KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1767 E., 2023/7355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/2379 Değişik İş- 2020/329 Karar
- Sayısı
- İHK-2021/11177
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul / İtirazın Reddi
- Sayısı
- K-2020/15743
Karar Metni
1.368 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 20.06.2018 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri olarak şimdilik kaydı ile 5.100,00 TL tazminat talep etmiş, yargılama sırasında talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 114.863,85 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, arabuluculuğa başvurulmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, delillerin tebliğ edilmediğini, ticari faiz talebinin yersiz olduğunu, hatır taşımasının ve davacının rücuya tabi gelir alıp almadığının araştırılmasını, maluliyet oranı ve illiyet bağı açısından yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.... KARARI
...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Gümüşhane Devlet Hastanesi'nin 05.09.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporuna göre maluliyet oranının %33 olarak belirlendiği, hesap bilirkişisi tarafından davacının sürekli iş göremezlik zararının 114.863,85 olarak tespit edildiği, raporda geçici bakıcı giderine dair bilgi olmadığından buna dair hesaplama yapılmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 114.863,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 100,00 TL geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı talebinin 01.06.2015 tarihli yeni genel şartlar dönemi kriterleri esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, raporda kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmadığını, hatır taşıması hususunun araştırılmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, teknik faizin dikkate alınması ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek ... kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosyadaki maluliyet raporunun yetkili sağlık sunucusu tarafından yürürlükteki yönetmeliğe göre hazırlandığı ve sekiz farklı alanda uzman hekimlerce imzalandığı, raporda kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulduğu, hatır taşıması yönünden; araç sürücüsünün ifade tutanağında, davacı ile birlikte alışverişe gittiklerini beyan ettiği, bu durumda taşımanın sadece davacının değil ama her ikisinin de menfaatine olduğu ve aksini ispat yükünün davalıda olduğu,
kaza tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olduğu anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, hesaplamada %1,8 teknik faiz oranının kullanılmış olduğu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olduğu" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, raporda davacının geçmişteki hastalığı ya da kaza ile rapor arasında başkaca kaza geçirip geçirmediğinin, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının olup olmadığının belirtilmediğini, davacının bizzat muayene edilip edilmediğinin değerlendirilmediğini, kusur oranını kabul etmediklerini, müterafik kusurun dikkate alınması ve hatır taşımasının araştırılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını, uzlaşma olup olmadığının tespiti ve davacı lehine hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir. Davaya konu kaza tarihi 20.06.2018 olup, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'tir.
Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurul Raporu alınmış olup, anılan raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmamaktadır. Rapor bu haliyle karar vermeye elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu veya en yakın üniversite hastanesinden, davacının tüm tedavi evrakı incelenmek ve maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı irdelenmek suretiyle yeni bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre (temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK'nın 51 inci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumunda olup, davalı tarafından hatır taşıması yapıldığı savunulmuştur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacı ile sürücünün aynı soyadını taşıdığı görülmekte ise de aralarındaki akrabalık ilişkisinin derecesi anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca, kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve tüm ifadeler de getirtilerek somut olayda hatır taşıması bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi ve davacı ile sürücü arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunmaması durumunda tazminattan Daire içtihatlarına uygun şekilde indirim yapılması gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi bozma nedenidir.
4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere saklayan mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1767, K. 2023/7355, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama