KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16347 E., 2024/13297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/917 Değişik İş - 2022/1006 Karar
Karar Metni
1.222 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 162.656,00 TL geçici iş göremezlik talebini 7.306,00 TL ve geçici bakıcı gideri talebini 3.807,00 TL olmak üzere toplam talebini 173.789,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, tarafların kusur durumunun yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı ev hanımı olduğundan geçici iş göremezlik tazminatı talebinin haksız olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve % 100 oranında kusurlu olduğu, yaya konumunda olan davacının ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 40 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği,
bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 162.656,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.316,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.837,60 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 173.809,88 TL’nin 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut maluliyet raporu, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, dava konusu kazanın 29.05.2019 tarihinde meydana geldiği ve başvurunun 11.02.2022 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında olduğu ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kusur durumlarının belirlenmesi için yeniden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağının örtüşmediğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını,
geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle, dava konusu kazanın 29.05.2019 tarihinde meydana geldiği ve başvurunun 11.02.2022 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine,
uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı giderinden doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında; davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74/a maddesinde yer alan ''Trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışlarına yaklaşırken yavaşlamak varsa buralardan geçen yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek'' kuralını ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğunun,
yaya konumunda olan davacının ise Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138/b-3. maddesinde yer alan ''Yayaların kavşaklara güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçerler'' kuralını ihlal ettiği ve tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda ise; davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli derecede kusurlu olduğunun belirlendiği ve İtiraz Hakem Heyetince davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporundaki tespitler dikkate alınarak, dosyanın uzman bilirkişi heyetine tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
b-) Dosya içeriğinden; davalı şirket tarafından davacıya, dava tarihinden önce 18.06.2020 tarihinde 78.828,00 TL ödendiği ve davalı şirketin sorumluluğun sona erdiğini ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
Zarar sorumlusu davalı ... şirketince ödenen bedellerin ödeme tarihi itibarıyla yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark var ise zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanan tutardan en son olarak davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye zarar yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönü gözetmeyen rapora göre karar verilmesi doğru değildir.
c-)Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16347, K. 2024/13297, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama