KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14016 E., 2025/9192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2007/194 E., 2015/500 K.
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular hakkında yürütülen Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2000/7845 sayılı icrai takibinin karşılıksız kaldığını, tahsilin gerçekleşmediğini ve davalılar hakkında aciz belgesi alındığını, davalılardan ...'ın senet keşidecisi, ...'ın ise senetleri ciro ederek davacıya vermiş bulunan kişi olduğunu, haricen yapılan araştırmada davalı borçluların muvazaalı ve malın gerçek değerinin çok altında satışlar yapmak suretiyle, yürütülen icra takibini ve icra takibine dayanak senetleri bedelsiz hale getirmek amacıyla işlem yaptıklarını, alacaklının zararına hareket ettiklerinin anlaşıldığını belirterek,
halen davalı ... adına kayıtlı bulunan Antalya Merkez ... mahallesi 4193 ada 2 parseldeki 2 nolu asma katlı dükkanın, Antalya Merkez/... Mahallesi 1246 parseldeki gecekondu villanın enkazının satışına ilişkin tasarrufun diğer taşınmazlara ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10.2015 tarihli ve 2007/194 Esas, 2015/500 Karar sayılı kararıyla; Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2000/7845 sayılı dosyasının dayanağı olan senedin 09.11.1999 vade tarihli olduğu, iptali istenen tasarrufun ise 16.06.1999 tarihinde yapıldığı, İİK'nın 284. maddesi gereğince açılacak tasarrufun iptali davalarının söz konusu borcun doğumundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği ve bu durumun kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilecek nitelikteki hak düşürücü süre olduğu, açılan davanın ise 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açılmış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; adil yargılanma hakkının zedelendiğini, kararın gerekçeli olmadığını, hukuki dinlenilme hakkının bulunduğunu, deliller toplanmadan karar verildiğini, tanık beyanlarına itibar edilmediğini, davanın Borçlar Kanunu'nun 19 maddesine göre değerlendirilmesi gerektiğini, davalıların mal kaçırma saiki ile hareket ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davanın tasarrufun iptali davası olarak açılmış bulunmasına, dava konusu tasarruf tarihi ile davanın açılış tarihi arasında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunun belirlenmesine göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14016, K. 2025/9192, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama