KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14166 E., 2025/7715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1487 E., 2022/1181 K.
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/374 Esas 2013/775 Karar sayılı dava dosyası ile davalı ... aleyhine açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasında açılan davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu taşınmazın yargılama aşamasında davalı tarafından oğlu olan ...'a devredildiğini, devrin mahkeme tarafından fark edilmediğini, dava konusu taşınmaz hakkında tapu kaydının iptaline ve davacı adına hisseli olarak tesciline karar verildiğini ve kesinleştiğini, ancak taşınmazın davalı tarafından oğluna devredildiğinden kesinleşmiş mahkeme kararının infaz edilemediğini, bu nedenlerle tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmesini, kabul edilmediği takdirde taşınmaz hakkında verilen kesin hükmün de dikkate alınarak tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı iddianın aksine davalı babası ...'dan değil, dava dışı ... isimli şahıstan satın aldığını, babasının maddi durumunun kötü olması nedeni ile 2011 yılında taşınmazı bu şahsa sattığını, daha sonra kendisinin maddi durumunun düzelmesi nedeni ile satın aldığını belirterek haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazı maddi durumunun kötü olması nedeniyle 2011 yılında üçüncü kişilere devrettiğini, sonrasında ile oğlunun maddi durumu düzelince baba- dede toprağı olarak 21.11.2012 tarihinde satmış olduğu üçüncü kişiden tekrar bedel karşılığında satın aldığını, dava konusu taşınmazın kayınpederi olan ...'in vefatının ardından tüm mirasçıların hisseleri karşılığında tarafınca satın alındığını, sonrasında köyde yapılan kadastro işlemleri esnasında adına tapuya tescil edildiğini ve herhangi bir itiraz ile karşılaşmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Davalı ... ... davalı ...'un babası olduğu, birlikte yaşadıkları ve taşınmazı birlikte kullandıkları, her ne kadar taşınmazın tapu kaydına davalıdır şerhi 05/12/2013 tarihinde işlenmiş ise de tarafların birlikte yaşadıkları ve baba oğul olduğu düşünüldüğünde davalı ...'un taşınmaz hakkındaki davadan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmazın davalı olduğunu bildiği halde taşınmazı devraldığı, davalı ...'un ayrı bir ekonomik kazancı olmadığı gibi taşınmazları satın alabilecek maddi gücü de olmadığı,
ayrıca taşınmazı davalı ...'dan devralan dava dışı ...'nin davalı ...'ın yeğeni olduğu, taşınmazın ... tarafından hiç kullanılmadığı, tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazın gerçek değerleri arasında fahiş derecede fark olduğu, satışların gerçek bir satış olduğuna dair taraflar arasındaki para alışverişinin davalılarca ispat edilemediği, davalıların davacıdan mal kaçırma ve mahkeme kararını etkisiz kılma amacıyla hareket ettikleri anlaşılmış taşınmazın devrinin kötüniyetli ve muvazaalı olduğu hukuki ve vicdani kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı ... yargılama sırasında vefat etmiş ve dava mirasçıları tarafından takip edilmiş olduğundan taşınmazın 2/8 payının veraset ilamındaki payları oranında mirasçılarının adlarına tesciline karar verilmiştir. Öte yandan tapu iptal ve tescil davaları taşınmaz malikine karşı açılabileceğinden ve dava tarihi itibariyle davalı ...'ın tapuda malik olmadığı anlaşıldığından ... bakımından açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.."" gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın husumettin reddine , davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında davacının vefaatı nedeniyle davaya mirasçıları tarafından devam edilmesine ve mirasçılar lehine hüküm kurulmasına rağmen gerekçeli karar başlığında davacı mirasçılarının yazılmamış olması hatalı olduğu, davacı ve davalı ... arasında daha önce görülen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/374 E. 2013/775 K. Sayılı ilamında davaya konu taşınmazın kök muris ...'den kaldığı, kadastro tespiti sırasında taşınmazın davalı üzerine yazıldığı kabul edilerek davacı muris ...'in miras payı oranı dikkate alınarak 2/8 payının davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği,ancak ilk derece mahkemesince iptaline karar verilen 2/8 oranındaki hissenin davacı ... mirasçıları adına miras hissesi oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken mirasçıların kök muris ...'in veraset ilamında belirtilen miras hissesi dikkate alınarak karar verilmesi infazda tereddüte yol açacağı gerekçesi
ile davalı ...'ın istinaf isteminin kabulüne karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak; belirtilen yanlışlıklar düzeltilerek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, kararın gerekçesiz olduğunu, kesinleşen hükümde müvekkilinin taraf olmadığı için bağlayıcı olmadığını, taşınmazın ...'den satın alındığını, tapu kaydına şerhin satıştan sonra konulduğunu muvazaanın ispatlanmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, BK'nın 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin istemine ilişkindir.
1.Dosya içeresindeki tapu kayıtlarından ve davalıların beyanından davalı ...'ın dava konusu taşınmazı 03.05.2011 tarihinde dava dışı ...'ye devrettiği, onunda 21.11.2012 tarihinde davalı ... ...'ye devrettiği anlaşılmaktadır. Görülmekte olan dava ...'nin de haklarını etkileyeceğinden anılan şahsında davaya dahil edilmesi gerekir.
Taraf teşkili mahkemece resen dikkate alınması gereken hususlardan olup, ...'nin davaya dahili sağlandıktan ve yapılan tüm satışlar yönünden BK'nın 19.maddesine göre muvazaalı bir devir olup olmadığı , davalı ... ve ... arasındaki satışında iptali gerekip gerekip gerekmediği tartışılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2.Bozma nedenine göre davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14166, K. 2025/7715, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama