KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17139 E., 2024/13576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/998 D.İş -2022/999 K.
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete 15.03.2021 tarihinde arkadan çarpması sonucunda yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda, davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 105.481,85 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tazminat hesabının genel şartlara göre yapılması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 105.481,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 16.822,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun karar tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabında Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılmasına göre bunlara yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3.bendinin davacı vekil ile temsil
edildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. maddesine göre tespit ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlanmadığını, müvekkili tarafından alınan uzman mütalaası ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporu arasında çelişki bulunuğunu ve çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğini, davacı tarafından dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.01.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin frontalde başlayıp nazal dorsuma uzanan 4x0,2 cm boyutlarında ciltten çökük, ciltten hafif koyu renkte yüzde fark edilen ytd ve burun kökünde 1 cm çaplı belirgin çökük izlemine bağlı olarak yüzde aşırı derecede şekil bozukluğu maddesine göre %5 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde kulak burun boğaz uzmanının ve plastik cerrahisi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde kulak burun boğaz uzmanı ile plastik cerrahisi uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ve davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde kaçını kaplayıp kaplamadığı ile davacının doku yaralanmalarının sekelsiz iyileşip
iyileşmediğine ilişkin hususlara da dikkat edilerek, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17139, K. 2024/13576, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama