İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2892 K.2024/4616

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/2892Karar2024/4616Tarih13 Mayıs 2024Okuma8 dk · 1.503 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/2892 E., 2024/4616 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mayıs 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/2849 Esas, 2021/1901Karar
Hüküm/karar
Davanın Kabulüne/Esastan Reddine
İlk derece mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/1355 Esas, 2019/961 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.503 kelime·8 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, tedavi gördüğünü, oluşan kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kusurlu aracın kaza tarihinde davalı ... bünyesinde sigortalı olduğunu belirterek şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusur oranında sorumluluğu olduğunu, ilgili yerlerden gerekli raporların alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 101.299,21 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafça genel şartlara uygun olarak eksik evrak ikmal edilmeden davanın açıldığını, dolayısıyla başvuru şartı yerine getirilmeden dava açılmış olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, hükme esas alınan 15.05.2019 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, söz konusu raporda kulak burun boğaz uzmanını imzasının bulunmadığını, düzenlenen raporun yönetmeliğe aykırı olduğunu, davacının olay tarihinde ... plakalı araçta ücretsiz taşındığını bu nedenle hesaplana tazminattan % 20 ' den aşağı olmamak üzere indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatlarından sorumluluğunun kalmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, davacı tarafça dava dilekçesinde sadece sürekli iş gücü kaybı nedeni ile tazminat talebinde bulunulduğu ve Mahkemece taleple bağlı kalınarak hüküm tesis edildiği, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı hakkında hüküm tesis edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru olmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sonucu sürekli iş gücü kaybı nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Anayasa’nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” denilmek suretiyle davaların makul süre içinde bitirilmesi gerekliliği ifade edilmiştir. Bu ilke gereğince devlet, yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyecek etkin önlemleri almalıdır. Diğer taraftan, Anayasa’nın 142. maddesinde ise “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre kanun koyucu Anayasa’ya aykırı olmamak kaydıyla yargılama usulüne ilişkin kuralları belirleme ve bu konuda ihtiyaç duyduğu düzenlemeleri yapma konusunda takdir yetkisine sahiptir.

Uyuşmazlıkların yargı yetkisi kullanan mahkemeler aracılığıyla çözülmesi esas olmakla birlikte her uyuşmazlığın çözümünün mahkemelerden beklenmesi mahkemelerin iş yükünün artmasına ve davaların makul sürelerde bitirilememesine yol açabildiği gibi bu durum tarafların menfaatlerine de aykırı olabilmektedir. Bu itibarla, kanun koyucunun, Anayasa’nın 141 ve 142. maddelerinde düzenlenen yetki ve sorumlulukları kapsamında yargının iş yükünün azaltılması, adalete erişimin kolaylaştırılması ve usul ekonomisinin gerçekleştirilmesi için dava şartları öngörmesi ve alternatif uyuşmazlık yöntemleri benimsemesi anayasal takdir yetkisi dahilinde kabul edilmelidir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması da bu kapsamda düzenlenmiş bir dava şartıdır(HMK 114/2).

KTK 97. madde değişikliği ile sigorta şirketine başvurunun dava şartı haline getirilmesinin amacı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce rizikonun gerçekleştiği konusunda bilgisi olmayan ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulmasının sağlanması suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargıya taşınmadan çözülmesi böylece hem talepte bulunanın tazminat alacağına bir an önce kavuşmasının temini hem de yargının iş yükünün azaltılmasıdır.

Dava şartı başvurunun yerine getirildiğinin kabul edilebilmesi için başvurunun nasıl ve hangi belgelerle birlikte yapılacağına ilişkin Kanun’da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak düzenlemenin az yukarıda açıklanan amacının gerçekleşebilmesi ve sigorta kuruluşunun sorumlu olup olmadığını, sorumlu ise hangi miktarda sorumlu olduğunu belirleyebilmesi için başvurunun asgari bilgi ve belgeleri içermesi gerektiği benimsenmelidir. Aksi halde yasak savma kabilinden yapılacak başvurular amaca ulaşılmasını engelleyeceği gibi süreci uzatması sebebiyle tarafların menfaatlerine de aykırı olacaktır.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın tazminat ve giderlerinin ödenmesi başlıklı B2 maddesinde “sigortacı; hak sahibinin kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı hak sahibine öder.

Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisini hak sahibinden ya da başka kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu genel şartların ekinde yer alan ve başvuru sırasında sigorta şirketine sunulması gereken belgeler ise “Bedeni Zararlar Sürekli Sakatlık Halinde” (1) 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu (2) Hak sahibi gerçek kişiler için T.C kimlik numarası (3) Kaza raporu (4) Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi (5) Hak sahibine ait banka hesap bilgileri olarak belirlenmiştir.

Bu şekilde bir düzenleme olmasaydı bile anılan belgelerin hak sahibinin zararı olup olmadığını, varsa zararın kapsamını tayin hususunda gerekli olduğu açıktır.

Somut olayda; Davalı ... şirketine başvuru yapılırken kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış sağlık kurulu raporu ile zararın varlığına ve hesaplanmasına ilişkin gerekli diğer belgelerin sunulmadığı, Davalı ... şirketince eksik belgeyle başvuru yapılmasından dolayı ödeme yapılamayacağının, eksik belgelerin tamamlanarak iletilmesi halinde talebin değerlendirileceğinin davacıya bildirildiği, buna rağmen yazı gereği yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmış bir sağlık kurulu raporu, kaza tespit tutanağı, hesap bilgileri ve gelir belgesi mevcut olmaksızın yapılan başvurunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesindeki düzenlemenin hem lafzına, hem de ruhuna aykırı olduğu açıktır.

Dairemiz sayın çoğunluğunca da gerekli belgelerle sigorta şirketine başvurulması dava şartı olarak kabul edilmektedir. Ancak hiç başvuru olmaması halinde bu durumun yargılama sırasında tamamlanabileceği kabul edilmezken, eksik ve hatalı belge ile başvurulmasının tamamlanabileceği benimsenmektedir. Bu görüşe katılma imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava şartına ilişkin her eksiklik şayet tamamlanması caiz ise ancak ait olduğu aşamada tamamlanabilir.

Sonraki bir aşamada tamamlanması eksik olduğu aşamadaki sakatlığı gidermez. Sigorta kuruluşuna başvuru aşamasında tamam olması veya tamamlanması gereken belgelerin eğer bu belgelerin mevcudiyeti dava şartının bir unsuru olarak kabul ediliyor ise bu aşamada tamamlanması gerekir.

Sigorta kuruluşuna başvuru aşaması geçildikten ve mahkeme aşamasına gelindikten sonra sigorta şirketine usulüne uygun şekilde ibraz edilmesi gereken belgelerin tamamlanması dava şartı eksikliğini gidermez.

Bu şekilde dava şartı eksikliğinin tamamlanabileceğinin kabul edilebilmesi için (bizce böyle bir çözüm tarzı da yerinde olmamakla birlikte) yargılamanın durdurulması, eksik olan belgeler tamamlandıktan sonra bu belgelerle birlikte sigorta şirketine başvurması için davacıya (hak sahibine) süre verilmesi, süresi içinde yapılan başvuru sonucunda ödeme gerçekleşmiş ise davanın usulden reddine karar verilmesi, ödeme gerçekleşmemiş ise davaya kaldığı yerden devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekir.

Daire çoğunluğunca bir taraftan tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilip öbür taraftan bu dava şartının ilgisiz bir aşamada tamamlanabileceğinin kabul edilmesi çelişkili olduğu gibi hiç başvuru yapılmaması şeklindeki usuli eksikliğin tamamlanamayacağının ancak gerekli belgeler olmaksızın yapılan başvurudaki usuli eksikliğin tamamlanabileceğinin kabul edilmesi de çelişkilidir.

Açıklanan tüm bu sebeplerle, derece mahkemelerinin kararının bozulması gerektiğini düşündüğümden aksi yönde tezahür eden çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2892, K. 2024/4616, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2892
Karar No
2024/4616
Tarih
13 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/2894 K.2024/6202
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2899 K.2024/3059
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2900 K.2024/8698
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/2900 K.2024/6902
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/2907 K.2024/6903
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/2925 K.2024/2597

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.