KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2633 E., 2024/10284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1987 E., 2021/2538 K.
- Hüküm/karar
- Davalının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/390 Esas 2019/184 Karar
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, 26.08.2015 tarihinde davalı ... Müdürlüğüne ait araç sürücüsünün neden olduğu kazada, araçta bulunan ve polis memuru olarak görev yapan ...'ın vefat ettiğini, davalı ...
Müdürlüğünün aracın işleteni ve aracın şoförünü istihdam edeni sıfatı ile hem Karayolları Trafik Kanunu ve hem de Borçlar Kanunu'nda belirtilen sorumluluk ve teselsül ilkelerine göre sorumluluğunun bulunduğunu, davacıların müteveffanın eşi ve çocuğu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında maddi tazminat talebini davacı ... için 375.233,84 TL,
davacı ... için 150.622,76 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, kazanın araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinin de haksız olduğunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile bu kanuna dayalı yönetmelik gereğince müteveffa polis memuru ...'ın annesi ...'a 11.839,50 TL, babası ...'a 11.839,50 TL ve davacı eş ...'a 55.251,00 TL nakdi tazminat ödemesi yapıldığını, ödemelerin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...’ın 26.08.2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle eşi ... için 375.233,84 TL, kızı ... için 150.622,76 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlendiği, kazada, tarafların miras bırakanının kusurunun bulunmadığı, aktüer bilirkişi tarafından nakdi tazminat tutarı olarak ödenen tutarın tamamının maddi tazminat tutarından düşülmesi hatalı ise de bu durumun davalı lehine olduğu,
nakdi tazminat tutarının bir kısmının maddi bir kısmının manevi zararların tazmini için olduğu bu kapsamda nakdi tazminatın tutarının yarısının maddi kalan yarısının manevi tazminat olarak ödendiğinin kabul edileceği bu kapsamda dahi talep edilen manevi tazminat tutarlarının davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, kazada müteveffanın kusursuz olması,
tüm dosya kapsamı değerlendirilerek bu halde dahi makul ve yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ... için 375.233,84 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 30.000,00 TL manevi tazminatın ... için 150.622,76 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 26.08.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davaya konu ölümlü trafik kazasına aracı kullanan ...'ın kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, araç sürücüsü ...'ın trafik kurallarına riayet etmeyerek kaza yerindeki azami hız limitinin üzerinde bir hızla seyrettiğini, araç sürücüsünün kusurlu davranışı yüzünden davacının açmış olduğu davada, idarenin kazaya sebebiyet veren taraf olarak tanımlanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin kusur sorumluluğu ilkesi gereğince sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hizmet kusuru nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı gibi,
dava konusu olayda idarenin kusursuz-objektif sorumluluğu ilkesine de dayanılamayacağını, araç sürücüsünün kusurunun idare ile zarar arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırdığını, manevi tazminatın mesnetsiz ve miktarının fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasının doğru olmadığını, ayrıca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile bu kanuna dayalı yönetmelik gereğince müteveffa polis memuru ...'ın annesi ...'a 11.839,50 TL,
babası ...'a 11.839,50 TL ve davacı eş ...'a 55.251,00 TL nakdi tazminat ödemesinin 02.09.2015 tarihli dilekçelerine istinaden yapıldığına ilişkin belgelerin sunulduğunu, kabul kararının eksik incelemeye dayalı olarak usul ve yasaya aykırı bir şekilde tesis edildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıya ait aracın neden olduğu tek taraflı kazada araçta bulunan ...’ın vefatı nedeniyle davalı ...
Müdürlüğünün 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi gereğince işleten olarak sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik olmadığı, Mahkemece davacı eş yönünden 30.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiş, ödenen tazminatın 30.000,00 TL'sinin manevi tazminata sayılması halinde kalan miktarın maddi tazminattan mahsup edilecekken bilirkişi tarafından 2330 sayılı Yasa kapsamında yapılan ödemenin tamamı faizi de eklenerek maddi tazminattan mahsup edilmesi nedeniyle davalının sorumlu tutulduğu toplam tazminat ve hesaplamaya esas alınan yaşam tablosu ve diğer veriler davalı lehine olduğundan istinafa başvuran taraf aleyhine değerlendirilmediği,
manevi tazminat takdirinde usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davaya konu ölümlü trafik kazasına aracı kullanan ...'ın kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, araç sürücüsü ...'ın trafik kurallarına riayet etmeyerek kaza yerindeki azami hız limitinin üzerinde bir hızla seyrettiğini, araç sürücüsünün kusurlu davranışı yüzünden davacının açmış olduğu davada, idarenin kazaya sebebiyet veren taraf olarak tanımlanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin kusur sorumluluğu ilkesi gereğince sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hizmet kusuru nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı gibi,
dava konusu olayda idarenin kusursuz-objektif sorumluluğu ilkesine de dayanılamayacağını, araç sürücüsünün kusurunun idare ile zarar arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırdığını, manevi tazminatın mesnetsiz ve miktarının fahiş olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2633, K. 2024/10284, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama