KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1662 E., 2023/6650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1023 D.İş, 2021/1022 K.
- Sayısı
- İHK-2021/44216
- Hüküm/karar
- Davalı vekili itirazının reddi/ Başvurunun kabulü
- Sayısı
- K-2021/128381
Karar Metni
1.624 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu 11.01.2021 tarihinde davacıya 136.185,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında talebini bedel arttırım dilekçesi ile 76.276,96 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 11.01.2021 tarihinde 136.185,00 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin, davacının Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 13.11.2020 tarihli maluliyet raporu uyarınca medikal eksperden görüş alınarak davacının % 11 oranındaki maluliyeti, araç sürücüsünün % 100 kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanması suretiyle yapılan hesaplama dikkate alınarak yapıldığını, söz konusu ödeme ile davalı şirketin sorumluluğun sona erdiğini,
başvuranın maluliyet oranında bir artış meydana geldiği ya da kusur oranlarının kabul edilmediği yönünde bir itiraz olmaksızın soyut ve farazi bir şekilde talepte bulunularak "zararın karşılanmadığı" iddia edilmişse de davadan önce yapılan ödeme ile zararın karşılanmadığı yönünde hiçbir delil ibraz edilmeksizin bakiye olduğu iddia edilen zarar ile ilgili dava açılmasının kabul edilemeyeceğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yönteminin dikkate alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini,
mevzuata göre şirket aleyhine karar verilmesi halinde davacı lehine vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Meydana gelen trafik kazasında davacının % 11 oranında sürekli iş göremez olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü ile belirlendiği, davalı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığı sonucuna varıldığından ödeme miktarı güncellenerek tazminat tutarından mahsup edildiği'' gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 76.276,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.04.2021 tarihinden iitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya 11.01.2021 tarihinde 136.185,00 TL ödeme yapılarak sorumluluklarının sona erdiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi uyarınca başvurunun reddedilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle kimseden davacı ve şikayetçi olmaması nedeniyle soruşturma dosyasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiğini, bu nedenle davacının davalı kurumdan tazminat talep hakkı kalmadığını,
tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul edilen tazminattan hatır taşıması ve müterafık kusur nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davalı kurumun temerrütü söz konusu olmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı kurumun sorumluluğunun sürücünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu ve davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı vekili tarafından davalı kuruma sunulması elzem olan ve ödeme için yeterli olan evraklarla başvuru yapıldığı, bu nedenle yapılan başvurunun usul ve yasaya uygun olduğu, dosyaya sunulan maluliyet raporu ve bu raporu esas alarak hazırlanan aktüerya bilirkişi raporunun, kaza tarihinde meri mevzuata göre, gerekçeli, denetime uygun ve Yargıtay uygulamaları gözetilerek hazırlandığı ve yapılan ödemenin de tenzil edilmiş olması nedeniyle davalı vekilinin rapora, ödemeye ve hesaba vaki itirazlarının yerinde olmadığı,
her ne kadar davalı vekili tarafından hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği itirazında bulunulmuş ise de dosya kapsamı ile davacının araç sürücüsünün kardeşi olması ve koruyucu tertibat kullanılıp kullanılmadığının tespit edilememiş olması nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
davacı tarafından soruşturma dosyasında şikayetten vazgeçilmiş ise de maddi tazminata ilişkin haklarından açıkça vazgeçmediğinden bu yöne ilişkin itirazın yerinde olmadığı ve başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu'' gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'nun 78, 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Trafik Yönetmelik'in 150 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 130. maddesine göre; "Kamyon, kamyonet, römork ve yarı römorklarda yük üzerinde insan taşınması yasaktır.
Gerekli hallerde, kamyon, kamyonet, römork ve yarı römorklarla; a) Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen ölçülere uygun oturma yerleri yapılması,
b) Kasa kenarlarının düşmeyi önleyecek şekilde kapalı ve üzerinin örtülü olması, şartıyla taşıma sınırının her tonu için 2 yolcu taşınabilir.
c) Kısa mesafelerde işçi taşınmasında kullanılacaklar için, kasanın yanı ve arka kapaklarının 90 cm. yükseklikte ve sağlam şekilde kapalı olması, karoser zemininden itibaren en az 120 santimetre yüksekliğinde elle tutulacak sağlam bir korkuluğunun bulunması şartı ile taşıma sınırının her tonu için ayakta 2 yolcu (işçi) taşınabilir. Bu amaçla kullanılan araçların üzeri açık olabilir.
Yükle birlikte yolcu ve hizmetlilerin taşınmasında aşağıdaki esaslara uyulması mecburidir.
1) Yüklerin sağlam olarak yerleştirilmiş ve bağlanmış olması,
2) Kasanın yan ve arka kapaklarının kapalı olması,
3) Yolcuların kasa içinde ayrılacak bir yerde oturtulması,
4) Yüklerin üzerine hiçbir şekilde yolcu bindirilmemesi, şartıyla yükle birlikte yolcu taşınabilir."
Somut olayda; davacının traktör römorkunda yolculuk ettiği sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı vekili, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Bu durumda; davacının traktör üzerinde nizamlara aykırı yolculuk yapması, tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının yolcu taşımaya müsait olmayan traktör üzerinde amaç dışı yolculuk yaptığı ve zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2 ve 3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1662, K. 2023/6650, 18 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama