KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14974 E., 2025/8478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1771 E., 2022/1284 K.
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.06.2018 tarihinde, davalı tarafından trafik sigortasıyla teminat altına alınan ... plakalı aracın, sağa dönüş yapmak isterken dikkatsiz davranması sonucu karşı taraftan gelen davacıların desteği olan ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile çarpışması neticesi meydana gelen çift taraflı trafik kazasında destek şahsının vefat ettiğini belirterek desteğin anne ve babası olan davacılar için şimdilik 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, destekten yoksun kalma hesabının, lisanslı aktüerler tarafından ve TRH 2010 Yaşam Tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, davacıların SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerekeceğini belirterek davanın reddine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçede belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı sigortalı araç sürücüsünün %60, kazada vefat eden motosiklet sürücüsü olan davacılar desteğinin ise %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davacı ... için 29.282,91 TL, davacı ... için de 16.431,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur durumunun hatalı olduğunu, müteveffanın tali kusurlu olduğu kabul edilse dahi %40 olarak kusur izafesinin, asli kusurlu olan sigortalı araç sürücüsüyle eşit hale getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müteveffaya izafe edilecek kusur oranının yerleşik içtihatlar gereği ancak %5 ile 20 arasında olması gerektiğini, farklı bir bilirkişiden kusur raporu alınmasına ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın karar verilmesinin usule aykırı olduğunu vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine; reddedilen her bir dava yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, davacılar lehine tek vekalet ücreti belirlenmiştir. Davacılar vekili tarafından davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti belirlenmesi gerektiği yönünde istinaf yasa yoluna başvurmuşsa da, Bölge Adli Mahkemesince olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Şu halde, davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davacılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 nci maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14974, K. 2025/8478, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama