KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14869 E., 2025/8399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/324 Esas - 2022/2328 Karar
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kızı ile davalı arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle davalının, müvekkiline ... üzerinden hakaret ve tehdit içeren mesajlar gönderdiğini, davalı hakkında müvekkiline yönelik tehdit ve hakaret suçlarından ceza yargılamasının devam ettiğini, davalı tarafından sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.11.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, zararın doğmasında davacının da kusuru olduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin amacının eşi ile olan evliliğinin zarar görmesini önlemek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının eşinin, davacının kızı ile olan ilişkisinin sabit olduğu, bu ilişkinin başta Anayasa olmak üzere diğer yasalarca güvenceye alınan aile kurumu ve birliğini doğrudan hedeflediği; davalının, davacıya yönelik söz ve ifadelerinin bu ilişkinin bitirilmesine yönelik üstün nitelikte özel bir yararı korumayı amaçladığı, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacıya yönelik söz ve ifadelerinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu; davalı tarafça sarf edildiği iddia olunan ifadelerin mahiyeti, tarafların durumu, sözlerin sarf edildiği ortam dikkate alındığında, manevi tazminata hükmedilmesi yerine tecavüzün kınanmasına dair kararla yetinilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının haksız eylem nedeniyle kınanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu sözleri evliliğini korumak adına sarf ettiğini, bu noktada İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yerinde olduğunu, davacının kızı ile müvekkilinin eşinin ilişkisinin sabit olduğu gerekçelendirilmesine rağmen davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminat yerine saldırının kınanmasına dair verilen kararın yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14869, K. 2025/8399, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama