KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2127 E., 2025/2216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/510 E., 2021/3014 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/324 E., 2019/889 K.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını düşük bedel ile 22.07.2017 tarihinde davalı ...'a sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, taşınmazın 187.000 TL ye satıldığını, davalıların aralarında yapılan anlaşma gereği 2016 yılı Aralık ayına kadar kira vermeden oturabileceğinin kararlaştırıldığını, borçlunun kullanım karşılığı 2 defa ödeme yaptığını, davalılar arasında yakınlık ve akrabalığının olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ivazlar arasında önemli oransızılık olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı-borçlu ile davalı ...'ın tasarruf işlemi öncesinde birbirlerini tanıdıklarına ilişkin delil sunulamadığı, borçlunun 15.03.2017 tarihli haciz işlemi sırasında satılan evde oturduğu, 23.03.2018 tarihli haciz işlemi sırasında farklı bir adreste oturduğu,
tarafların satış sırasında borçlunun kiralık ev bulana kadar satılan evde oturmaya devam etmesi konusunda anlaştıklarını beyan ettikleri, her ne kadar borçlunun diğer davalıya kira ödediğine dair yazılı delil sunulamamış ise de; mahallinde yapılan keşif sırasında borçlunun evi tahliye etmesinden sonra taşınmazda tadilat yapıldığı, taşınmazın satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 241.700,00TL olduğu,
satış bedeli olan 187.000,00TL ile aralarında misli fark olmadığının belirlendiği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b-3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalıların aynı ilçede oturduklarını, satıştan sonra uzun bir süre borçlunun oturmaya devam etmesinin yaşam deneyimlerine aykırı olduğunu, taşınmaz satış bedelinin sadece ipotek borcunu ödemeye yeterli olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ispat kurallarına ve ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı, üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiği veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2127, K. 2025/2216, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama