 28.10.2012 tarihinde meydana gelmiş olduğundan sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımının 28.10.2020 tarihinde sona erdiği, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" Cumhurbaşkanı kararı gereğince 13.03.2020-15.06.2020 üç ay 5 günlük durma süresi eklendiğinde uzamış ceza zamanaşımının 03.02.2021 tarihinde dolduğu,
dosya kapsamına göre zamanaşımını kesen bir işlem olmadığı gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 31.05.2022 gün ve 2021/287988 Esas. 2022/132523 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, başvurunun zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 72/1 maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 27.12.2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, müvekkilinin açmış olduğu maddi tazminat davasının iyi niyetli açıldığını, kaza tespit tutanağındaki sayfaların eksik olması nedeniyle kazanın ölümlü olup olmadığı ve bu sebeple ölümlü kazalarda uygulanacak 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağına bakılmadan başvurunun usulden reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunun gerekli araştırmayı yapmadığını,
İtiraz Hakem Heyetinin gerekçesinde belirtmiş olduğu raporun alındığı tarihte zamanaşımı süresinin başlamış olduğunu kabul etmenin dürüstlük kuralı ve zamanaşımı müessesesine aykırı olacağını, müvekkilinin kanunda öngörülen süre içerisinde maluliyet raporu aldığını ve yasada belirtilen süre zarfı içerisinde davalı ... şirketine başvuruda bulunduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13407, K. 2024/10425, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama