KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17165 E., 2025/16850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/4403 E., 2022/1309 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/189E., 2019/668 K.
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ....... geldi, davalı adına gelen olmadı. Taraf vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16l.12.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.10.2016 tarihinde trafik sigorta poliçesi bulunmayan tescilsiz/plakasız motosiklet ile davacı idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 3.200,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.300,00 TL maddi tazminatın davalı kuruma başvuru tarihi olan 08.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 29.03.2019 tarihi ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 184.132,75 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nın sorumluluğunun teminat limiti ve tescilsiz motosikletin kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının kask ve koruyucu elbise giymemiş olmasının zararın artmasına sebebiyet verdiğinden müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 184.132,75 TL maddi tazminatın 21.02.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince taraflar arasında gerçekleşen sulh gereğince davacının davalıyı ibra ettiği gözetilmek suretiyle davanın konusuz kaldığı değerlendirilerek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçim ve şekilde davanın talep artırım dilekçesiyle talep edilen tutar üzerinden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, bu itibarla davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun yerinde olduğu;
davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince 1.615,00 TL yargılama giderinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasının da hatalı olduğu, davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçeleriyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, tarafların maddi tazminata ilişkin sulh olmaları nedeniyle konusuz kalan davada karar tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında davalı ...'nın müvekkilinin tazminat hakkının çok altında bir bedel olan 119.307,00 TL ödeme yaptığını, işbu tutara yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve faizin dahil edilmediğini, müvekkili tarafından imzalanan ibranamenin 2918 sayılı KTK'nın 111 inci maddesine göre geçersiz olduğunu, işbu ibranamenin dikkate alınmaması gerektiğini, makbuz ve ibraname başlıklı evrak içeriğinde yer alan feragatin geçerli olmadığını,
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tarafların sulh olduğu ve sulhe ilişkin olarak da taraflar arasında ibraname yapıldığı ve bundan dolayı da huzurda görülmekte olan davanın konusuz kalması nedeni ile verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı yanın müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını, ödeme kapsamında müvekkili kurumun ibra edildiğini ve davacı tarafın huzurdaki davadan 19.07.2018 tarihli beyanıyla feragat ettiğini, sunulan anlaşmaya göre davacının davadan feragat etmiş kabul edilmesi gerektiğini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi ve davacı lehine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi yöndeki kabulün hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17165, K. 2025/16850, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama