KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14243 E., 2024/12181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/746 Değişik İş, 2022/746 Karar
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası olmayan motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle oluşan 04.06.2017 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 215.685,56 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, maluliyete ilişkin raporun doğru yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, başvurucunun kaza sırasında koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının hatır için taşındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı şirketin kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olmaması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiğinin anlaşılmasına göre başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 138.038,76 TL tazminatın 11.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile temerrüt tarihi ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, maluliyete ilişkin raporun usulüne uygun düzenlenmediğini, kusur durumunu kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun olduğunu, davacının araçta hatır için taşındığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi olmayan motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvuru şartının gerçekleşmesine, hesaplama yönteminde hata olmadığının anlaşılmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmiş olmasına, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeni ile indirim yapıldığının ve hükmedilen vekalet ücretinde hata olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında yer alan belirlemeye itibar edilerek trafik kazasında tarafların kusur oranları belirlenmeden davacının kusursuz, sigortası olmayan motosiklet sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından; olay tarihinde geçerli bir ZMSS poliçesi bulunmayan motosikletin karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda motosiklette yolcu olan davacının yaralandığı ve malul kaldığı, eldeki başvuruda sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ve faiz başlangıcına yönelik olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilgiler değerlendirildiğinde, davaya konu kazanın tek taraflı gerçekleşmiş olması, davacının kazayı yapan motosiklette yolcu olarak bulunması nedeni ile kusur raporu alınmasının sonuca etkisi olmayacağı kanaatinde olduğumdan değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14243, K. 2024/12181, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama