KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16241 E., 2024/12726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/951 D.İş, 2022/955 K.
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
06.12.2020 tarihinde davacının sürücüsü olduğu motosikletin davalı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın sol ön kapısına çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın 01.06.2021 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
19.03.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 58.680,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.930,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 62.610,98 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, tüm dosyanın savcılık evrakları da eklenerek, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, uyuşmazlık konusu olayda müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 58.680,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.390,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 62.610,98 TL'nin 07.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur oranına itiraz ettiklerini, kusura ilişkin bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlanmış olup ifade tutanakları, olay yeri tutanakları, kamera görüntüleri vb. evraklar üzerinden inceleme yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün ifadesinde kazanın meydana gelmemesi için üzerine düşen objektif özen yükümlülüğüne uymuşsa da engel olamadığının anlaşıldığını, hesaplamaya esas alınan sağlık kurulu raporunda tespit edilen %2 maluliyet oranının fahiş olduğunu, davalının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını,
tazminat hesaplamasının %1,65 teknik faiz oranı kullanılarak yapılması gerektiğini, olayda müterafik kusur durumunun araştırılması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 06.12.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava konusu kaza, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır.
Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın, davacının motosikleti ile seyir halindeyken, aracının yan kısımlarıyla, aracını park edip inmek isteyen sürücü idaresindeki davalıya sigortalı aracın sol ön kapısına çarpması sonucu oluştuğu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun KTK 47/1-d (Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve Yönetmelikte gösterilen diğer kural yasak ve zorunluluk ve yükümlülüklere uymamak) maddesini ihlal ettiği, davacı motosiklet sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 11.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün yolu kontrol etmeden aracının kapısını açarak veya açık bırakarak taşıt yolu üzerinde hemen sol yanından geçmekte olan aracın sürücüsüne kazayı önleyebilmesi için manevra, görüş ve fren mesafesi bırakmayarak kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle tam ve asli %100 oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi raporundaki %100 kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiştir. Özellikle dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre kazanın oluş biçimi dikkate alındığında dosya içerisinde yer alan kusur raporu yetersizdir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturması ve varsa yargılamasına ait bilgi ve belgeler de temin edilerek tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16241, K. 2024/12726, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama