İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/279 K.2023/5588

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/279Karar2023/5588Tarih25 Nisan 2023Okuma13 dk · 2.534 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/279 E., 2023/5588 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Nisan 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/117 Esas - 2021/320 Karar
Hüküm/karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.534 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ..... ile davalı ... vekili Avukat......ş geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 25.04.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa....'ya ait olup davalılardan .....'ın sevk ve idaresindeki aracın 13.07.2006 tarihinde trafik kazasına karıştığını, meydana gelen kazada araçta yolcu olan müvekkilinin ağır yaralandığını, davalılar ... ve ...'nun müteveffa araç sahibi ...'nun mirasçıları olduklarını, aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması nedeniyle davaya Karayoları Trafik Sigorta Fonu'nun dahil edildiğini, davalılardan Yapı Kredi Sigorta AŞ'nin ise aracın kasko sigortacısı olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle fahiş zarar gördüğünü, kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini,

kaza nedeniyle sağ gözünde sinir felci meydana geldiğini, kafa travması nedeniyle de sağ eli ve ayağının felçli olduğunu, yaralanma nedeniyle tedavi gideri yapmak zorunda kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 386.921,72 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısının kusur oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun talep edilen meblağın zorunlu mali sorumluluk sigortası limitini aşan kısmı için geçerli olduğunu, müvekkili aleyhine temerrüt tarihinden itibaren faiz istenilebileceğini, manevi tazminat isteminin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı Karayolları Trafik Sigorta Fonu vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, meydana gelen olaydaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitiyle sınırlı olduğunu, tedavi giderinin ve maluliyet oranının ispatlanması gerektiğni, olayda hatır taşıması söz konusu olduğunu, faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Altınsu ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını kabul etmediklerini, davacının olaydan kısa süre sonra faili ve zararını bildiğini, davanın yasal sürede açılmadığını, müvekkillerinin murisi ...'nun davacıyı tanımadığını, davacının diğer davalı ...'ın kız arkadaşlarının arkadaşı olup misafirken anılan araçta bulunduğunu, murisin mirasının da borca batık olduğunu, bu konuda mirasın reddi davası açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ... müvekkilinin her ikisinin de Karayolları Trafik Kanununun 87 nci maddesinde açıklandığı üzere kazaya karışan araca hatır için bindiklerini, meydana gelen trafik kazasının tamamen aracın bakımlarının eksikliğinden ve teknik arızasından meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin hatır için şoförlüğünü üstlendiği bir araçta meydana gelen trafik kazasının hukuki sorumluluğunu üstlenmesinin olası olmadığını, kaza sonrası tutulan kaza tutanağında hiçbir şekilde hız limitinin aşımından söz edilmediğini, normal hıza rağmen bu kazanın oluşumunun şaşırtıcı olduğunu,

kazanın oluş nedeninin tamamen kullanılan aracın mekanik aksamındaki hatadan meydana geldiğini, yaşanan olay nedeni ile hukuki sorumluluğun hiçbir şekilde müvekkiline ait olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 24.11.2011 tarihli 2008/101 Esas ve 2011/645 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat isteminin kabulüne, 386.921,72 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılardan Karayolları Trafik Sigorta Fonu, ..., ..., ...Altunsu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.11.2013 tarihli 2012/5048 Esas ve 2013/21422 Karar sayılı kararı ile; "...Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalılar vekilleri dava konusu kazaya ilişkin olarak davacının kendi isteği ile araca bindiğini belirtmek suretiyle hatır için taşındığını savunmuş, davacı vekili de 22.05.2008 havale tarihli dilekçesi ile taşımanın hatır taşıması olduğunu açıklıkla kabul etmiştir.

Hatır taşımaları ticari bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda mülga 818 sayılı BK'nın 43 üncü maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim, tazminattan mutlaka indirme yapma zorunda değilse de, bunun dahi nedenini karar gerekçesinde tartışması gerekir.

Bu itibarla, mahkemece, davacının hatır yolcusu olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken anılan iddia ve savunma üzerinde durulmadan olayın özel şartları göz önüne alınıp tartışılmadan olay sanki bir ücret karşılığı taşıma imiş gibi karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu yönü ile mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Öte yandan, tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44 üncü maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgili olup, “Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı” yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur.

Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer birtakım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir.

Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir.

Somut olayda; davacının, davalı sürücü... ile davalılar... ve...'in murisleri... ve dava dışı şahıslarla birlike konserde eğlendikleri, alkol aldıkları ve alkol aldığı bilinen davalı ...'in yönetimindeki araca binerek, döndükleri sırada dava konusu kazanın meydana geldiği sabit olup, bu durum Borçlar Kanunu'nun 44 üncü maddesine göre hesaplanacak tazminattan indirim sebebini oluşturur.

Davacının hatır yolcusu olması nedeniyle Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesi ile yapılan indirim, aynı Kanun'un 44 üncü madde hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de nazara alınarak mahkemece, hesaplanan tazminattan indirim yapılmaması da doğru olmamış, hükmün mümeyyizler yararına bozulması gerekmiştir. Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47 nci maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden,hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda mahkemece, davacının hatır yolcusu olması ve alkol aldığını bildiği davalı ...'in yönetimindeki araca binmesi de nazara alınarak davacıya uygun bir manevi tazminat tayin ve takdiri gerekirken anılan hususlar nazara alınmadan yazılı manevi tazminat miktarına hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün davalılardan... ile... ve ...yararına bozulması gerekmiştir.

Davalılardan Karayolları Trafik Sigorta Fonu vekilinin temyizine gelince, bu davalının manevi tazminat isteminden sorumluluğu bulunmadığının mahkemece gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi maddi tazminat isteminden de bu davalının poliçe limiti ile sorumluluğuna karar verilmemesi, poliçe limitinin hükümde açıkça belirtilmemesi de doğru olmamıştır.

Bu bağlamda yargılama gideri ve ücreti vekalet açısından sorumluluğunun da, belirlenecek poliçe limiti oranına göre tayini gerekir iken, yazılı şekilde maddi/manevi tazminat ayrımı yapılmaksızın kabul edilen toplam tazminatın tümü üzerinden, bu davalının sorumluluğuna karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemece, davalılardan Güvence Hesabının (Karayolları Trafik Sigorta Fonunun) temerrüdünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 8 inci ve 108 inci maddelerine göre çıkartılmış bulunan Karayolları Trafik Garanti Hesabı Yönetmeliğinin 13 ve 14 üncü madde hükümlerine göre belirlenmesi gereğinin gözardı edilmesi de doğru bulunmamıştır.

Yargılama sırasında 25/02/2011 tarihinde yürürlüğü giren ve 2918 sayılı yasanın 98 inci maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" ve Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı,

sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59'uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, anılan bu davalının sorumluluğunun tedavi giderleri yönünden devam edip etmediği, bu bağlamda "Sosyal Güvenlik Kurumu'" tarafından davaya konu ödenmeyen tedavi gideri bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi de keza doğru olmamıştır.

Davacının istek kalemlerinden olan tedavi giderlerinin yapıldığı tarih esas alınmak suretiyle ilgili davalılar aleyhine temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken mahkemece yazılı şekilde olay tarihinden itibaren hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün mümeyyizler yararın bozulması gerekmiştir.

Mahkemece, ihbar tarihi hükme açıkça yazılmadan infazda kuşkuya yol açacak şekilde davalı ... şirketinin ihbar tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumlu tutulması da doğru olmamıştır." gerekçeleriyle mahkeme kararının temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin 16.03.2017 tarihli 2014/104 Esas ve 2017/98 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... ve ...'nun mirası hükmen reddetmeleri nedeniyle davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, 309.537,37 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı Karayolları Trafik Sigorta Fonu'nun sorumluluğunun poliçedeki limit olan 57.500,00 TL ile, davalı ...

AŞ'nin sorumluluğunun poliçedeki limit olan 10.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılardan Karayolları Trafik Sigorta Fonu vekili ile ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19.02.2020 tarihli 2017/3794 Esas ve 2020/1735 Karar sayılı kararı ile "...Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51 inci maddesi (818 sayılı BK. 43 üncü maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda, mahkemece, davacının araçta hatır için taşındığı kabul edilmekle birlikte tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken, %10 oranında indirim yapılması doğru görülmemiştir. Davalı ... Hesabının sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigorta şirketlerinin sorumluluğu ile paralel nitelikte ve kaza tarihindeki limit dahilincedir.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2 maddesi 5.fıkrası uyarınca,hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür.

Davalı ... poliçe limiti ile (57.500 TL) sadece maddi tazminattan sorumlu tutulmuş olmasına rağmen, hükmedilen maddi tazminatın tamamı için belirlenen avukatlık ücreti, yargılama gideri ve harç miktarlarından diğer davalılar ile birlikte sorumluluğuna karar verilmesi de doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir" gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalılar ... ve Karayolları Trafik Sigorta Fonu yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 270.845,20 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı Karayolları Trafik Sigorta Fonu'nun sorumluluğunun poliçedeki limit olan 57.500,00 TL ile, davalı ... AŞ'nin sorumluluğunun poliçedeki limit olan 10.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, davalılar ... ve ... hakkında verilen karar ile manevi tazminata ilişkin karar bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin hiçbir malvarlığı ve geliri olmadığını, davalılardan ... ve ...'nun mahkemenin takdir ettiği tazminatı ilk karar sonrasında icra dosyasına yatırdığı, ilk kararın bozulması üzerine de iade aldıklarını, bu durumda davacının malvarlığı olmayan bir şahıs hakkında davasını devam ettirip, maddi gücü yerinde olan davalılar hakkındaki davasını takipsiz bırakmasının bütün alacağını tahsil ettiği anlamına geldiğini,

her ne kadar mahkemece mirasın reddi sebebi ile davalılar ... ve ... ile alakalı talebin husumetten reddine karar verilmiş ise de bu kararın da mirasın reddi ile alakalı bütün yasal düzenlemelerin inkarı mahiyetinde olduğunu, mirasın reddi hakkının sonsuza kadar sürecek ve mirasçıların mirası iktisap ettikten sonra kendi tercihleri ile belirledikleri bir zamanda gerçekleştirebilecekleri bir tasarruf olmadığını, ölümün üzerinden uzun zaman geçtikten sonra mirasın reddedildiğini, mahkemenin hukuka karşı hile niteliğindeki bu işlemi yasal ve geçerli saymasının kabul edilemeyeceğini,

davacıya yöneltilen yemin teklifi hakkında mahkemenin olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerektiğini, 07.10.2021 tarihli duruşmada yemin teklifinin mirasın reddi göz önüne alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilerek geçiştirildiğini, oysa taleplerinin diğer davalılara yönelik değil, davacıya yönelik olduğunu, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceğini, mahkemenin bu teklifi reddetme yetkisi de bulunmadığını,

davacının maddi imkanı olan ve mirası yasal süreler geçtikten çok sonra kanuna karşı hile yapmak için ret kararı alan davalılar ile alakalı davasından vazgeçmek suretiyle alacağını tahsil ettiğini ve davanın konusuz kaldığını ikrar ettiğini, davacının bütün tazminat haklarını ... ve ...’dan almış olduğundan maddi durumu iyi olan bu şahıslardan talepte bulunmaktan vazgeçtiğini, üzerinde hiçbir mal varlığı bulunmayan ve bu kaza sebebiyle bütün geleceği de kararmış olan müvekkili hakkındaki davayı ısrarla devam ettirdiğini, bu hususun incelenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu,

ayrıca davacıya yemin teklif edilmesinin de mahkemece reddedilmesinin savunma haklarını kısıtladığını, bu nedenlerle kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan, davalılardan ...'ın sevk ve idaresinde, davalılardan ... ile ...'nun murisi ...'ya ait olup davalılardan Yapı Kredi Sigorta AŞ'nin ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/279, K. 2023/5588, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/279
Karar No
2023/5588
Tarih
25 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/280 K.2023/5833
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/282 K.2023/5817
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/286 K.2023/1903
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/290 K.2023/2237
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/292 K.2023/1892
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/315 K.2023/5594

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.