KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2700 E., 2023/11849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/226 E., 2021/85 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.119 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'nin 12.11.2015 tarihli nüshasında "Gülencilerin Montaj Üssü Amerika'da" başlıklı haberde 17-25 Aralık darbe sürecinde servis edilen tapelerin Everest Production firmasında yapıldığını, telefon konuşmalarından alınan örnek ses dalgalarıyla üretilen montaj tapeleri içeren ses dosyalarının paralel yapı tarafından CHP'li ... aracılığı ile genel başkana gönderildiği iddialarının yer aldığını, haberin gerçeğe aykırı, iftira ve karalamadan ibaret olduğunu, amacın davacı ve mensubu olduğu partinin itibarının sarsılması olduğunu belirterek kişilik haklarına saldırı nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi verilmemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.06.2016 tarihli ve 2015/486 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın yayım tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 18.02. 2019 tarihli ve 2016/15827 Esas, 2019/757 Karar sayılı ilamıyla, "... Mahkemece, davacı aleyhine verilen haberin ciddi bir suç isnadı olduğu ve hiç bir dayanak gösterilmeden haber olarak verilmesinin ifade ve haber verme özgürlüğü sınırlarını aştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin gerekçeli kararında davacı hakkındaki iddiaların suç isnadı içerdiğinin kabul edildiği gözetildiğinde, davacı hakkındaki suç isnadı ile ilgili olarak soruşturma başlatılıp başlatılmadığı, başlatılmış bir soruşturma var ise de sonucunun ne olduğu, kovuşturmaya geçilerek kamu davası açılıp açılmadığı araştırılmalıdır.
Davalı şirket sorumluları hakkında davacıya karşı olan eylemleri nedeniyle soruşturma başlatılıp başlatılmadığı, başlatılmış bir soruşturma var ise sonucunun ne olduğu, kovuşturmaya geçilerek kamu davası açılıp açılmadığı araştırılarak, davaya konu yayınla ilgili olarak sorumlular hakkında açılmış bir ceza davası var ise sonucunun beklenmesi ve bu neticeye göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir ..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "...Bozma kararı doğrultusunda Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak davacı hakkında dava konusu yazı sonrasında soruşturma yapılıp yapılmadığının sorulduğu, herhangi bir soruşturma yapılmadığının bildirildiği somut olayda, davaya konu haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o dönemdeki telefon konuşmalarından alınan örnek ses dalgalarıyla üretilen montaj tapelerin paralel medya tarafından CHP yöneticilerine ve bazı medya kanallarına servis edildiği,
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun meclis grup toplantısında yayınlamış olduğu ses dosyalarının paralel yapı tarafından CHP'li ... aracılığı ile gönderildiği şeklinde haber verildiği, söz konusu haberde geçen sözlerle, davacıyı paralel yapı ile ilişkilendirme ve işbirliği yapma gibi isnatta bulunulduğu ve bu tür isnadın davacıyı bir terör örgütü olduğu iddia edilen paralel yapı ile aynı seviyede ve işbirliği içinde olma şeklinde görülmesi sonucunu doğuracağı,
bu şekilde verilen haberi doğrulayan herhangi bir kanıt sunulmadığı bu şekilde davacı aleyhine verilen haberin ciddi bir suç isnadı olduğu ve hiç bir dayanak gösterilmeden haber olarak verilmesinin ifade ve haber verme özgürlüğü sınırlarını aştığı, davacının saygınlığını düşürecek nitelikte olduğundan davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacağı ancak manevi tazminatın zenginleştirme aracı olmadığı, tarafların sosyal ekonomik durumu, olayın oluş şekli ve ayrıca manevi tazminatların caydırıcı olma özelliği dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı gerekçesiyle;
davacının davasının kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın haberin yayım tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının taraf olarak usulünce gösterilmediğini, gazetenin tüzel kişiliği bulunmadığını, sözlü yargılama usulüne uygun yargılama yapılmadığını, savunma hakkının sınırlandığını, davacının kişilik haklarına saldırı yapılmadan basın ve ifade özgürlüğü kapsamında habercilik yapıldığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Yeni Akit Gazetesinin 12.11.2015 tarihli nüshasında yayımlanan "Gülencilerin Montaj Üssü Amerika'da" başlıklı haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalının manevi tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24 üncü maddesi, 5187 sayılı Basın Kanununun 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesine göre, hâkim tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği, mahkemenin tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edeceği; aynı Kanun'un 186 ncı maddesinde ise mahkemenin, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçileceği, bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşmanın iki haftadan az olmamak üzere erteleneceği, hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta. Yargıtay bozması sonrası yapılan duruşmaların hiç birine davalı vekilinin katılmadığı, son celsede mahkemece tahkikatın bittiği tefhim edilmeden sözlü yargılamaya geçilerek duruşmada hazır bulunan davacı vekiline karar verileceği ihtar edilip son sözleri sorularak hüküm verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay bozma ilamı sonrası dosya yeni esasa kaydedilerek davalı vekiline 24.10.2019 tarihli duruşma gün ve saatini bildirir tensip zaptı ekli davetiye çıkartılmış ise de " belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu" bildirilmemiştir. Bu durum, davalı tarafın savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına da aykırıdır.
Mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararının bozulması gerekmiştir.
Dairemizin ilk bozma ilamında ...'nin yayıncısı olan Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklemcılık Limited Şirketi yerine tüzel kişiliği bulunmayan gazetenin davalı olarak gösterilmesinin maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmadığı vurgulanmasına rağmen aynı hatanın ikinci kararda da yapılması doğru görülmemişse de mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2700, K. 2023/11849, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama