KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13678 E., 2022/16235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda,uyulmasına karar verilen Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2018/3167 Esas-2020/2486 Karar sayılı 03/03/2020 tarihli kararı gereği davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkili davacının davalı ... ile sigorta poliçesi imzaladığını, 21/04/2011 tarihinde meydana gelen yer kayması olayı nedeni ile müvekkiline ait işyerinin hasara uğradığını, müvekkilinin teminat kapsamındaki hasar ve zararın karşılanması amacı ile davalı şirkete başvurusunun reddedildiğini ve bugüne kadar müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını poliçe tarihi itibariyle işyerinin bulunduğu binada oturmaya engel bir tehlike ve resmi bir kararın bulunmadığını, söz konusu riskin poliçe tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra meydana geldiğini, yetkili makamlarca da yer kaymasından sonra binada oturmanın tehlikeli olduğunun raporlandığını,
hasarın bilirkişi raporu ile tespit edilebileceğini belirterek alacaklarının şuan itibari ile belirsiz olduğundan her türlü fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00 TL'nin davalıya ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/3167 Esas-2020/2486 Karar sayılı ve 03/03/2020 tarihli kararı iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yer kayması rizikosuna dayalı konut sigorta poliçesi gereği ödenmesi gereken tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/3167 Esas-2020/2486 Karar sayılı 03/03/2020 tarihli bozma ilamında 21/04/2011 tarihinde gerçekleşen heyelanın dava konusu taşınmaza oldukça yakın yerde gerçekleşen 17/02/2009 tarihli heyelanla bağlantılı olup olmadığı, bu heyelanın dava konusu taşınmazı etkileyip etkilemediği hususlarında inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Heyelan tarihi 21/04/2011 olup 24/12/2010 tarihinde düzenlenen konut sigortası poliçesinden sonra heyelan gerçekleşmiştir. Her ne kadar davaya konu taşınmazın bulunduğu bölgede 17/09/2009 tarihinde heyelan gerçekleşmişse de 2011 yılına kadar taşınmaz yıkılmadığı gibi kullanım dışı da kalmamıştır. Yıkılma kararı 21/04/2011 tarihinde gerçekleşen heyelandan sonra verilmiştir.
Kaldı ki bozma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda da 17/02/2009 tarihli heyelanın dava konusu taşınmazı etkilemediği belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1458. maddesinde mukavele yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortalı rizikonun gerçekleşmiş olduğunu bilmekte iseler sigorta mukavelesinin geçersiz olduğu belirtilmiştir.Rizikonun sözleşme yapılmadan önce gerçekleştiğine ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmekte olup davalı ... buna ilişkin somut delil sunulmalıdır.
Somut olayda, sigorta poliçesinde yer kayması klozunun bulunması ve davalının şirket olması nedeniyle davalının davaya konu yer kaymasına bağlı hasarı poliçe düzenlemeden önce olduğu yönündeki savunması davalının basiretli tacir gibi davranması gerekliliği nedeni ile kabul edilemez olup sigorta şirketinin taşınmazın bulunduğu bölgenin heyelan bölgesi olduğunu bilerek sigorta yaptığı şüphesizdir.
TTK'nun 1448.maddesi sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlemler almakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminat miktarını etkileyen bir kusurun olup olmadığının düşünülmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13678, K. 2022/16235, 6 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama