KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14723 E., 2025/4626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/820-2022/820
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; başvuru sahibine ait ve sigorta şirketi tarafından Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalanmış .... plakalı aracın 26.07.2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL araç hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 71.474,38 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru sahibinin talebinin sürücünün alkollü olması ve sürücü değişikliğinin tespit edilmesi sebebi ile Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "A.5. Teminat dışı kalan zararlar" kapsamında olduğundan reddi gerektiğini, sigortalının Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5 maddesi ve Türk Ticaret Kanunu 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmemesi sebebi ile ispat külfetinin yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfetinin sigortalıya geçtiğini, hesaplamada Katma Değer Vergisi'nin (KDV) dahil edilmemesi gerektiğini, faizin başvuru tarihinden itibaren uygulanabileceğini, başvuru sahibi lehine 1/5 vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulüne, araç hasarına ilişkin 71.474,38 TL hasar tazminatının aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, belirlenen 71.474,38 TL tazminata 16.11.2021 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz tahakkukuna karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigorta şirketi vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazı dışındaki sair itirazlarının reddine, vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin itiraza konu 15.06.2022 tarihli ve K-2022/144047 sayılı kararının “4-Kabul oranına göre, tazminata ilişkin olarak yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 10.091,67 TL ücreti vekaletin sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine,” şeklindeki 4. bendinin “4-Kabul oranına göre,
tazminata ilişkin olarak yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL ücreti vekaletin sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine” şeklinde düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş şekliyle aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından .... plakalı aracında meydana gelen hasara ilişkin müvekkili şirkete yapılan ihbar üzerine hasar tespiti için eksper görevlendirildiğini, hazırlanan ekspertiz raporunda. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "A.5.
Teminat dışı kalan zararlar" başlıklı maddesinin ilgili bendi uyarınca “sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması” poliçe teminat kapsamında olmayıp sigortalı araçta meydana gelen hasarın poliçe genel ve özel şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığından davacının tazminat talebinin reddi gerektiğini, rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını ispat külfeti de ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmeyen ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde hareket eden sigortalıya ait olduğunu, hesaplamada KDV'nin dahil edilmemesi gerektiğini, faizin başvuru tarihinden itibaren uygulanabileceğini,
başvuru sahibi lehine 1/5 vekalet ücreti yerine tam vekâlet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
1.Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan uzman bilirkişi raporunda; tarafların ibraz ettiği belge ve görüşler incelenerek mevcut kazanın tutanakta belirtildiği şekilde bariyer türü sert bir cisme çarpması sonucu hasarın meydana geleceği kanaatine varıldığı, ilgili kazanın tutanakta belirtildiği yer ve zamanda meydana geldiğinin tespit edildiği, Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda meydana gelen kazada sürücü olduğunu iddia ve beyan eden araç sürücüsünün ... olduğu ve alkol kontrolünde 0 promil ölçüm yapıldığı, diğer taraftan yolcu konumunda ...'nın bulunduğunun tespit edildiği,
sürücü ...'nun %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yine kaza tespit tutanağında yolcu konumunda olan ...'in yaralı, sürücünün ise sağlam olduğunun işaretlendiği, ancak ...'in araçta oturduğu yerin belli olmadığı, sürücünün kim olduğunun kesin olarak belirlenemediği, davalı ... şirketince yapılan araştırma sonucunda; araç içerisinde yolcu konumunda olduğu iddia edilen ... adındaki şahsın 3,09 promil alkollü olduğunun hastane kayıtlarından tespit edildiği,
kaza tespit tutanağından açıkça görüleceği üzere polis memuru sürücüden şüphelendiğinden ve kanaat getiremediğinden “sürücü olduğunu beyan eden” şeklinde ve alkollü olan şahsın hangi konumda olduğu kısmına 6.madde yani belirsiz olarak yazıldığı, araç içerisinde yapılan detaylı incelemede bir iki damla kan izi tespit edildiği, ... isimli şahıs kafasının sol tarafından yaralandığı ve dikiş atıldığı ancak yolcu konumunda olan birinin sol tarafı boşta olduğu için kafasını çarpabileceği bir yer bulunmadığının açık ve net olduğu,
sürücü olduğunu iddia eden şahıs emniyet kemerinin takılı olduğunu iddia etse de hem sürücü hem de yolcu tarafındaki emniyet kemerleri direkte kalmış olup kemerlerin takılı olmadığını gösterdiği, aracın sol taraftan hasar aldığı düşünülürse sürücünün yaralanmayarak yolcunun yaralanmış olmasının teknik olarak mümkün olmadığı yönünde savunma yapıldığı ve sürücü değişikliği iddiasında bulunulduğu anlaşılmakla;
yolcunun yaralanması sürücünün yara almaması hususu da dikkate alındığında olayın tam olarak aydınlanabilmesi açısından tanık, keşif vs. delilleri toplama işinin niteliği gereği tahkim yargılaması sırasında yerine getirilmesi mümkün olmayıp uyuşmazlığın tüm bu hususların değerlendirilebileceği şekilde adli yargıda giderilmesinin uygun olduğu ortaya çıkmakla, davacının talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığı ve davacının ilgili mahkemede dava açmakta muhtariyeti ile dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14723, K. 2025/4626, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama