KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2763 E., 2024/4773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2358 E., 2021/1661 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü-Davalının İstinaf Talebinin Kabulü,
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Davanın Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2017/570 E., 2018/649 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in babası, ... ve ...'nin oğulları olan ...'nin 05.02.2016 tarihinde direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpması akabinde karşı şeride geçerek dava dışı sürücü ile yaptığı kaza neticesinde vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını, davalının müteveffanın kullandığı aracın sigorta şirketi olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik her bir davacı için 100,00 TL destek tazminatını temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir.
Davacı vekili davacı ... için talebini 33.448,93 TL, davacı ... için 55.149,35 TL, davacı ... için 64.768,07 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, desteğin kullandığı aracın davalı ... şirketinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olduğunu, poliçe limiti sınırlı sorumlulukları olduğunu, desteğin kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle tazminat talebinin teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 05.02.2016 tarihli kazada davacılar desteğinin vefat ettiği ve destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, kazanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan son değişiklik öncesi meydana geldiği, davacıların üçüncü kişi olması sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri, dosyanın aktüerya bilirkişiye verildiği ve davacıların alabilecekleri tazminat miktarlarının belirlendiği, davacı vekilinin taleplerini artırdığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ...
Meşe için 33.548,93 TL davacı ... için 55.249,35 TL, davacı ... için 64.868,07 TL olmak üzere toplam 153.666,33 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 16.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda; dava konusu kazanın 05.02.2016 tarihinde desteğin asli ve %100 kusuru ile meydana geldiğini, 14.05.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı olduğunu, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu müteveffa sürücü ...'nin üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini, usul ve yasaya aykırı düzenlenen bilirkişi raporlarına itirazlarının gözetilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazaya sebebiyet veren aracın poliçe tanzim tarihinin 28.01.2016 olduğu, kazanın ise 05.02.2016 tarihinde gerçekleştiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre,
başvuru sahibinin desteğinin kusuruna denk gelen destek tazminatını talep etme hakkı olmadığı gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışı bırakan düzenleme olmadığı, davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda olduklarını, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesinin somut olay bakımından uygulanamayacağı gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 05.02.2016 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin 29.01.2016-29.01.2017 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 05.02.2016 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın C.11. maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı,
Anayasa Mahkemesi tarafından ZMSS Genel Şartları'nın değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan onama harcının temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2763, K. 2024/4773, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama