KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1881 E., 2023/11791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/405 E., 2021/253 K.
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Avukat ... Avukat ..., Avukat ...
DAVA TARİHİ : 22.08.2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazası sonucunda hasara uğradığını ve sigortalıya 19.700,00 TL hasar bedeli ile 500,00 TL çekme bedeli ödendiğini, kazanın yolun yapım bakım ve onarımından sorumlu davalı kuruluşun yolun trafik düzeni ve güvenliğini sağlamaması, yolun bakımını yapmaması, su tahliye borularının temizlenmemesi sebebi ile meydana geldiğini, bu nedenle kazanın oluşumunda davalı tarafın %50 oranında kusurlu olduğunu, davalı tarafa yapılan başvuruya davalı tarafça olumsuz cevap verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile 9.925,00 TL tazminatın 05.06.2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargı yolu itirazında bulunarak zaman aşımı def'inde bulunarak, dava konusu yolun bölünmüş yol niteliğinde olduğu, kaplama cinsinin BSK olduğunu, kazanın meydana geldiği devlet yolu üzerinde standart düşey trafik işaretlemesi ile birlikte yatay işaretlemeler bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.11.2013 tarihli ve 2013/560 Esas, 2013/158 Karar sayılı kararıyla idari yargının görevli olduğundan davanın reddine dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2014/15272 Esas sayılı ve 16.09.2014 tarihli ilamıyla onanmış; Uyuşmazlık Mahkemesinin 02.03.2015 tarihli kararı uyarınca dosya Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/305 Esasına kaydedilmiştir. Mahkemenin 2016/78 Karar sayılı ve 03.03.2016 tarihli kararıyla, tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 7.940,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesinin 13.03.2019 tarih ve 2016/8472 Esas 2019/2898 Karar sayılı ilamında; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hasar konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanmamıştır.
6100 Sayılı HMK'nun 266/1.maddesi "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" düzenlemesine yer vermiştir.
Mahkemece, dava konusu trafik kazasında hasarlanan araçtaki gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden hasar konularında uzman bilirkişi (makina mühendisi)'den ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; sadece davacının sunduğu belgelere göre değerlendirme yapılması ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, geçerli bir sigorta ilişkisi kapsamında ödeme yapan davacı ... şirketinin halefiyet hakkının doğduğu alınan makine mühendisi raporu ile davalı idarenin kusur oranı ve araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.940,00 TL alacağın 05.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı İdarenin kazanın meydana gelmesinde % 40 oranında kusurlu olmasının mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağında sigortalı sürücünün KTK 52/1-b kuralını ihlal ettiğinin belirlendiğini, kararın usule, yasaya ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacı ... şirketinin davalı İdareden rücuen tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1881, K. 2023/11791, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama