İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkili tarafından davalı ... Şti. hakkında Yozgat 1. İcra Müdürlüğünün 2013/657 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davalı borçlu şirketin mal kaçırmak maksadı ile 110 adet taşınmazını 3.şahıslara devrettiğini belirterek davalılar adına kayıtlı davaya konu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir isteminin davalılar ..., ... ve ... yönünden davada talep edilen 44.907,00 TL nazara alınarak davaya konu 10/04/2013 havale tarihli dava dilekçesinde belirtilmiş olan taşınmazlar yönünden kabulüne, ihtiyati tedbir isteminin davalı ... yönünden reddine karar verilmiş, 11/04/2013 tarihinde dava konusu edilen taşınmazların 3.şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir ve yine aynı tarihte icra dosyasından da ihtiyati haciz konulmuştur.
Dava dışı ..., ... ve ... vekili. Yozgat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/1038E.- 2016/455K sayılı tapu iptali ve tescili davasında işbu dava konusu taşınmazlardan bir kısmı için kendileri lehine kabul kararı verildiğini ve 30/10/2019 tarihinde kesinleştiğini, sözü edilen ilamda müvekkilleri adına tesciline karar verilen taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan müvekkilleri adına hükmen tescil işlemlerinin yapılamadığını belirterek,
ayrıntısı belirtilen 7 adet taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiş, mahkemece verilen 15/04/2021 tarihli ek karar ile HMK 397/2 maddesi gereğince asıl dosyaya ilişkin hüküm kesinleşmeden tedbirin kaldırılamayacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinde bulunanlar vekilinin talebinin reddine karar verilmiş, dava dışı ..., ... ve ... vekili tarafından süresi içerisinde ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine dair karar yönünden temyiz yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 397/2. maddesinde “ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece.
16/09/2014 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 30.01.2017 tarih ve 2014/24390 E., 2017/747 K. sayılı ilamı ile dava konusu edilen bir kısım taşınmazda borçlu şirketin hissedar olduğu ve diğer davalılara hisselerini devrettiği halde, mahkemece borçlunun hissesi bulunduğu bu taşınmazlar yönünden devredilen hisseler için tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulduğu,
davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının ise reddine karar verildiği, dava dışı ..., ... ve ... vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına itiraza konu olan taşınmazların bozma kapsamına girmediği, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu taşınmazlar yönünden kesinleştiği, mahkemece 15/04/2021 tarihli ek karar ile HMK 397/2 maddesi gereğince asıl dosyaya ilişkin hüküm kesinleşmeden tedbirin kaldırılamayacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinde bulunanlar vekilinin talebinin reddine karar verildiği sırada,
ihtiyati tedbir kararına itiraza konu olan taşınmazlar yönünden asıl kararın kesinleştiği, HMK 397/2 maddesi gereğince ihtiyati tedbirin kararın kesinleşmesi ile kendiliğinden ortadan kalktığı anlaşıldığından, mahkemenin 15/04/2021 tarihli ek kararının sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre, dava dışı ..., ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 37,90 TL fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde dava dışı ..., ... ve ...'a geri verilmesine, 31/10/2022 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.