İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/17199 K.2024/3295

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/17199Karar2024/3295Tarih15 Nisan 2024Okuma5 dk · 1.007 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/17199 E., 2024/3295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Nisan 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/285 E., 2022/303 K.
Hüküm/karar
Davanın reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.007 kelime·5 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... mirasçıları hakkında icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarını düşük bedelle diğer davalı ...'ya sattığını belirterek bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazları bedellerini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, tasarrufun iptali davasında davacı durumunda bulunan bankanın tacir olup, alacağının ticari bir alacak olması nedeniyle davaya bakmakla yükümlü olan mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu belirterek, dosyanın görevli ve yetkili Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.03.2015 tarihli ve 2012/463 Esas, 2015/103 Karar sayılı kararı ile; yetki itirazının kabulü ile yetki yönünden dava dilekçesinin reddine, genel yetki kuralları çerçevesinde davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğuna ve dosyanın davalının yerleşim yeri Mahkemesi olan Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.03.2019 tarihli ve 2017/4663 Esas, 2019/2683 Karar sayılı ilamı ile;

"...Somut olayda, davalı ...'a dava dilekçesi Tebligat K. 21 inci madde uyarınca 03.01.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından 01.02.2013 tarihli cevap dilekçesi ile süresinden sonra yetki itirazında bulunulmuş, yine diğer davalı ... tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmamıştır.

Bu halde, davalı borçlu vekili tarafından yetki itirazının süresinde yapılmadığı yine davalı üçüncü kişi ...'nın da yetki itirazı olmadığı yetki itirazının zorunlu dava dava arkadaşları tarafından birlikte yapılması gerektiği gözetildiğinde davalı borçlunun yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esasının incelenmesi, taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...'la ilgili aciz vesikası olmadığı, takipte hissedar olduğu Keşan İlçesi, 501 ada, 68 parsele ihtiyati haciz konulduğu, borçlu adına kayıtlı taşınmazın satış sürecinin başlatılması hususunda İcra Müdürlüğüne müracaat için davacı vekiline kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde belirlenen işlemi yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkını kaybettiği, bu durumda aciz durumunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı (borçlunun aciz halinde olmaması) yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda ilk derece mahkemesinin alacaklının mahkemeye sunduğu aciz vesikalarını, borçlunun doğru adresinde haciz girişiminde bulunulmadığı gerekçesi ile geçerli belge olarak nitelendirmediğini, alacaklının sahip olması gereken aciz belgesinin, mahkemenin resen inceleyeceği dava şartı olmakla birlikte davanın her aşamasında sunulabilecek belge niteliğine haiz olduğunu, borçlu ...'ın ve ...'in kayıtlı mernis adresine hacze gidildiğini ve haczi kabil mal bulunamadığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1. İİK’nun 282 nci maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gereği açıktır. Taraf ehliyeti dava koşullarından olup mahkemece öncelikle ve resen incelenmesi gereken hususlardandır.

Somut olayda borçlu konumundaki ...'ın 27.03.2015 tarihinde vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişse de; dosyaya giren Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/725 Esas ve 2015/1060 Karar sayılı ilamından, borçlu ...'ın mirasçılarından ...'ın mirasın kayıtsız şartsız reddini talep ettiği ve talebin kabul edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ...'ın karar başlığında davalı olarak gösterilmesi doğru görülmemiştir.

Yine aynı şekilde, davalı ...'nın da 30.01.2016 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının davaya dahil edildiği anlaşılmakta ise de mirasçıların karar başlığında gösterilmemesi de hatalı olmuştur.

2. İptal davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır.

Somut olayda, dava dayanağı icra takip dosyasında, 10.01.2012, 12.01.2012, 27.03.2012, 09.03.2021 tarihlerinde borçluların adreslerinde haciz yapıldığı ve haczi kabil menkul mallarının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Sözü edilen haciz tutanakları İİK'nun 105 inci maddesi anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu gibi, 22.04.2018 tarihinde davalı borçlular hakkında aciz vesikası da düzenlenmiştir.

Mahkemece davalı borçluların murisi ...'ın hissedar olduğu Keşan İlçesi, 501 ada, 68 parsele ihtiyati haciz konulduğu belirtilmişse de, bu taşınmazda murisin 1/2 hisse sahibi olduğu ve değerinin düşük olup, davacının icra takibine konu alacağını karşılamaktan uzak olduğu da görülmektedir.

Bu durumda, borçluların aciz halinin gerçekleştiğinin kabul edilerek davanın esasına girilip, taraf delilleri toplandıktan sonra, İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17199, K. 2024/3295, 15 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/17199
Karar No
2024/3295
Tarih
15 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/17200 K.2024/3570
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/17612 K.2024/5936
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/17846 K.2024/5867
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/18191 K.2024/3964
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/18197 K.2024/4535
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/18248 K.2024/4359

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.