KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14627 E., 2023/13086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava tarihi
- 21.05.2009
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
977 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan, davalıların maliki olduğu, diğer davalı ...’un sevk ve idaresindeki traktörün 28.05.2007 tarihinde davacıların annesi ya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, müvekkillerinin anneleri olan ’nın hayatını kaybettiğini, davacılar olan çocuklarının maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 500,00’er TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen,
müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 10.000,00’er TL olmak manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen, tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava değerini davacı ... yönünden 2.235,25 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, ceza yargılaması sonucunda, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğünün uzman heyetleri tarafından düzenlenen raporlara göre kusuru bulunmadığından hakkında beraat kararı verildiğini, beraat kararının hukuk mahkemesini bağlayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.07.2014 tarihli ve 2011/98 Esas, 2014/466 Karar sayılı kararıyla; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... Koska Güven yönünden maddi tazminat davasının kabulü ile 2.235,25 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 60.000,00 TL dahilinde sorumlu olmak üzere tüm davalılardan kaza tarihi olan 28.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... Koska Güven'e ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarihli ve 2016/13692 E, -2019/7202 K. sayılı ilamı ile davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Somut olaya bakıldığında; davalı ... mirasçılarına ait araç sürücüsü diğer davalı ...’un, traktörün rot başının çıkması nedeniyle, aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiği görülmektedir.
Davalı araç sürücüsü ... hakkında kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminattan sorumlu tutulmamasında isabetsizlik görülmemekle birlikte, ifade olunan bu hususları da detaylı biçimde irdeleyen 30.04.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna ve davalı ... mirasçılarının sorumluluktan kurtulmasını gerektirir hallerin mevcut olmamasına rağmen, işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken,
işleten sıfatıyla davalı konumunda bulunan malik ... mirasçılarının kusursuz sorumluluk (tehlike sorumluluğu) ilkelerine göre oluşan zarardan sorumlu olduğu ayrıca işletme kusurunun da olduğu gözetilmeden mahkemece aracın maliki ... mirasçıları yönünden davacıların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/381 Esas, 2021/1079 Karar sayılı ilamıyla karar verilmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...
Koska Güven yönünden maddi tazminat davasının kabulü ile 2.235,25 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 60.000,00 TL dahilinde sorumlu olmak üzere tüm davalılardan kaza tarihi olan 28.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... 'e ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... ve davacı ...
Kasko için ayrı ayrı 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., davalı ..., davalı davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı , davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Koca temyiz yoluna başvurmuştur.
B.Temyiz Sebebleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların düşük olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazada davalı ...'in kusurunun olmadığını, maddi tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; kaza tarihinde henüz çocuk olduğunu, traktörü hiç görmediğini, sürücü ’in eline nasıl geçti bilmediğini, fiilen elinde bulunduran 'in işleten sıfatı olduğunu, kusuru kabul etmediğini, tarafına sadece Yargıtay bozma ilamının tebliğ edildiğini, duruşma zabıtlarının tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazasında yaya olan davacılar murisinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 427 vd. maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,
3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... 'nın temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... 'nın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14627, K. 2023/13086, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama