İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2962 K.2024/1155

2- ... 3- ... vekilleri Avukat ...

Esas2022/2962Karar2024/1155Tarih6 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.468 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/2962 E., 2024/1155 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Şubat 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1562 E., 2021/2017 K.
Davacılar
1- ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.468 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

2- ... 3- ... vekilleri Avukat ...

DAVA TARİHİ : 14.11.2019

HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ

Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI

2019/846 E., 2020/369 K.

Taraflar arasındaki haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat Özge Göçtü geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine, yürütülen soruşturma neticesinde Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/557 Esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasında hırsızlık suçu isnat edilerek yargılandıklarını ve mahkemenin 05.06.2018 tarihli kararı ile beraat ettiklerini, müvekkili ...'nun, şikayete konu yer olan... adlı sitenin müteahhitlerinden ve inşaatı yapan ÜTS İnşaat Ltd.

Şirketinin iki kurucu ortağından birisi olduğunu, anılan sitenin inşaatının bittiğini ve oturumun başladığını, akabinde sitenin yöneticisi dava dışı Cevat İpek'in, müvekkili ...'nun asistanı olan davadışı Betül Demir'i arayarak sitenin deposunda kalan inşaat malzemelerinin siteden alınarak deponun yönetimine teslim edilmesini talep ettiğini, Betül Demir'in de diğer davacılara inşaattan arta kalan malzemelerin site deposundan alınarak iş bu deponun yönetime teslim edilmesi talimatını verdiğini, diğer müvekkillerinin, talimat gereği... adlı sitenin deposunda olan inşaat sonrası arta kalan malzemeleri (klozet, duvar kağıtları, musluk,

armatür vb.) toplayarak, kapalı kasa araca yerleştirirken daha önce adını bile duymadıkları davalı ...'ın, malzemelerin kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, müvekkili ...'nun, diğer müvekkili ...'yu arayarak "bir kısım malzemenin kendisine ait olduğunu söyleyen bir şahsın olduğunu" ifade ettiğini, sonrasında ...'nun "faturası varsa ibraz etsin verelim" diyerek cevap verdiğini, sonrasında davalı ...'ın olay yerinden ayrıldığını bir daha da gelmediğini, diğer müvekkillerinin, şikayete konu malzemelerle beraber kalan diğer tüm malzemeleri araca yükleyerek ÜTS İnşaat Ltd.

Şirketinin diğer ortağına ait olan depoya getirdiklerini, davalının 18.05.2017 tarihli kolluk şikayetinde,... adlı sitenin jenaratör odasından davacılar tarafından 100.000,00 TL bedelli banyo tesisat malzemelerinin rızası hilafına alındığı iddiasında bulunduğunu, olayın 15.05.2017 tarihinde gerçekleştiğini, akabinde 08.06.2017 tarihinde müvekkili ... tarafından keşide edilen Ankara 37. Noterliği'nin 14586 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturalarını sunması halinde söz konusu eşyaların teslim edileceği hususunun davalıya bildirildiğini,

ancak işbu ihtarnameye davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ve davalı tarafından fatura da ibraz edilmediğini, müvekkilinin bulunduğu konumun ehemmiyetinin farkına varan davalının, bu durumdan menfaat sağlama ve bu durumu zenginleşme aracı olarak görerek asılsız iddialarına ve fahiş isteklerine devam ettiğini, ceza dava dosyasına kazandırılan 31.01.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, malzemelerin siteden gündüz vakti herhangi bir zor kullanma olmaksızın alındığının görüldüğünü,

olay anına ilişkin kamera kayıtları incelenerek hazırlanan bilirkişi raporundan sonra davalının kötü niyetli olarak çalındığı iddia edilen malzemelerin faturalarını ceza dosyasına ibraz ettiğini, olayın tahkikatı sonrası Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi 05.07.2018 tarihli kararı ile tüm müvekkillerine beraat kararı verdiğini, şikayetten ve kamu davasından beklediğini alamayan davalının, verilen bu karardan sonra dahi uzunca bir süre malzemelerin teslimini talep etmediğini, kararın verilmesinden yaklaşık 1 yıl sonra 15.06.2019 tarihinde malzemelerin teslimini talep ettiğini,

bu süre zarfında müvekkillerinin malzemelerin muhafazasına devam etmek zorunda kaldıklarını, hal böyle iken iyi niyetiyle malzemeleri ilk günden teslime hazır olan müvekkili ... ve çalışanları olan diğer müvekkillerinin, yıllarca süren asılsız ve mesnetsiz işbu suçlama ile karşı karşıya kaldığını, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, çalışma ve sosyal çevrede itibar kaybettiklerini, olayların bu noktaya kadar sirayet etmesinin davacıları oldukça yıprattığını iş, sosyal ve aile yaşantılarını da derinden etkilediğini, müvekkili ...'nun, 32 yıldır iş ve ticaret hayatının içinde Ankara'nın tanınan iş adamlarından biri olduğunu,

müvekkiline ait şirketin yıllık kazancının yaklaşık 20.000.000 TL olduğunu, müvekkillerinden ...'in 3 yıldır; diğer müvekkili ...'nun ise 22 yıldır müvekkili ...'nun yanında şoför olarak çalıştıklarını belirterek müvekkillerinden ... için 100.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.05.2017'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasının kesinleşmediğini ve istinaf aşamasında olduğunu, ceza mahkemesinin suça konu malların müvekkilinin izni dışında alındığını kabul ettiğini, ancak hatalı bir değerlendirme ile söz konusu eylemin hukuksal olduğuna karar verildiğini, davacı ... ile dava dışı Umut Şahin'in o tarihte hissedarı olduğu ÜTS İnşaat Ltd.

Şirketince yapılan... isimli site projesini bitirdiğini, firmaca projeden kalan fazlaca malzemelerin tümünün alındığını, firmanın proje ile ilişkisinin tamamen kesilip, site yönetimine devrinden yaklaşık bir sene sonra 10.11.2016 günü, sitenin o dönemdeki yöneticisinin onayı ile müvekkiline ait olan malzemelerin sitenin kilitli bulunan jeneratör odasına konulduğunu, iddia edildiği gibi söz konusu malzemelerin içerisinde klozet, duvar kağıdı gibi ürünler bulunmadığını, söz konusu yerin inşaat firmasının artan malzemelerinin saklandığı depo olmadığını, sitenin jeneratör odası olduğunu,

söz konusu sitenin 52 dairelik bir proje olup her daireye ait bütün bataryalarının takılı olduğunu, müvekkiline ait olan malzemelerin yaklaşık 200 daireye yetecek düzeyde olduğunu, (474 adet lavabo bataryası, 205 adet mutfak bataryası, 293 adet banyo bataryası, 285 adet ara musluk) söz konusu malzemelerin inşaat yapımından kalan yedek veya fazlaca mallar olması ihtimalinin de bulunmadığını, bu kadar ürünün yedekte tutulmasının işin ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sitenin, yönetime teslim edilerek firma ile ilişkisi kesilmesinden yaklaşık 2 sene geçmiş olduğunu,

söz konusu ürünlerin davacılara ait olma ihtimalinin bulunmadığının bilinmesi gerektiğini, davacıya ait ÜTS İnşaat Ltd.

Şirketinin o dönemde ve sonrasında yapmış olduğu inşaat bulunmadığını, bahse konu jeneratör odasının anahtarlarından birinin müvekkilinde birinin de o dönemde sitede görevli olan davadışı Durmuş Aşık isimli kişide bulunduğunu, müvekkilinin yaklaşık 1 sene boyunca ihtiyaç halinde söz konusu jeneratör odasındaki eşyalarından ara ara temin ettiğini, sitenin yöneticisinin değişmesi akabinde yeni yönetici dava dışı Cevat İpek'in ürünlerin ÜTS İnşaat Ltd.

Şirketi tarafından alındığı tarih olan 15.05.2017 tarihinden yaklaşık 3-4 hafta önce, apartman görevlisi Durmuş Aşık aracılığı ile müvekkiline telefonla ulaştığını ve söz konusu malları almasını müvekkilinden istediğini, müvekkilinin de ürünleri koyacak bir depo aradığını ve en kısa zamanda ürünleri alacağını telefonda bildirdiğini, sitenin o dönemdeki yöneticisinin de söz konusu malların müvekkiline ait olduğunu bildiğini, müvekkiline ait söz konusu malların o tarihlerdeki güncel değerinin 300.000,00 TL olduğunu, Sönmez İnşaat ve İş Makinaları A.Ş. şirketi,

kiracısı olan Baumax firmasının batması neticesinde kira bedeli alacaklarını tahsil edemediğini ve kira bedellerine karşılık söz konusu malları teslim aldığını, akabinde güncel değeri 300.000,00 TL olan malzemeleri müvekkilinin 90.000,00 TL'ye Sönmez İnşaat ve İş Makinaları A.Ş.'den satın aldığını bu sebeple yapılan kolluk şikayetinde tutara 10.11.2016 tarihli fatura bedelinin yaklaşık halinin yazıldığını, müvekkiline ait 2 adet şirket bulunduğunu, müvekkilinin beyan tarihinde, faturalı malzemelerinin izni dışında alıkoyulmasından dolayı malzemelerine zarar gelip gelmediğini bilemediğini,

dolayısıyla malzemelerin kendisi yerine güncel bedelini istemenin zenginleşme aracı olmayıp mevcudunu koruma gayesi olduğunu, müvekkilinin, olay tarihinden itibaren 3 gün boyunca dava dışı Umut Şahin'in karşı tarafa ulaşmasını beklediğini, dava dışı Umut Şahin'in davacı ...'ya ulaşmasına rağmen davacı ...'in, müvekkiline olumlu bir dönüş sağlamadığını ve dolayısıyla müvekkilinin, 18.05.2017 tarihinde kolluk şikayetinde bulunduğunu ve söz konusu olaya konu mallara ait faturaları kolluk şikayeti aşamasında ibraz ettiğini,

davacı tarafça müvekkilinin kolluk şikayeti ve fatura ibrazından 23 gün sonra ihtarname düzenlendiğini ve faturaların yeniden ibrazı istendiğini, müvekkilinin zaten evvelce fatura ibrazını yaptığı için ihtarnameye cevap verilmediğini, davacı tarafın söz konusu malların kendilerine ait olmadığını ilk günden itibaren bildiğini, kaldıki şirket ile ilişkisi 2 sene önce kesilmiş olan siteye ait odaya girip oradaki malları kendi uhdesine almanın, sonrasında da söz konusu jeneratör odası kendi iş sahasıymış gibi davranarak "fatura ibrazı talepli" ihtarname düzenlemenin abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin,

faturalı mallarının izni dışında alındığından bahisle şikayet hakkını kullandığını, müvekkilinin, 15.05.2017 tarihinde kendisine apartman görevlisi Durmuş Aşık tarafından gelen telefon sonucu faturalı mallarının kilitli kaldığı jeneratör odasından alındığından haberdar olduğunu bu sebeple olay yerine gittiğini, olay yerinde bulunan davacılar ... ve ...'nun, faturalı mallarını yüklediğine şahit olduğunu ve söz konusu davacılara malların kendisine ait olduğunu ve mallara ilişkin faturaların bulunduğunu bildirdiğini, davacıların, müvekkilince yapılan bildirimi önemsemediklerini,

diğer davacı patronlarının talimatıyla müvekkilinin rızası hilafına malları taşımaya devam ettiklerini, davacılardan ... ve ... ile davacı tarafın bahsetmiş olduğu Betül Demir isimli kişinin olay tarihinde söz konusu siteyi yapan ÜTS İnşaat Ltd.

Şirketinin çalışanı olmayıp davacı ...'ya ait başka bir şirketin çalışanı olduğunu, müvekkilince şikayeti gerektirecek yeterli delil ve emarelerin mevcut olduğunu, bu delil ve emarelerin mahkumiyet için yeterli sayılmamasının müvekkilinin şikayetinin haksız olduğu sonucunu yaratmayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; ceza dosyası ve tarafların beyanlarına göre davalının... sitesinin jenaratör odasında kendisine ait olan ve toplam değeri 100.000 TL olan banyo tesisat malzemelerinin eskiden sitenin müteahhitliğini yapan ve halen de aynı sitede oturan Umut Şahin'in rızası ile bir süre kalması için bıraktığı, 15.05.2017 günü sitenin apartman görevlisi olan Durmuş isimli kişinin davalıyı arayarak sitenin diğer müteahhit ortağı olan davacı ...'nun yanında çalışanları ile siteye geldiğini söylediği,

davacı ...'nun yanındaki diğer iki davacı ... ve Orhan Kemal Özüduru ile 06 FD 3234 plakalı araç ile siteye gelip davalıya ait olan banyo tesisat malzemelerini bu araca yükledikleri, davalının malzemelerin kendisine ait olduğunu söylediği ancak şahıslara engel olamadığı ve fatura da ibraz edemediği, davacıların bu malzemeleri alarak götürdükleri, sitenin müteahhit ortağı Umut Şahin'in eşyaların iadesi hususunda aracı olmasına rağmen davalıya bu eşyaları iade etmedikleri, davalının malzemelerin faturasını sonradan soruşturma dosyasına ibraz ettiği, sonrasında davalının davacılar hakkında suç duyurusunda bulunduğu,

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/101864 soruşturma nolu dosyasında davacılar hakkında Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık suçundan Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası ikame edildiği, yapılan kovuşturma neticesinde Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/557 E. 2018/572 K. sayılı kararı ile dosyamız davacılar hakkında Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık suçundan dolayı 05.07.2018 tarihinde taraflar arasındaki eylemin hukuksal mahiyet arz ettiği gerekçesiyle her bir sanığın ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği,

kararın istinaf incelemesinden geçerek 24.02.2020 tarihinde kesinleştiği, işbu dava ile davacıların davalının haksız şikayeti sebebiyle kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat talebinde bulundukları, incelenen ceza dosyası kapsamında; dosyaya ibraz edilen faturalara göre davalıya ait malzemelerin davacılar tarafından sitenin deposundan alındığı, davalının o anda fatura ibraz edemediği, ancak soruşturma esnasında faturaları dosyaya biraz ettiği, davalının da soruşturmaya konu malzemelerin kendisine ait olduğu ve kendisinden izinsiz olarak alındığı iddiasıyla anayasal haklarını kullanarak davacılar hakkında şikayetçi olduğu,

hal böyle olunca, davalının şikayetinin olağan kuşku üzerine yapıldığının ve hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği, davalının sırf davacıları zararlandırmak kastıyla hareket etmediği, davalının bu nedenle davacılara manevi tazminat ödemek durumunda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafından müvekkillerinin hırsızlıkla suçlandığını, müvekkili ...’nun tanınan bir iş insanı olduğunu ve bu suçlama nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini, olay nedeniyle müvekkillerinin manen zarar gördüklerini, şikayet hakkı sınırlarının aşıldığını, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya bakıldığında, davacı ... ile davalının aynı sitenin inşaatında çeşitli işler yaptıkları, inşaatın tamamlanmasında sonra davacı ...’nun talimatı ile işçileri olan diğer davacılar tarafından sitede bulunan bir kısım inşaat malzemesinin araca yüklenerek götürülmek istendiği ancak bunu gören davalının itiraz ederek malzemelerin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü ve davacılar hakkında şikayetçi olduğu görülmüş olup Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucu şikayetle ilgili yeterli delil ve emare bulunduğu kabul edilerek davacılar hakkında

“Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık” eyleminden cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacılar hakkında beraat kararı verilmiş olmasının şikayetin haksız olduğu anlamına gelmeyeceği, davacı ...’nun ceza dosyasındaki ifadesinde, şikayet konusu malzemelerin kendilerine ait olmadığını anladıkları yönünde beyanda bulunduğu, davalının sırf davacılara zarar vermek kastıyla hareket ettiğinin ispat edilemediği,

davalı hakkında iftira suçundan verilmiş bir mahkumiyet kararı da bulunmadığı, davalının şikayet hakkını anayasal sınırlar ve hak arama özgürlüğü çerçevesinde kullandığı, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından müvekkillerinin hırsızlıkla suçlandığını, müvekkillerinin ceza yargılamasında beraat ettiklerini, müvekkillerinin ceza soruşturmasından ceza tahkikatına kadar her aşamada malzemelerin teslimi için davalıdan fatura ibrazını istediklerini, davalının yaklaşık 100.000,00 TL değerinde olan mallardan 250.000,00 TL talep ederek menfaat sağlama yoluna gittiğini bu sebeple davalının fatura ibrazından kaçındığını, uzunca bir süre fatura ibraz etmeyen davalının, faturayı ibraz ettikten sonra da malzemeleri teslim almaktan imtina ettiğini,

müvekkili ...’nun tanınan bir iş insanı olduğunu ve bu suçlama nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini, davalının asılsız hırsızlık suçlamasıyla müvekkillerinin iş ve sosyal ortamlarında küçük düştüklerini, rencide olduklarını, olay nedeniyle müvekkillerinin manen zarar gördüklerini, şikayet hakkı sınırlarının aşıldığını, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Anayasa’nın 12, 17 ve 36 ıncı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.

Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar davacılardan ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle, anılan davacıların temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince davacı ...'ya yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılardan ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılardan ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'ya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2962, K. 2024/1155, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Tarihi : 14.11.2019
  4. İlk Derece Mahkemesi
  5. Sayısı
  6. I. Dava
  7. II. Cevap
  8. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. IV. İstinaf
  10. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  11. B. İstinaf Sebepleri
  12. C. Gerekçe ve Sonuç
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2962
Karar No
2024/1155
Tarih
6 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2968 K.2024/1295
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2980 K.2024/1472
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2982 K.2024/2110
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3002 K.2024/2109
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3011 K.2024/1120
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3013 K.2024/3429

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.