İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1890 K.2023/11615

Taraflar arasındaki haksız fiil nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/1890Karar2023/11615Tarih31 Ekim 2023Okuma6 dk · 1.197 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/1890 E., 2023/11615 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Ekim 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/932 - 2021/1798
Hüküm/karar
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/176 E., 2018/722 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.197 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki haksız fiil nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 31.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Yenikent Mahallesi, Dolacaboğazı mevkii 1389 ada, 9 parsel sayılı taşınmazı satın alma niyeti ile hareket etmesine karşın bu taşınmaz yerine Yenikent Mahallesi, Dolacaboğazı mevkii 1394 ada 1 parselde kayıtlı 1/4 hissenin davacıya satışının ve tescilinin yapılarak davacının ekonomik anlamda zarara uğramasına sebebiyet verildiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin olay tarihinden yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 03.09.2018 tarihli bedel artırım dilekçesiyle istem sonucunu 197.626,86 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının emlakçılık işiyle uğraşmakta olduğunu, söz konusu arazinin varlığından dahi bir diğer emlakçı olan ...'nın vasıtasıyla haberdar olduğunu, ...'nın da emlakçı olması ve davalının arazi ile değil alıcı taraf açısından aracılık yapmış olduğu, ada ve parsel numaralarının farklı olmasından dolayı kusur yüklenemeyeceğini, olayın hemen akabinde mal sahibini çağırmasının da kusurun kendisinden kaynaklanmadığının zımni bir kanıtı niteliğinde olduğunu, her ne kadar Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/232 E. - 2015/166 K. sayılı dosyası kapsamında, sanık ...

Bulduk hakkında cezalandırılmasına yetecek kesin ve yeterli delil bulunmamasından kaynaklı olarak beraat kararı verilmiş ise de, ceza davasında verilmiş beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağını, 22.11.2013 tarihli Gayrimenkul Alım-Satım ve Komisyonculuk Sözleşmesinde bulunan imzanın inkârı üzerine imzanın aidiyeti konusunda araştırma yapılmadığını, Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/232-2015/166 K. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aldatma olgusunun kanıtlandığı, ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek görülmediği, davacı yanın sözleşmenin geçersizliğini ya da sözleşme ile bağlı olmadığını ileri sürmediği, sözleşme uyarınca ödediği bedeli istediği,

davacının aldatma nedeniyle uğradığı zararları isteyebileceği, davacı yan kendisine gösterilen ve aslında aldığını sandığı taşınmaz ile satın aldığı taşınmaz arasındaki fark kadar zarara uğradığını ileri sürmüşse de davalıların aldatma eylemi davacıya başka bir taşınmazı göstermek ve bu taşınmazın satışı konusunda komisyon sözleşmesi imzalamak ancak başka bir taşınmazın satışına aracılık yapmak olup davalıların bu aldatıcı eylemleri olmasa davacının kendisine gösterilen ve aslında aldığını sandığı 9 sayılı parseli satın alacağının söylenemeyeceğini,

davacının aldatmaya karşın yine de taşınmazı alacağı ancak farklı ve daha az değerli bir taşınmazı aldığı ve daha yüksek bir satış bedeli ödediği düşünüldüğünde de taşınmazın satın alındığı tarihteki sürüm değeri ile davacının ödediği bedel arasındaki fark olan 13.167,48 TL (52.500,00 TL-39.332,52 TL) 'nin davacının gerçek zararını oluşturduğu, davalıların aldatma eylemini birlikte gerçekleştirdiklerinden davacıya karşı müteselsil olarak sorumluklarından bahisle davanın kısmen kabulü ile 13.167,48 TL'nin 26.11.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının almak amacı ile ödeme yaptığı taşınmazın adına kayıtlanması halinde elindeki değerin taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 277.592,79 TL olacağını, oysa halen elindeki değerin davalıların hileli işlemleri nedeni ile adına kayıtlanan taşınmazın dava tarihi itibariyle 79.965,63 TL olduğunu, aradaki farkın gerçek zararı oluşturduğunu ileri sürerek davanın 197.626,86 TL üzerinden tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken 13.167,48 TL'nin kabulüne dair kararın hatalı olduğunu belirterek davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yenikent Mahallesi 1389 ada 9 nolu parselin satışı yönündeki sözleşmenin kurulmamış olması nedeni ile davacı tarafça talep edilen zararın ihlal edilen normun koruma amacı dışında kaldığı, dolayısıyla talep edilen zararın mahrum kalınan karı da kapsayan gerçek zarar olmadığı gibi dolaylı zarar da olmadığı, zararın 1389 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin alım tarihindeki değeri ile ödenen miktar arasındaki fark olduğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen Yenikent Mahallesi 1389 Ada 9 nolu parselin satışı yönündeki sözleşmenin kurulmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmenin doğru olmadığını dosya içerisinde mevcut sözleşme içeriği, davalıların beyanları, Söke 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/28 E. sayılı dosyasında sanık beyanları ile sabit olduğunu, dosya içeriğinde mevcut Gayrimenkul Alım-Satım ve Komisyon Sözleşmesinin mevcudiyetine rağmen sözleşmenin kurulmadığı yönündeki tespitin oluşa aykırı düştüğünü,

davalıların fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek gösterdikleri taşınmaz yerine okuma yazma bilmeyen müvekkilinin bu durumundan faydalanarak hisseli başka bir taşınmazın satın alınmasına neden olduklarını, müvekkilinin almak amacı ile hareket ettiği, ödemesini yaptığı taşınmazın dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere konut imarlı olan ve dava tarihi itibarıyle daha değerli ... gelen 1389 Ada 9 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde ticari imarlı olan ve dava tarihi itibarıyle de daha düşük değere sahip 1394 Ada 1 parselde kain ¼ hisseli taşınmazın satışının yapıldığını;

müvekkilinin elinde 389 Ada,9 parsel sayı taşınmaz bulunsa idi satıp elde edeceği bedel dava tarihi itibari ile 277.592,79 TL iken elindeki değerin 79.965,93 TL olduğunu; gerçek zararının 277.592,79TL-79965,93 TL=197.626,86 TL tutarındaki değer olduğunu; müvekkilinin 1389 Ada 9 parsel sayılı taşınmazı satın alma niyeti ile hareket ederken, davalılara ödeme yaparken ekonomik olarak kazanç elde etme gayesi ile hareket ettiğini, ortaya çıkan ekonomik farkın davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların aldatıcı eylemleri nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 58, 74, 36 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davayla ilgili bulunan Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/28 - 2021/109 sayılı kararının henüz kesinleşmemiş olmasına rağmen karara karşı davalıların istinaf isteminde bulunmamış olmaları, karara karşı sadece davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuş olmasına, zararın 1389 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin alım tarihindeki değeri ile ödenen miktar arasındaki fark olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesine göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücretine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1890, K. 2023/11615, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1890
Karar No
2023/11615
Tarih
31 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1897 K.2023/9275
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1897 K.2023/12360
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1916 K.2023/6587
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1917 K.2023/9173
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1917 K.2023/6065
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1922 K.2023/9754

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.