KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15087 E., 2023/875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/486-2020/314
- Davalılar
- 1-... Kurt vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3-... 4-...
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabuüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde , davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazı 26.10.2011 tarihinde davalı yakını ...'a onunda 11.12.2013 tarihinde davalı ...'ya o da 27.03.2013 tarihinde davalı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.03.2015 tarihli ve 2013/122 Esas, 2015/90 sayılı kararıyla; davalı ...'ın borçlu ile akraba olduğu, davalılar ... ve ...'a yapılan satışın gerçek olduğu gerekçesi ile anılan davalılar yönünden davanın reddine, davalı ...'ın 180.000,00 TL tazminattan sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 12.12.2017 tarih ve 2015/10759 Esas, 2017 /11581 Karar sayılı ilamında;
"....
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ,mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2...Somut olayda, aciz halinde olduğu belgelenen borçlu tarafından borcun doğumundan sonra dava konusu taşınmaz 26.01.2011 tarihinde davalı ...'a, o da 21.12.2012 tarihinde davalı ...'a, onun tarafından da 27.03.2013 tarihinde davalı ...'e devredilmiştir. Davalı borçlu ile ... akraba oldukları gibi taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında önemli oransızlık bulunması nedeni ile 26.01.2011 tarihli satışın iptalinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı ..., dava konusu taşınmazı davalı ...'dan satın alan dördüncü kişi konumundadırlar. Dosya içerisindeki belgelerden, davalı ...'ın borçlunun amcasının oğlu olduğu, hem inşaat yapımı hemde emlak alım satımı ile uğraştığı, davalı ...'nın da davalı ...'ı tanıdığı ve zaman zaman taşınmaz aldığı yine borçlu ... ile davalı ...'nın da Çekmeköy de emlakcılık işini yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda aynı semtte aynı faaliyet alanında iş yapan dördüncü kişi ...'nın borçlunun mali durumu hakkında bilgi sahibi olmadığını söylemek mümkün değildir.
Mahkemece, davalı ... tarafından davalı ...'ya yapılan satışında iptaline karar verilerek 21.12.2012 tarihindeki taşınmazın gerçek değerinden yalnızca davalı ...'ı 27.03.2013 tarihindeki gerçek değeri ile 21.12.2012 tarihli satış bedeli arasındaki farktan davalı ... ve ...'ı müteselsilen tazminatla sorumlu tutulması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalılar ... ve ... arasındaki, dava konusu İstanbul ... Mahallesi 423 ada 25 parsel sayılı taşınmazın satışı ile ilgili tasarrufun iptali ile; davalı ...'ın Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2011/14123 E (İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü) dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak kaydıyla 178.000,00 TL üzerinden malvarlığı ile şahsen sorumlu sayılmasına, 178.000,00 TL'nin 64.500,00 TL'lik kısmı yönünden Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2011/14123 E (İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü) dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak kaydıyla davalı ... ile müteselsilen malvarlıkları ile sorumlu sayılmalarına karar verilmiş, tashihle 164.500,00 TL kısmı davalı ... müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, karar başlığında müvekkilinin isminin yer almadığını, ilk kararda lehe vekalet ücretine hükmedildiği halde ikinci kararda bu hususta bilgi olmadığı gibi bu vekaleten ücretinden davalı ... hakkındaki dava kabul olduğundan hak etmediğini bu hususun belirsiz olduğunu belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, karar davacı aleyhine olmasına rağmen davacının temyizi olmaması nedeni ile bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Borçlu ... zorunlu ve ... ise ihtiyari dava arkadaşlığı çerçevesinde davacının açtığı tasarrufun iptali davasında davalı olarak gösterildiği, halde bozmadan sonra verilen kararda anılan davalıların karar başlığında yer almaması usul ve yasaya aykırıdır.
3. Davacı alacaklının açtığı davanın kabulü halinde, öncelikle borçlu ile üçüncü kişi ... arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken hüküm kısmında bu satışla ilgili bir karar verilmemiş olması da isabetli olmamıştır.
4. Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte açıklanan eksiklik nedeni ile yargılama giderinin kabul ve red edilen davalılara göre belirlenmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ...'e iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15087, K. 2023/875, 24 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama