KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2305 E., 2023/7438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/841 D.İş
- Sayısı
- 2021/İHK-34007
- Hüküm/karar
- Davalının İtirazının Reddine
- Sayısı
- K-2021/93267
Karar Metni
1.179 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
02.07.2017 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile sigortalı aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %2.1 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde karşı aracın kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL'nin 22.09.2020 temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş.
05.07.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 5.415,38 TL geçici iş göremezlik ve 51.966,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 57.382,14 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ceza yargılamasında şikayetçi olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınacak raporla maluliyetin ispatı gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığını, tazminat hesabının %1,8 teknik faiz üzerinden yapılmasını, başvuru tarihinden davalının yasal faizle sorumlu olabileceğini, emniyet kemeri husususun netleşmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası kapsamından davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacının yolcu konumunda olduğu aracın kusursuz olduğunun anlaşıldığı, maluliyet raporunun hükme elverişli olduğu, taraflara tebliğ edilen hesap raporuna karşı davalının beyanda bulunmadığı, davacının müterafik kusurlu olduğunu gösterir dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 57.382,14 TL maddi tazminatın 16.12.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faize göre yapılmasını, bakiye ömür hesabında mükerrerlik olmaması için verilmesi gereken desteğin 22.05.2071 tarihine kadar olması gerektiğini, askerlik süresinin gözetilmesini, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, hesaplamada dönemler itibariyle mükerrerlik bulunmadığı, askerlik süresinde de davacının daha fazla efor sarf edeceği, hükme esas alınan ücrette hata bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporu alınmadan ceza dosyasında alınan kusur raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılmasını, maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, hesap raporuna itirazlarının incelenmediğini, emniyet kemerinin kullanılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, kaza nedeniyle elde edilen gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.07.2017 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle itiraz aşamasında ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına, kaldı ki kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesince verilen karar uyarınca davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına, tazminat hesabına ilişkin raporda hesap yönteminin yerinde olmasına,
davalının hesap raporuna yönelik itirazda bulunmamasına, davacının geçici bakıcı gideri talebi bulunmadığından bu yöne ilişkin temyizde davalının hukuki yararının bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 02.07.2017 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2305, K. 2023/7438, 5 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama