KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14345 E., 2025/14583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/345 E., 2022/814 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/774 E., 2020/537 K.
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 24.12.2012 tarihli internet aboneliğini 29.12.2014 tarihli abonelik iptali talepli dilekçesi ile sona erdirmesine rağmen davalı tarafça hukuka aykırı şekilde adına fatura tahakkuk ettirilmeye devam edildiğini, bunun üzerine ...
İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu, başvurusunun reddedilmesi üzerine Eskişehir Tüketici Mahkemesine açtığı davada 23.05.2018 tarih ve 2016/2750 E. 2018/850 K. sayılı kararla aboneliğin iptali ile 285,03 TL tutarlı fatura bedellerinin iadesine karar verildiğini, davalı tarafın hem dava sırasında hem de kararın tefhimi sonrasında fatura tahakkuk ettirmeye devam ettiğini, davacının bu kez yargılama sırasında tahakkuk ettirilen fatura bedelleri için ...
Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu ancak söz konusu başvurusunun önceki başvurusu gerekçe gösterilmek suretiyle derdestlik nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmek suretiyle sonuçlandığını, davacının bu karara Eskişehir Tüketici Mahkemesi nezdinde itiraz etmesi üzerine mahkemenin 2019/630 E. 2019/820 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne, ...
İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 28.09.2018 tarihli kararının iptaline ve 1.665,53 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, davacının sırf haciz işlemi uygulanmasın diye ödemeye devam ettiği fatura bedellerini mahkemece verilen karardan sonra ödemeyi bırakması üzerine bu kez davalı şirket tarafından Ankara 33. İcra Müdürlüğü 2019/333494 sayılı takip dosyası ile aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine ilişkin olarak ev adresine tebligat gönderildiğini, davalı şirket avukatlarının davacıyı telefonla arayarak borcunu ödemesi gerektiğini aksi takdirde kapısının çilingir marifetiyle açılarak eşyalarının haczedileceğini söylediklerini,
davalı şirketin söz konusu hukuka aykırı davranışları nedeniyle davacının evinde huzur kalmadığını ve davacının 5 yıl boyunca bu işlerle uğraşmak suretiyle yıprandığını belirterek davalı şirketin yanlış uygulama ile hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklanan zararının tazmini yönünden 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davalının internet hizmetini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirdiğini, davacının aboneliği devam ettiği için faturaların da tahakkuk etmeye devam ettiğini ancak davacının bir süre sonra faturalarını ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı abonenin faturalarında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, bu nedenle davacı abonenin manevi tazminata hak kazanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davalının davacı hakkında daha önce verilmiş mahkeme kararlarına uymayarak haksız olduğu ileri sürülen icra takibi başlatması ve borç ile ilgili telefonla aranıp rahatsız edilmesi dolayısıyla kişilik haklarının zarar gördüğü gerekçesi ile eldeki manevi tazminat davasının açıldığı görülmüş olup, davaya konu olayda manevi zararın esaslı unsurunu teşkil eden kişilik değerlerindeki objektif eksilme noktasına ulaştığının kabulü mümkün olmadığından ve yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen davacının dava açmak zorunda bırakılmasının ve abonelik ilişkisinin sona ermiş olduğu dönemlerde tahakkuk ettirilen faturaların icra takibine konu edilmesinin davacının huzurunu kaçırdığını, çevresine karşı mahcup olduğunu, 5 sene boyunca devam eden bu sürecin davacıyı psikolojik yönden yıprattığını, manevi tazminat isteminin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; sona erdiği iddia edilen abonelik sözleşmesine istinaden tahakkuk ettirilen faturaların icra takibine konulması nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14345, K. 2025/14583, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama