KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16662 E., 2025/9128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/420 Esas 2022/2528 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/518 Esas 2020/392 Karar
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Üniversitesi Rektörü ve Üniversiteye bağlı Tıp Fakültesinde doktor olarak görev yaptığını, davalının sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu ... Gazetesi'nin 23.02.2017, 16.12.2017, 17.05.2018, 05.10.2018 ve 08.10.2018 tarihli yayınlarında ve Facebook üzerinden yapılan paylaşımlarda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayınlarda ve paylaşımlarda basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yazılarda eleştiri ve basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yayın talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, üniversitede rektör olarak görev yapan davacının hukuka uygun olmayan iş ve eylemler gerçekleştirdiği yönünde yorum yaparken, yakışıksız ifadeler kullandığı; davalının üslubunun kaba ve incitici olduğu, yayınların rahatsız edici ve tahammül edilemez boyuta ulaştığı açık ise de;
bu ifadelerin muhatabı davacı açısından hakaret olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ancak bu sözlerin, sarf eden davalı yönünden söyleyeni ayıplamayı gerektirecek sözler olarak kabul edilebileceği, buna göre mahkemece, davalının kınanması ile yetinilmesi gerekirken, bir kısım manevi tazminat ile sorumlu tutulmasının dosya kapsamına uygun bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının haksız eylem nedeniyle kınanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayın ve paylaşımların tamamının ifade özgürlüğü sınırları içerisinde olduğunu, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, objektif ve gerçeğe uygun olarak eleştiri niteliğinde kaleme alındığını, davanın reddedilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ... Gazetesi'nin 23.02.2017, 16.12.2017, 17.05.2018, 05.10.2018 ve 08.10.2018 tarihli yayınlarında ve Facebook üzerinden yapılan paylaşımlarda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu yayınlar ve paylaşımlarda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle manevi tazminat yerine saldırının kınanmasına dair verilen kararın yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16662, K. 2025/9128, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama