KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3032 E., 2024/9664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/41 E., 2021/1673 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü/davalının İstinaf Talebinin Kabulü Davanın Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 6.Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/437 Esas-2020/211 Karar
Karar Metni
1.436 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 08.05.2018 tarihinde Kocaeli ili Başiskele ilçesinde gerçekleşen trafik kazasında müvekkil şirket nezdinde Kasko Poliçesi kapsamında sigortalı araç ile davalılardan ...'nin maliki ve işleteni, davalılardan Soner İregür'ün sürücüsü olduğu araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiği,
olay sonrası kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 08.05.2018 tarihli kaza tespit tutanağında '' ... plakalı araç sürücüsünün kendisine göre ters yönden giderek kavşağa katıldığı sırada ışıklı kavşakta ışığın kendisine kırmızı yandığı sürede yeşil flaşör ışıklarda kavşağa hızlanarak giren ...'ün sevk ve idaresindeki otobüsün komple ön kısımları ile sigortalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, bu kazada davalı araç sürücüsü ...'ün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 47/1-b maddesini (kırmızı ışıkta geçmek) ihlal ettiği ve kusurlu olduğu'' belirtildiği,
gerçekleşen trafik kazası neticesinde sigortalıya ait aracın pert olduğu, araç bedeli olarak 234.000,00 TL belirlendiği 54.300,00 TL sovtaj düşüldüğü, sovtaj düşüldükten sonra müvekkil şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olan ... plakalı araç için 02.07.2018 tarihinde 179.700,00 TL hasar tazminatın ödenmiş olduğunun belirtildiği ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 53.850,00 TL'nin davalılara rücu edilmesini,
sigortalıya ödemenin gerçekleştiği 02.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Tic. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin davayı haksız fiile dayalı olarak açtığını, sigorta şirketi ile sigorta ettiren arasında haksız fiile dayalı olarak çıkan uyuşmazlıklarda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, sigorta şirketinin sigorta ettirenin haklarına halef olduğu için bu davaya bakmakta görevli mahkemenin de Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davaya konu trafik kazasının oluşumunda müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının sigortalısının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu,
davacının sigortalısının ters yola girdiğini ve kuralları ihmal ettiğini, müvekkili şirketin aracının kırmızı ışıkta geçmesinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda kusurlu olmadığının Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/23 Değişik iş nolu dosyası ile tespit edildiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru olmadığından davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin aracını Orient Sigorta A.Ş.'ye sigortalattırdığını, müvekkili şirketin aracının verdiği her türlü hasarın poliçe kapsamında olduğunu,
davalı tarafın uğradığı zararı Orient Sigorta A.Ş.'den talep etmesi gerektiğini beyanla usule ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ün gerçekleşen kazada %10 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı ... Nakliyat Ltd.
Şti tarafından Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/23 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmediği; davacı tarafından sigortalısına ödenen aracın kaza yaptığı tarihteki ikinci el piyasa değerine göre belirlenen hasar bedeli olan 160.700,00 TL ye göre %10'una isabet eden 16.070,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,16.070,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
ilgili alacağa 02.07.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; araç sürücüsü ...'ün Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-b maddesini (kırmızı ışıkta geçmek) ihlal ettiği 10.05.2018 tarihli kaza tespit tutanağı ile sabit olup yerel mahkeme kararında bu tutanağın hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'nda kırmızı ışık ihlali asli kusur olarak belirlenmesine rağmen davalı sürücünün kazanın gerçekleşmesinde tali kusurlu olduğu şeklindeki tespitin kabul edilebilmesinin mümkün bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu madde 84'te sürücünün kusurunun asli kusur niteliğinde olduğu açıkça ortaya konulduğu,
bilirkişi raporunda da bu tespitlere rağmen davalı sürücünün ikinci derecede %10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmasının ne raporda yapılan tespitlere, ne kaza tespit tutanağına ne de Karayolları Trafik Kanunu'na uygun düşmediğini, rapora itirazları doğrultusunda alanında uzman bir trafik bilirkişiden yeni bir rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının bozulmasına, davanın kabule karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafça ilk derece mahkemesince Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/23 Değişik İş numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkil şirketin herhangi bir kusuru olmadığının tespit edildiğini, söz konusu dosya içerisinde kazaya ilişkin kamera kayıtları mevcut olup ilk derece mahkemesince söz konusu değişik iş dosyası celp edilmesine rağmen alınan bilirkişi raporunda müvekkil şirkete %10 oranında kusur izafe edildiğini, ilk derece mahkemesince alınan iki rapor arasında çelişki olmasına rağmen bu çelişki giderilmeden ikinci rapor dikkate alınarak karar verildiğini beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit yaptıran . ..
San ve Tic Ltd Şti. karşı tarafından Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/23 D.iş sayılı dosyasında sigortalı ... aleyhine tespit yaptırıldığı, 08.05.2018 tarihinde meydana gelen iki araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında .. . plakalı araç sürücüsü ...'in olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kazada hasarlanan aracın toplam hasar bedelinin 24.810,67 TL olduğu,sürücü ...'in olayın meydana gelmesinde birinci derecede ve asli kusurlu olduğu, olayın bu tespitte anlatılan şekilde gerçekleştiği kanaatine ulaşıldığı,
bu rapora itibar edildiği gerekçesiyle HMK'nın 353-(1)-b-1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 23/09/2020 tarih 2019/437 Esas ve 2020/211 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince, kaldırılmasına, HMK'nın 353 üncü maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ödenen araç hasar bedelinin karşı araç maliki ve sürücüsü olan davalılardan rücuen tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363, 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü ve 1472 nci maddeleri
3. Değerlendirme: 1. HMK'nın 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün kusurunun bulunduğunun belirlendiği, davalı malikin başvurusu üzerine yaptırılan tespit dosyasında ise sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu buna karşın ilk derece mahkemesince dava dosyasında alınan kusur raporunda ise davalıya sigortalı araç sürücüsünün %10 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat hesaplaması yaptırıldığı görülmekle kusur tespitlerinde çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.
Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ve kaza tespit tespit tutanağı ile çelişkiler giderilecek şekilde rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre maddi tazminat miktarı takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
2. "Usuli kazanılmış hak" kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Dosya kapsamından, mahkemenin 23.09.2020 tarihli ve 2019/437 Esas-2020/211 Karar sayılı kararına karşı davalı ...'ün istinaf isteminde bulunmadığı, davacı vekili ve davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf talebi üzerine istinaf başvurusunun davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine kabul edilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta olup davalı ...'ün istinaf başvurusu olmadığından bu davalı yönünden 16.070,00 TL tazminat için davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3032, K. 2024/9664, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama