İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2069 K.2023/12361

Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/2069Karar2023/12361Tarih21 Kasım 2023Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/2069 E., 2023/12361 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/173 E., 2021/2799 K.
Hüküm/karar
Ret / Esastan Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ile davalı vekili Av. geldiler. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.11.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava dışı Bullistan Group Gıda Turizm San. ve Tic.

AŞ aleyhine Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2016/11123 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin dosyada borçlu sıfatını haiz olmamasına rağmen 21.11.2016 tarihinde müvekkilinin iş yerinde haksız olarak haciz işlemi uygulandığını, müvekkilinin dava dışı borçlu ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesabın söz konusu olduğunu, haciz sırasında da yalnızca cari hesap ekstrelerine rastlanmasına rağmen haksız haciz işlemine devam edildiğini, dava dışı borçlu şirketin eski yetkilisinin yeni şirketine ait internet sitesinde yer alan bilgiden yola çıkılarak müvekkilinin iş yerinde haciz uygulandığını,

bağ kurulmaya çalışılan internet sitesinin dahi borçlu şirketle ilişkisi olmadığını, dava dışı borçlu şirketin eski yetkilisinin icra dosyasında borçlu olmadığı gibi şirket yetkililerinin şirketin borcundan şahsen sorumlu olmadıklarını, haksız haciz işlemi nedeniyle Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1656 esas sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, istihkak davası sürecinde davalının dava dışı borçlu şirket aleyhine bu kez Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2017/97 sayılı dosyasında icra takibi başlattığını ve ödeme emrini müvekkilinin adresine tebliğ etmeye çalıştığını,

müvekkili şirketin yetkili tarafından tebligatın iade edilmesi üzerine müvekkilinin adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre tebligat çıkarıldığını, bu durumun davalının kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, davalının vekilleri hakkında ilgili barolara şikayette bulunduklarını ve şikayet harcı ödediklerini, haksız haciz işlemi sırasında 5 saati aşan bir sürede şirkette çalışılamadığını ve satış yapılamadığını, müşteriler arasında müvekkiline haciz uygulandığı hususunun hızlı bir şekilde yayıldığını,

Bursa İcra Daireleri ve Mahkemelerindeki iş ve işlemleri takip etmek için dava dışı Av. ile anlaşma zorunluluğu doğduğunu ve avukatlık ücreti ödendiğini, bu süreçte müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 2.641 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; borçlu şirketin kurucu ortağı olan r ...'nin "Etin Sultanı" markasını kullandığını ve markaya ait internet sitesinde üretim yeri olarak davacıya ait haciz işlemi uygulanan adresin yer aldığını, yine bu internet sitesinde davacıya ait işletme onay belgeleri, sertifika ve hizmet yeterlilik belgelerinin yayınlandığını, tüm bunların borçlu şirketin kurucu ortağı olan r ... ile davacının aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri tespit edildiğinden haciz için davacının adresine gidildiğini, haciz adresinde borçlu şirket ve kurucusuna ait belgeler bulunduğunu,

Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2017/97 Esas sayılı dosyasında davacının adresine gönderilen tebligatın öncelikle daimi çalışan tarafından tebliğ alındığını, sonrasında işlemin iptal edilerek tebligatın iade edildiğini, bu hususun aradaki organik bağın ifşa olması nedeniyle tebligatları almaktan imtina ettiklerinin göstergesi olduğunu, davacının şikayeti üzerine Bursa Baro Başkanlığı tarafından şikayet edilen avukatların Avukatlık Kanunu ve TBB Meslek İlkelerine aykırı davranışları olmadığının tespit edildiği,

haciz mahallinde yapılan araştırmada borçlu şirket adına cari hesap dökümü ve ...'nin imzasını ve ismini taşıyan faturaların bulunduğunu, istihkak davasının kabul edilmesinin davacının tazminat isteminde haklı olduğunu göstermediğini, manevi tazminat isteminin kusur sorumluluğu gerektirdiğini, ayrıca hukuka uygunluk nedenlerinin de bulunmaması gerektiğini, müvekkilinin hak arama özgürlüğü kullanması nedeniyle olayda hukuka uygunluk nedeni bulunduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin kötüniyetli olduğunu,

yine davacının şikayeti üzerine İstanbul Barosu Başkanlığı tarafından da şikayet edilen avukatlar hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiğini, somut olayda usule ve kanuna aykırı herhangi bir hareket bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/159 esasında açılan davada verilen 26.02.2018 tarihli görevsizlik kararı üzerine, dosya Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/418 esasına kaydedilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan haciz sırasında borçlu şirketin eski yöneticisine ait fatura ve cari hesap ekstresinin bulunması, borçlu şirketin eski yetkilisi tarafından kullanılan markanın tanıtımında üretim adresi olarak haciz yapılan adresin gösterilmesi ve davacıya ait bir kısım üretim ve kalite bilgilerinin borçlu şirketin eski ortağı olan ...'ye ait markanın tanıtıldığı internet sitesinde yayınlanmış olması nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı lehine olduğu, bu kapsamda haciz yapılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,

yasada düzenlenen ve alacaklının alacağına kavuşmasını sağlayan haciz ve cebri icra işlemlerinin kasten zarar verme amacıyla yapıldığının kabulü halinde haksız fiili sayılacağı, yukarıda yapılan tespitler ışığında yapılan haczin kasten davacıya zarar verme amacı taşımadığı, istihkak iddiasının davacı lehine sonuçlanmasının haczin haksız ve kötü niyetli olduğuna karine olmayacağı, bu durumda yasalarca tanınan zor kullanma hakkının alacaklı tarafından alacağının tahsili amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; haciz mahallinde müvekkili şirket yetkililerince defalarca borçlu firmayla ilgilerinin olmadığı ve aralarında sadece ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap bulunduğunun belirtildiğini, icra memuru tarafından yapılan evrak araştırmasında da borçluya ait kayda rastlanılmadığını, sadece et alım satımına ilişkin cari hesap ekstrelerine rastlanıldığını, buna rağmen haciz işlemlerine haksız olarak devam edildiğini, dava dışı borçlu şirketin eski yetkilisinin yeni şirketine ait internet sitesinde yer alan bilgiden yola çıkılarak müvekkilinin iş yerinde haciz uygulandığını,

dava dışı borçlu şirketin eski yetkilisinin icra dosyasında borçlu olmadığı gibi şirket yetkililerinin şirketin borcundan şahsen sorumlu olmadıklarını, müvekkili tarafından açılan istihkak davasında haczedilen malların müvekkiline ait olduğunun ve borçlu şirket ile bir bağlantı bulunmadığının kesin olarak tespit edildiğini, istihkak davası sürecinde davalının dava dışı borçlu şirket aleyhine bu kez Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2017/97 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını ve ödeme emrinin müvekkilinin adresine tebliğ etmeye çalıştığını,

müvekkili şirketin yetkilisi tarafından tebligatın iade edilmesi üzerine müvekkilinin adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre tebligat çıkarıldığını, bu durumun davalının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, davalının eylemlerinin sadece maddi değil manevi olarak kayba neden olduğunu, İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın İİK'nın 97/a maddesi kapsamında kaldığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ortada borçlu ile üçüncü kişinin bir malı birlikte elinde bulundurması hususunun söz konusu olmadığını, hacze konu malların malikinin müvekkili olduğunu,

haciz işlemlenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan haciz işleminin haksız haciz olarak değerlendirilemeyeceği, maddi bir zarar oluşmadığından bu kapsamda maddi tazminat şartlarının oluşmadığı, manevi tazminat talebi yönünden ise davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olmadığı ve ağır bir zarar da doğmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından dava dışı borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında davacıya ait adreste yapılan haczin haksız olduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Dosyanın incelenmesinde; davalı tarafından dava dışı Bullistan Group Gıda Turizm San. ve Tic.

AŞ aleyhine Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2016/11123 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takip kapsamında 21.11.2016 tarihinde davacıya ait iş yerinde haciz işlemi uygulandığı, taraf vekillerinin beyanlarına göre borçlu şirketin kurucu ortağı olan dava dışı Özgür ...'nin "Etin Sultanı" isimli markasının bulunduğu, bu markaya ilişkin internet sitesinde üretim yeri adresi olarak davacının adresinin gösterildiği ve davacıya ait işletme onay belgeleri, sertifika ve hizmet yeterlilik belgelerinin yayınlandığı, davacının internet sitesinde yer alan bu bilgilerden haberdar olmadığı,

davalı vekilinin anılan internet sitesinde yer alan bu bilgilere dayalı olarak davacının adresinde haciz yapılmasını talep ettiği, haciz sırasında borçlu şirkete ait herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, davacı şirket yetkilileri tarafından borçlu şirket ile aralarında ticari ilişki mevcut olup bu ticari ilişkiye dayalı olarak cari hesap ekstrelerinin mevcut olduğunun beyan edildiği ve istihkak iddiasında bulunulduğu, yapılan araştırmada anılan cari hesap ekstresi ve dava dışı ...'nin imzasını taşıyan faturalar dışında başkaca belge ele geçirilemediği, buna rağmen hacze devam edildiği anlaşılmaktadır.

Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Dolayısıyla haksız haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir haciz işlemi sonucunda zarar doğması, zarar ile haciz işlemi arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Ayrıca uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Kanunun 50 nci maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler uyarınca; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hâkime aittir.

Yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafından yalnızca borçlu olan şirketin kurucu ortağına ait olan markanın internet sitesinde yer alan ve davacının haberdar olmadığı bir kısım bilgilerden yola çıkılarak davacının adresinde fiili haciz işlemi uygulanmış olup davacı şirketin yetkilisinin beyanlarına, haciz mahallinde ticaret hayatı içerisinde bulunması olağan olan cari hesap ekstresi ve faturalar dışında borçlu şirkete ait belge bulunamamasına rağmen hacze devam edilmiş olması dikkate alındığında yapılan haczin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Nitekim davacı şirket tarafından açılan istihkak davası sonucunda Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.04.2017 tarihli, 2016/1656 Esas ve 2017/382 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2016/11123 esas sayılı dosyasında davaya konu mallar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından dava dilekçesinde yaklaşık 5 saat süren haciz işlemleri sırasında satış yapılamaması nedeniyle kâr kaybına uğranıldığı iddia edilerek maddi tazminat istenilmiş; İlk Derece Mahkemesince bu hususta bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak alınan bilirkişi raporu yeterli ve denetime elverişli değildir.

Şu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; gerçek zarar ilkesine uygun şekilde davacı şirketin, haciz tarihinden en az bir ay önceki ve sonraki satışlarına ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile bilançoların dosya arasında alınarak konusunda uzman bilirkişi heyetinden salt haciz yapılması nedeniyle uğranılan bir kâr kaybı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

2. Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı Kanunu'nun 58 inci maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de haciz yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça haciz yaptıran kişi manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.

Dosyanın kapsamından. 21.11.2016 tarihinde yapılan hacizde davacı şirket yetkililerince istihkak iddiasında bulunulmuş ve bu doğrultuda 13.12.2016 tarihinde, Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1656 Esas sayılı dosyası ile istihkak davası açılmıştır. Davalı tarafından ise dava dışı borçlusu Bullistan Group Gıda Turizm San. ve Tic. AŞ aleyhine bu kez 03.01.2017 tarihinde, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2017/97 sayılı dosyasında yeni bir icra takibi başlatılmıştır.

Anılan icra takibine ilişkin takip talebinde, davacı Etcii Gıda AŞ'ye ait olan ve 21.11.2016 tarihinde haciz işlemi uygulanan adres de dava dışı borçlunun adresleri arasında gösterilmiş ve ödeme emri davacı şirketin adresine tebliğe çıkarılmıştır. Davacı şirket yetkilileri tarafından "bahsi geçen şirketin kendilerine ait olmadığı, Etcii Gıda AŞ olarak faaliyet gösterdikleri" belirtilerek tebligat iade edilmiştir.

Şu durumda; davacı şirketin yetkilileri tarafından istihkak iddiasında bulunulmuş ve bu hususta dava açılmışken henüz dava sonuçlanmadan dava dışı borçlu aleyhine başlatılan ikinci icra takibine ait takip talebinde davacının adresinin borçlu şirketin adresleri arasında yazılması kötüniyet göstergesi olup davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.

3. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

4. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında davacı şirketin isminin yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2069, K. 2023/12361, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2069
Karar No
2023/12361
Tarih
21 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2070 K.2023/14287
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2071 K.2023/6295
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2073 K.2023/6228
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2075 K.2023/6586
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2085 K.2023/11653
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/2105 K.2023/5161

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.