KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16637 E., 2023/5547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/827 E., 2020/1395 K.
- Hüküm/karar
- Kabul - Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 27.02.2018
- Sayısı
- 2016/14 E., 2018/42 K.
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurum ile üyesi olan davalı arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından 180 ay vade ile 142.500,00 TL konut kredisi talebinde bulunulduğunu, davalıya kredinin verildiğini, kredinin davalının vekili tarafından çekildiğini, kredi tutarının ise davalının hesabına yatırıldığını, kuruma sunulan ekspertiz raporunun sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, borçlu aleyhine Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2015/924 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı sahtecilik olayından heberdar olmasa dahi sahtecilik sonucu fayda sağlayanın davalının kendisi olduğu, kredi taksitlerini düzenli ödemiş olsa dahi kurum tarafından kredi borcuna muacceliyet verilmesinin, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine takip yapılmasında davacı kurumun haklı olduğu, ihtara rağmen borç ödenmediğinden icra inkar tazminatı talebinin yerinde görüldüğü" gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazının iptaline, takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı kuruma 15.10.2013 tarihinde haricen ödenen 1.512,40 TL'nin takip sırasında dikkate alınarak tahsilde tekerrüre yer verilmemesine, asıl alacağın %20'si olan 31.555,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, savcılık sürecinin devam ettiğini, bu sürecin sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin dolandırıldığını, davacı tarafından haksız olarak sözleşme feshedilene kadar taksitleri ödediğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..taraflar arasındaki çekişmenin genel hükümler uyarınca genel mahkemelerde çözülmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uygulanarak ve takip tarihine kadar ödenen taksit miktarları düşülerek takibe esas alacak miktarının belirlendiği, raporun hüküm kurmaya yeterli, denetime elverişli, taraflar arasındaki sözleşmeye ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, kredi kullananın sahteciliğe dahilinin bulunup bulunmadığının sonuca etkili olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının müvekkilinin dolandırılmasına aracılık ettiğini, ceza davasının sonucu beklenmesi gerektiğini, davacı haksız şekilde sözleşmeyi feshedinceye dek aylık olarak söz konusu taksit ve ödemeleri yaptığını, bu ödemelerin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 142.500,00 TL bedelli konut kredisi sözleşmesinin, davalı tarafından sunulan ekspertiz raporunun sahte olması nedeniyle feshedilmesi üzerine ödenen bedelin tahsili talepli icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 205 sayılı ... Kanunu, OYAK Konut Kredisi Yönetmeliği.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, görevli mahkemece karar verilmiş olmasına, sözleşmenin davalı ile imzalanmış olmasına göre ceza davasının kesinleşmesinin gerekmemesine, tahsilde tekerrüre yer verilmemek kaydıyla hüküm kurulmuş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16637, K. 2023/5547, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama