KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13579 E., 2024/11578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/703 D.İş- 2022/787 K.
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda 09.03.2017 tarihinde çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, dava öncesinde davalıya yapılan başvuru nedeniyle davalı tarafça 20.12.2019 tarihinde 54.390,14 TL kısmi ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, müvekkilinde kaza nedeniyle %6 oranında sürekli iş göremezlik oluştuğunu beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 68.265,29 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince davacıya 20.12.2019 tarihinde 54.390,14 TL ödeme yapıldığını, ödeme tarihinden itibaren iki yıllık sürenin geçtiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davacının maluliyeti olmamakla birlikte bir an %5 olduğunun kabulü halinde dahi davacıya yapılan ödeme ile davacının bakiye zararının kalmadığını, davanın kabulü halinde faiz türünün yasal faiz olduğunu,
davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 66.281.29 TL'nin 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.984,00 TL yönünden talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.416,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 396,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirildiği,
karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereğince, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararda hükmedilen vekalet ücretinin belirtilen ölçülere uygun olmadığına ve bu nedenle davalının itirazının kısmen kabulü ile, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine ve başvuran lehine 5.100.00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kaza nedeniyle maluliyetinin olmadığını ve yine maluliyet raporunun %5 olduğuna ilişkin raporları sunduklarını, davacının maluliyetinin daha az olduğuna veya hiç olmadığına ilişkin itirazlarının incelenmediğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz hesap yönteminin kullanılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, gelecekteki bir zarar için faize hükmolunmayacağını, ödeme tarihi itibariyle bakiye zararın kalmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda davacının yaralanması nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1- Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sigortalı araç sürücüsünün, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile karşı şeritten gelen davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması suretiyle gerçekleşen kazada sigortalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-c maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ettiği, davacının ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığının ifade edildiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalının sigortaladığı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple eksik incelenme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin var olması halinde ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13579, K. 2024/11578, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama