KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17057 E., 2023/3483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/319 E., 2020/181 K.
- Hüküm/karar
- İstinaf İsteminin Esastan Reddi/ Davanın Kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/552 E., 2018/95 K.
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine takip başlatıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını mal kaçırma amacı ile 26.05.2016 tarihinde davalı ... Kahnaman'a devrettiğini belirterek; bu tasarrufun iptali ile, sözü edilen taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin mal kaçırma amacının olmadığını, beyan ederek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Davalıların birbirini tanıdığının sabit olduğu, gerekse taşınmazın devrinin çok düşük bir bedel ile gerçekleştirilmesinin ve devirde mislini aşan fahiş fark bulunması, alacaklılardan mal kaçırmak düşüncesiyle hareket ettikleri, yapılan devir işleminin gerçek bir devir olmadığı ve muvazaalı olduğu bu suretle dava konusu tasarrufun İİK’nun 280/1 madde gereğince de iptale tabi olması nedeniyle tüm dosya kapsamından davacının iddiasının sübut bulduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili ile diğer davalı-borçlu arasında, borçlunun ekonomik ve ticari durumunu bilebilecek bir yakınlık olmadığını, aynı okulda okumuş olmalarının bu sonucu doğurmayacağını, gerçek bir satış olup bedeli ödenerek satın alındığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'ın kanser hastalığı sebebi ile vefat ettiğini, taşınmazın satış sebebi konusunda şüphe duyulacak hiçbir bu durumun söz konusu olmadığını, satış işleminin muvazaalı olmadığını, müvekkilinin alıcı ... ile akrabalık ilişkisinin bulunmadığını, tasarruf işleminin borcun doğumundan önce gerçekleştiğini, yerel mahkemece yargılama aşamasında ilgili hastane ve kurumlardan celb edilen bilgi ve belgeler ile dinlenen tanık beyanları dahilinde iddialarının subut bulmuş olmasına rağmen alacaklılarından mal kaçırma kastı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...26.05.2016 tarihinde 29.000,00 TL bedelle sattığı, bilirkişi incelemesine göre işlem tarihindeki değerin 113.000,00 TL olarak belirlendiği, takip borçlusu davalının bilinen adreslerine haciz için gidildiği, 26.09.2016 ve 12.10.2016 tarihli haciz tutanaklarının aciz vesikası niteliğinde olduğu, icra dosyasında yapılan malvarlığı araştırmasının, bu durumu desteklediği, duruşmada dinlenen davalı-borçlu tanığı ... tarafından davalıların okul arkadaşı olduklarının belirtildiği, davalı - 3.kişi tarafından ödemenin ispatlanmadığı,
aksine dosyada mevcut banka dökümlerinde, "kendisi başka şube" belirtmesi ile 27.05.2016 tarihinde 29.000,00 TL para yatırdığı, aynı tarihte "... sehven yatırılan para" açıklamasıyla 29.000,00 TL'nin çekildiği, aynı tarihte "ev satış bedeli" açıklaması ile 29.000,00 TL'nin tekrar yatırıldığı, bu hali ile tapuda gösterilen 29.000,00 TL'nin borçlu tarafından kendi hesabına yatırıldığının görüldüğü, bir an için bu bedelin davalı - 3. Kişi tarafından yatırıldığı kabul edilse dahi, belirlenen gerçek değeri ile satış bedeli arasında mislini aşan fark olduğu, bu hali ile İİK'nun 278 maddesi uyarınca bağışlama niteliğinde olduğu,
davalıların okul arkadaşı olmaları nedeniyle birbirlerini tanıyor oldukları, dolayısıyla davalı ...'ın diğer davalı-borçlunun durumunu ve amacını bilecek kişilerden olduğu, bu husunun İİK'nun 280 maddesinde vücut bulan emareler ile ispat edildiği görülmekle, davalılar vekillerinin istinaf sebepleri yerinde bulunmamış olup, mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür..." gerekçesi ile istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Davalı ... mirasçıları temyiz isteminden sonra, Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli 2019/233Esas 2021/127 Karar sayılı ilamı ile mirası red ettikleri ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından , taraf sıfatları kalmayan mirasçıların dilekçenin reddi gerekmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, İİK'nun 280/1 inci maddesi gereğince, davalı ...'ın davalı borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve aksinin de ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... mirasçılarının temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ...'a iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17057, K. 2023/3483, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama