İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/14892 K.2023/8483

Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/14892Karar2023/8483Tarih3 Temmuz 2023Okuma12 dk · 2.426 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/14892 E., 2023/8483 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2023
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1543 E., 2022/1793 K.
Hüküm/karar
Kısmen Kabul/Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne
İlk derece mahkemesi
Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/69 E., 2022/48 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.426 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların başvurusunun esastan reddine, davalıların başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.08.2011 tarihinde yaşanan tartışma sonucunda davalıların davacıları kasten yaraladıklarını, davalı ...'ın eylemini kesici alet ile gerçekleştirdiğini, olay nedeniyle davalıların yargılandıklarını ve cezalandırılmalarına karar verildiğini, davalıların eylemi nedeniyle davacıların uzun süre çalışamadıklarını, yaralanmaları nedeniyle manevi zararları da olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ... saklı kalmak üzere davacı ... için 5.000,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın,

davacı ... için 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili maddi tazminat istemini 25.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 154.540,89 TL'ye, 12.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de 221.097,87 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların müvekkili ... ... ...'ı darp ettiğini, bu olay üzerine müvekkili ...'ın olay yerine geldiği ve davacılar tarafından darp edildiklerini, müvekkili ...'ın eylemini ağır tahrik altında gerçekleştirdiğini, olaya davacıların sebep olduğunu, davacıların iş göremedikleri iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, olayda davacıların tahriki ve kusuru bulunduğundan manevi tazminat istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların davacılara karşı kasten yaralama suçunu işlediklerinin ceza dosyası ile sabit olduğu, birbirini teyit eden Adli Tıp Kurumu 3. İhitsas Kurulu raporu ile ...

Erbakan Üniveristesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporları ile davacıların sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik ve bakıcıya ihtiyaç olunan sürelerin belirlendiği, davacıların maddi zararının PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlendiği, olay nedeniyle davacıların manevi zararlarının da olduğu ve uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, kısmi davada ikinci kez ıslah yapılamayacağından davacının ikinci ıslah talebinin işlem alınmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... yönünden.

4.157,32 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 01.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ... yönünden 150.383,55 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ek bilirkişi raporu üzerine yapılan ıslah talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece hem davayı ıslah etmek üzere süre verildiğini hem de bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiğini, mahkemece kesin süre verilmesi nedeniyle ıslah dilekçesi vermek zorunda kaldıklarını, ancak ek raporda daha yüksek tazminat hesaplandığını, ek rapordaki artıştan dolayı hüküm tesis edilmeyerek müvekkillerinin mağdur edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece delillerin tartışılmadığını, hükmedilen tazminatlardan müvekkili ...'ın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, gerekçeli kararda müvekkili ...'ın davacılara yönelik eylemlerine hiç yer verilmediğini, müvekkili ...'a kusur isnat edilerek tazminattan sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacıların iş göremedikleri hususunun sabit olmadığını, olayın hemen akabinde eski hayatlarına devam ettiklerini, olayın üzerinden geçen zaman boyunca davacı ...'ın iyileşmiş olma ihtimali üzerinde durulmadığını,

dilekçe ekinde sunulan fotoğraflardan görüleceği üzere davacıların olayın ardından pazarcılık işine geri döndüklerini, Adli Tıp Kurumu tarafından 10 yıl önceki hastane kayıtlarına göre davacı ...'ın maluliyeti olduğuna dair verilen rapordaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, iş göremezlik oranının SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre belirlenmesi gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, olayda davacıların müterafik kusurlu olduklarının açık olduğunu, müvekkili ...'ın ağır tahrik altında eylemini gerçekleştirdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekili tarafından davanın kısmi dava şeklinde ikame edildiği, dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğunun belirtilmediği, ıslah ile dava türünün değiştirilemeyeceğini, kısmi davada ise ikinci kez ıslah yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı, davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik sürelerinin olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu raporu ile ...

Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi'nden alınan maluliyet raporlarının birbirini doğruladığı, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, davacıların dava dilekçesindeki talebinin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik olduğu, dava dilekçesinde açıkça talep edilmeyen bakıcı gideri ve belgelenemeyen tedavi giderinin ıslah dilekçesi ile talep edilmesinin mümkün olmadığı,

bu tazminat kalemleri yönünden açılmış usulüne uygun dava bulunmadığından bakıcı gideri ve belgelenemeyen tedavi gideri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasında davalı ...'ın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilerek 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapıldığı,

kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, bu nedenlerle davalı ...'ın tazminatın tamamından, davalı ...'ın ise haksız tahrik indirimi uygulanarak tazminatın %75'ine tekabül eden miktardan sorumlu olması gerektiği, davacıların yaralanma derecesi ve olayın oluş şekli dikkate alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğu, davalılar vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 610 ...

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince yeniden hüküm kurularak davacı ... yönünden; ıslah dilekçesi ile talep edilen bakıcı gideri ve tedavi giderine yönelik usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından bu taleplerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 1.998,36 TL geçici iş göremezlik tazminatından davalı ...'ın haksız tahrik indiriminden yaralanması nedeniyle 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle 1.498,00 TL'sinden, diğer davalı ... ise tamamından sorumlu olmak üzere her iki davalıdan müteselsilen tahsiline,

3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, tazminatlara 01.08.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı ... yönünden; ıslah dilekçesi ile talep edilen bakıcı gideri ve tedavi giderine yönelik usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından bu taleplerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 2.701,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 144.364,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 147.065,65 TL maddi tazminattan davalı ...'ın haksız tahrik indiriminden yaralanması nedeniyle 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle 110.299,23 TL'sinden,

diğer davalı ... ise tamamından sorumlu olmak üzere her iki davalıdan müteselsilen tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, tazminatlara 01.08.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların davacılara yönelik gerçekleştirdiği kasten yaralama eylemi sonucunda davacıların maluliyeti bulunduğu iddiasına dayalı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 30, 110, 176 ve 181 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 ... mülga Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44 ve 53 üncü maddeleri(6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52, 54 ve 74 üncü maddeleri).

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacılar vekili tarafından davanın kısmi dava şeklinde açılmış olması nedeniyle ikinci kez ıslahın mümkün olmamasına, davacıların sürekli iş göremezlik, geçici göremezlik, bakıcıya ihtiyaç duydukları süre ve belgelenemeyen tedavi giderinin usulüne uygun alınmış maluliyet raporları ile tespit edilmiş olmasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili ile davalılar vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;

Islaha ilişkin hükümler 6100 ... Kanun'un 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Taraflardan birinin yargılama sırasında yaptığı, bir yada birkaç usul işlemini genişletmesi ya da değiştirmesi davanın kısmen ıslahıdır. Başka bir anlatımla talep sonucunun veya sebebinin genişletilmesi veya kısmen değiştirilmesi, savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi, kısmi ıslahtır. Kısmen ıslah halinde ıslaha konu edilen usul işlemi yani düzeltilen ya da genişletilen veya değiştirilen usul işlemi yapılmamış sayılır. Davacının dava dilekçesine ek istemler ileri sürmesi, genişletmesi, terditli hale getirmesi, ek sebepler bildirmesi, talep sonucunu daraltması, davalının savunmasını değiştirmesi(tamamını da değiştirse kısmi ıslahtır) veya genişletmesi kısmi ıslah örnekleridir.

Islah yoluyla müddeabihin artırılabilmesi olanağı, bir anlamda artırıma konu kısmın ek dava yoluyla istenilmesinin alternatifi niteliğinde bulunduğundan kısmi davadaki ıslah ile bu yola gidilmeyip ek dava açılması halleri, davacıya aynı hak ve olanakları tanıyan seçimlik yollar olduğundan usul hukuku açısından sonuçlarının da aynı olması gerekir ve beklenir. Kısmi ıslah, ek dava yoluyla elde edilebilecek haklara, mevcut dava içerisinde, daha basit, daha az masrafla ve daha kısa süre içerisinde kavuşma olanağı tanıyan ve bu yönüyle adeta ek dava açma yoluna alternatif oluşturan bir yapıdadır. Dolayısıyla, kısmi davanın davacısı, ek dava açmak veya kısmi ıslah yoluna gitmek konusunda seçimlik hakka sahiptir.

Diğer taraftan objektif dava birleşmesi, tanımından da anlaşılacağı üzere bir davada aynı taraflar arasında birden fazla talebin ileri sürülmesi, yani aynı taraflar arasında birden fazla talep sonucunun mahkeme önüne çözümlenmesi amacıyla getirilmesidir. Davacı, aynı davalıya karşı olan birden fazla aslî talebini aynı dava dilekçesiyle aynı anda ileri sürebileceği gibi, davanın genişletilmesi şartlarına uyarak daha sonra da ileri sürebilirler.

Islah ile yeni talepler ileri sürülebilir ve dolayısıyla ıslah yoluyla objektif dava birleşmesi sonradan gerçekleşebilir. Davacı, davasını tamamen ıslah edebileceği gibi kısmen ıslah etmesi de mümkündür. Bu hallerde davacı eski davasını aynen muhafaza etmekle birlikte yeni davaları da yargılamaya sokar. Objektif dava birleşmesi ile bu durum söz konusu olup davacı, dava dilekçesindeki talep sonucuna yeni birtakım talep sonuçlarını bu yolla ekleyebilecektir(... Ejder, Islah, Yetkin Yayınları, 4. Bası, Ankara 2013, s.236. Aynı yönde; Üstündağ, 1977, s.462).

Davacılar vekili, 25.10.2021 tarihli dilekçesi ile tahkikat sona ermeden, harcını yatırdığı ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde açıkladığı maddi tazminat istemini artırmış ve davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve belgelenemeyen tedavi giderinden oluşan zararını; ... yönünden de geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve belgelenemeyen tedavi giderinden oluşan zararını talep etmiştir.

Bu şekilde ıslah yolu ile dava genişletilmiş, objektif dava birleşmesi sonradan ıslah sureti ile gerçekleşmiştir. Bu şekilde talep arttırılması ve aynı maddi vakıa nedeni ile diğer maddi tazminat kalemlerinin de istenmesi kısmen ıslahtır. Davacılar ıslah harcını da yatırdığına göre kısmen ıslahın koşulları gerçekleşmiştir.

Ayrıca, dava açıldığı sırada tahsil edilen başvuru harcı, dava dilekçesindeki talep sayısınca alınmakta olmayıp maktu nitelikte ve dava açılırken tahsil edilen bir harç türüdür.

Şu durumda, davacıların usulüne uygun ıslah dilekçesi ile bakıcı gideri ve belgelenemeyen tedavi gideri isteminde bulunduğu anlaşıldığına göre Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu taleplerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3. Davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Olay tarihinde yürürlükte olan 818 ... mülga Borçlar Kanunu'nun 53 üncü (TBK 74 üncü) maddesi gereği ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.

Dava konusu olaya ilişkin Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/131 Esas ve 2013/97 Karar ... kararından davalı ...'ın davacılara karşı kesici aletle yaralama eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş; kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2015/29119 Esas ve 2016/13333 Karar ... ilamı ile davalı ... hakkında 5237 ...

Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı ...'ın davacılara karşı kesici aletle yaralama eylemi nedeniyle cezalandırılmasına ve 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılmasına karar verilmiştir.

Bu kararın da temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.

Bu hali ile davalı ...'ın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edilmiştir. Haksız tahrik, zarara uğrayanın müterafik kusurunu ifade eder. Hükme esas alınan hesap bilirkişisinin raporunda, davacıların maddi zararının hesaplanması sırasında haksız tahrik nedeniyle herhangi bir indirim yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesince de haksız tahrik ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince de davalı ...'ın haksız tahrik indiriminden yaralanması gerektiği kabul edilmiştir. Ancak ceza mahkemesi ilamında davalı ... yönünden haksız tahrik indirimine yer verilmemiştir.

Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 ... mülga Borçlar Kanunu’nun 44 üncü maddesi (6098 ... Kanun’nun 52 nci maddesi) uyarınca davalı ... aleyhine hükmedilen maddi tazminat miktarından haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde ...'dan haksız tahrik indirimi yapılması doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

4. Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Olay tarihinde yürürlükte olan 818 ... Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesine(6098 ... Kanun'un 49 uncu maddesi) göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir fiilin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.

Dava konusu olayın incelenmesinde;

a. Davacılar ... ve ...'ın maddi zarara uğramalarının sebebi davalı ...'ın kesici aletle yaralama eylemidir. Dosya kapsamından davalı ...'ın, davacılardan ...'a yönelik herhangi bir fiili tespit edilememiştir.

b. Davalı ...'ın, davacılardan ...'a karşı eylemi dosya kapsamı itibarıyla basit yaralama şeklinde olup, davacı ...'ın zararına sebep olan asıl fiilin, davalı ...'ın fiili olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacı ... yönünden alınan maluliyet raporlarında, maluliyetin kesici alet yaralanmasına bağlı olduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla ... aleyhine talep edilen maddi tazminat istemi yönünden haksız fiil sorumluluğunun unsurlarından "fiil" unsurunun bulunmaması nedeniyle sorumluluğun şartları gerçekleşmemiştir.

Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat istemlerinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin; (3), (4/a) ve (4/b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara ve davalılara iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14892, K. 2023/8483, 3 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14892
Karar No
2023/8483
Tarih
3 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/14894 K.2023/8692
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/14895 K.2023/4739
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/14903 K.2023/6727
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/14913 K.2023/20404
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/14926 K.2023/20420
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/14929 K.2023/20537

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.