KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17135 E., 2023/1887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili 02.08.2015 tarihinde davalının ZMSS olduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada karşı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, %8,1 malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 64.621,00 TL'ye yükseltmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 64.621,00 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, belirlenen 64.621,00 TL bakiye tazminata 03.05.2017 tarihinden itibaren avans faiz tahakkukuna karar verilmiş; bu karara davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Başvuru, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, kazada yaralanan davacının kaza sonrasında Halk Sigorta A.Ş. nezdinde açılan hasar dosyasındaki alacağının %20'sini Grup Merkez Hasar Yön. Dan. Güv. Sis A.Ş.'ye devir ve temlik ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Hukuki bir işlem olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi, bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar.
Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder.
Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip ... da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
Şu halde, alacağın temliki ile mevcut alacağın (kısmi temlikte temlik edilen miktarın) alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, İtiraz Hakem Heyetince, eldeki davada, karar tarihinden önce devredilen alacağın %20 lik kısmı için davacının aktif husumet ehliyeti yönünden bir değerlendirme yapılması gerekir. Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar ışığında, alacağın (kısmi) temliki gözönünde tutularak, davacının alacağının %20 'lik kısmı için aktif husumet ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17135, K. 2023/1887, 15 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama