KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13778 E., 2023/12674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul
- Sayısı
- K-2019/19730
Karar Metni
2.148 kelime·11 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, sürekli iş göremezlik tazminatı, yol gideri ve rapor ücreti talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan istinaf incelemesi sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi tarafından İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden değerlendirme yapılması için Sigorta Tahkim Komisyonuna gönderilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 12.08.2016 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda yol kenarında seyyar satıcılık yapan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 2.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 410,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri, 1.000 TL tedavi amaçlı yol gideri ve 590,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin ilk başvuru tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 83.052,51 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil tarafından yapılan ödeme ile davacının zararının giderildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı dışında olduğunu, dolaylı zarar olan rapor ücreti ve ulaşım ücreti talebinin yerinde olmadığını, davacıya kaza sebebiyle SGK tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödemenin tazminattan indirilmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kısmen kabulüne, 81.462,51 TL maddi tazminatın 17.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyeti'nin 13.07.2019 tarihli ve 2019/İHK-8199 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, sürekli iş göremezlik tazminatı, yol gideri ve rapor ücretine ilişkin taleplerin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin usulden reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2020 tarihli, 2019/4889 Esas ve 2020/138 Karar sayılı kararıyla. "Davacı vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmadan önce davalı ... şirketine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenmiş raporla başvuruda bulunulduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.
Sigorta kuruluşuna başvuruda bulunulmasına ilişkin 6704 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değiştirilen 2918 sayılı KTK'nin 97'nci maddesinde hangi belgelerin ekleneceğine dair bir düzenlenmeye yer verilmediği gibi davacının da sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunduğunun anlaşılması karşısında, hak aramanın özünü kısıtlayabilecek nitelik taşıyacak biçimde yerinde olmayan gerekçeyle geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talepleri bakımından başvurunun reddine karar verilmesi doğru kabul edilmemiştir.
Bu itibarla, sigorta kuruluşuna dava açılması için öngörülen dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının saptanması için bedensel yaralanması ve çalışma gücü kaybı olduğu ileri sürülen davacının şikâyetleri dikkate alınarak Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları'nda oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği 12.08.2016 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmalı,
yargılamaya devam edilmeli ve taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu bağlamda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi gereğince İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen biçimde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonuna iadesine karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bölge Adliye Mahkemesi Kararına Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Engelli Sağlık Raporları hakkındaki genelgesinde Engelli Sağlık Kurulu Raporlarının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınarak düzenlendiğinin belirtildiği, bu nedenle Yenikent Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporun anılan Yönetmeliğe uygun olduğu,
Yenikent Devlet Hastanesi tarafından belirlenen maluliyet oranı ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre alınan hesap bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ödemenin davacının sürekli iş göremezlik zararını karşıladığının tespit edildiği, Yenikent Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda geçici iş göremezlik süresi ve bakıcıya ihtiyaç duyulan sürenin belirlenmediği,
ancak davacı tarafından başvuru sırasında sunulan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Bilimleri Dölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda bu sürelerin tespit edildiği ve bu sürelerin esas alınabileceği gerekçesiyle 2.644,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.348,90 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.993,86 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin 17.07.2017 tarihli iptal kararı sonucunda trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında zararın Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini, Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Ek-6 Maddesinin 02.08.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu nedenle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenen sağlık kurulu raporuna itibar edilmesi gerektiğini, sunulan raporun uygun olmadığı düşünülüyorsa yeni bir adli tıp raporu aldırılarak maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda yol kenarında seyyar satıcı olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, yol gideri ve adli tıp rapor ücreti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas 1960/9 Karar sayılı, 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas 1959/5 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararları.
3. Değerlendirme
1. Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtay'ın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk Hukuk Sistemi'ne girmiştir.
Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.”
Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtay'ın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay İçtihatları'nda sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk Derece Mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur.
Dosyanın incelenmesinde.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafından itiraz yoluna başvurulduğu, İtiraz Hakem Heyetince Yenikent Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 29.05.2017 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınarak davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşıladığı gerekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı, rapor ücreti ve yol giderinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu,
Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan ve 29.05.2017 tarihli Yenikent Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, anılan Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere Sigorta Tahkim Komisyonuna gönderilmesine karar verildiği,
ancak İtiraz Hakem Heyetince yeni rapor alınmaksızın 29.05.2017 tarihli Yenikent Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince verilen ilk karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı belirlenerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu durumda davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2. Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesine yönelik alınan hesap raporunda PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak prograsif rant yönteminin esas alındığı, davacı vekili tarafından PMF-1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın ıslah edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de ıslah doğrultusunda başvurunun kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılan hesaplamaya itibar edilerek davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır.
Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda. Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Bu itibarla. İtiraz Hakem Heyeti kararının dayanağı tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer bilirkişi raporunda, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile tazminat hesabı yapılmıştır.
Tazminat hesaplamasında, yeni genel şartlar ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı ile. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan Genel Şartlar'da öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, İtiraz Hakem Heyeti tarafından esas alınan hesaplama bu yönüyle hatalıdır.
Ne var ki, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile birlikte prograsif rant formülünün uygulanması lehe olmasına rağmen, davacı vekili tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itiraz edilmediğinden taleple bağlı kalınarak PMF-1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre davacının zararının belirlenmesi gerekir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13778, K. 2023/12674, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama