KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2301 E., 2023/13877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/223 Esas-2020/162 Karar
- Hüküm/karar
- Direnme/davanın kısmen kabulü
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Genel Kurulunca Direnme kararı uygun bulunmayarak bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme hükmünün davacı vekilince temyiz edilmesiyle dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıya ait, davalı şirkete kasko sigortalı ambulansın yandığını, poliçede araç hasarı ve tıbbi donanım için teminat verildiğini, araçta oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığını açıklayıp 61.995,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davalı sigortacının gerçek zarardan sorumlu olduğunu savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kütahya 2. Asliye Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/132 E.-2014/267 K. sayılı kararı ile davacı ... tarafından hasarlı ambulansın hurdaya ayrıldığına dair belge ibraz edilmediği, yeni araç verilmediği sürece ambulansın hurda tescil belgesinin verilmeyeceğinin açıklandığı, bu durumda davalı sigortacı tarafından sigorta bedelinin ödenmemesinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın ispatlanamadığı kabul edilerek reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.11.2014 tarihli ve 2014/18877 E., 2014/15091 K. sayılı kararı ile
“…Somut uyuşmazlıkta; davacı ... Bakanlığına ait ambulansın onarımının ekonomik olmayacağı ve tam hasara uğradığı belirlenmiş, davacı Bakanlık vekili Sağlık Ulaşım Araçları Hakkında Genelge hükümleri gereğince hasar bedeli sigorta şirketinden tahsil edildikten sonra kazalı araç hakkında 237 sayılı Taşıt Kanununun 13. maddesi uyarınca işlem yapılarak aracın tasfiyesinin sağlanacağı, bu nedenle hurda tescil belgesi ibraz edemeyeceklerini bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, rizikonun teminat kapsamında bulunduğunun ve aracın pert olduğunun kabulü ile aracın hurdası davacının uhdesinde bırakılmak suretiyle, ikinci el piyasa değerinden sovtaj değeri düşülerek bakiye miktara hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. …” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Karar
İlk derece mahkemesinin 14.04.2015 tarih, 2015/92-2015/163 sayılı kararı ile "tıbbi donanım ile ilgili tazminat istemi yönünden bozma kararına uyulduğu, hurda bedeli ile ilgili uygulamanın sadece araç hasarını kapsadığından teknik donanımla ilgili olarak hurda bedelinin verilmesinin gerekmediği,
bozma kararında 237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca işlem yapılarak aracın tasfiyesinin sağlanacağı savunmasına itibar edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin yeni değer klozu başlığı altında belirtilen şarttan Bakanlığın Taşıt Kanunu gereğince bağışık tutulmasının söz konusu olmadığı gibi gerek mülga, gerekse meri Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince hurda belgesinden de bağışık olmadığının düşünülemeyeceği, tarafların özel hukuka ait sigorta sözleşmesi yönünden kanun önünde eşit olduğu gerekçesiyle araç hasarı ile tazminat istemi yönünden önceki kararda direnilmesine ve davanın esastan reddine,
tıbbi donanım ile ilgili tazminat istemi yönünden 33.495,00TL’nin 24.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir." gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin, yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
D. Daire Kararı
Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2020 tarih ve 2018/17-138 Esas, 2020/178 Karar sayılı ilamı ile "... davalı kasko sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını, sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, sigortacı tarafından davacı ... ettirenin uhdesinde bırakıp hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir.
Zira kasko sigortasında aslolan araç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Bu nedenle sigortalıdan seçimlik hakkının sorulması, aracın hurdasının kimde bırakılacağı hususunun sigortalının tercihine göre belirlenmesi, aracın hurdasının sigortacıya bırakılması yönünde tercihte bulunulması halinde sigortalının KSGŞ’nin B.3.3.2.2 maddesi gereğince Karayolları Trafik Yönetmeliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ...
Bakanlığına ait ambulansın onarımının ekonomik olmayacağı ve tam hasara uğradığı belirlenmiş, davacı Bakanlık vekili Sağlık Ulaşım Araçları Hakkında Genelge hükümleri gereğince hasar bedeli sigorta şirketinden tahsil edildikten sonra kazalı araç hakkında 237 sayılı Taşıt Kanununun 13. maddesi uyarınca işlem yapılarak aracın tasfiyesinin sağlanacağından hurda tescil belgesi ibraz edemeyeceklerini bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, rizikonun teminat kapsamında bulunduğunun ve aracın tam hasara uğramış olduğunun kabulü ile aracın hurdası davacının uhdesinde bırakılmak suretiyle, ikinci el piyasa değerinden sovtaj değeri düşülerek bakiye miktara hükmedilmesi gerekirken, aracın sadece sovtaj bedelinin ödenip ödenmemesine yönelik "trafikten çekilme" işlemimin yapılmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. " gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F.İlk Derece Mahkemesi Kararı İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı kararıyla, aracın hurdasının davacıda bırakılmak suretiyle aracın 2. El piyasa değerinden sovtaj değeri düşülerek davanın kısmen kabulüne 58.495,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
G. Gerekçe
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kısmen reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalının zararın tamamından sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
D. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre karar, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2301, K. 2023/13877, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama