KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14050 E., 2024/12081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/808 Değişik İş, 2022/810 Karar
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 20.08.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya dair ve maluliyet oranında artış olması durumunda artan maluliyete ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 16.08.2021 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.07.2022 tarihli değer arttırım dilekçesiyle talebini 46.916,57 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın iş kazası niteliğinde olması sebebiyle başvuranın SGK'dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini ve davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelirlerin mahsubu gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) incelemesi devam etmekte ise bekletici mesele yapılması ya da Komisyon inceleme süresi yetmeyeceğinden dosyadan el çekilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini,
başvuran tarafça sunulan maluliyet raporunun medikal firma tarafından incelendiğini ve başvuru sahibinin kalıcı maluliyetinin oluşmadığını tespit ettiklerini, hesaplamanın ZMSS Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, hesaplamalarda net asgari ücretin esas alınmasını ve hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini,
tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'de belirtilen vekalet ücretinin 1/5'i tutarında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Başvurunun kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı 46.916,57 TL'nin 26 Ağustos 2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle Sompo Sigorta A.Ş. tarafından başvurana ödenmesine" karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun olduğu, Yargıtay kararları gereği TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması yerinde olup TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılması gerektiği yönündeki davalı itirazının yerinde görülmediği, dosya muhtevası incelendiğinde, başvuru sahibinin; geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ücreti ve tedavi gideri talebinin olmadığı,
başvuru sahibinin SGK'dan ödeme alıp almadığına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı ve başvuru sahibinin maluliyet oranının %3 olduğu göz önünde bulundurulduğunda SGK tarafından aylık bağlanmayacağı, uzlaşma ihtimalinin huzurdaki dosyaya etki etmeyeceği, kaza tespit tutanağı ve başvuru sahibinin yaralanması (skar) dikkate alınarak Uyuşmazlık Hakemi Heyeti tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde görüldüğü,
başvuru sahibinin bakiye tazminat ödemesi talebiyle hasar tespitine yarayan gerekli belgeleri 16.08.2021 tarihinde sigorta kuruluşuna ilettiği ancak sigorta kuruluşu tarafından süresi içerisinde ödeme yapılmaması ve cevap verilmemesi nedeniyle 26.08.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, başvuran vekiline tam vekâlet ücreti verileceği gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporda davacının vücut ölçüleri ve skar büyüklüğünün somut olarak hesaplanıp maluliyet tespiti yapılabilecekken herhangi bir somut dayanağı olmaksızın maluliyet oranı tespit edildiğini, medikal firma tarafından başvuru sahibinin kalıcı maluliyetinin oluşmadığının tespit edildiğini, kazanın iş kazası niteliğinde olması sebebiyle başvuranın SGK'dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini ve davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelirlerin mahsubu gerektiğini, SGK incelemesi devam etmekte ise bekletici mesele yapılması gerektiğini,
hesaplamanın ZMSS Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, davacının yaralanma bölgesi ve ifade tutanağında koltukta oturduğuna dair beyanı dikkate alındığında kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı anlaşılacağından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'de belirtilen vekalet ücretinin 1/5'i tutarında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının dosyadaki beyanlarından, işçi servisi ile işyerine giderken kazanın gerçekleştiği ve davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14050, K. 2024/12081, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama