KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3101 E., 2024/7839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/82 E., 2022/58 K.
- Dava tarihi
- 02.08.2017
- Hüküm/karar
- Davalı Vekilinin Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Anamur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/227 E. - 2020/286 K.
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Anamur İcra Müdürlüğü'nün 2017/1 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ve borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, davalı borçlunun takibe karşı yapmış olduğu itirazın yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, 05.06.2010 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki aracı ile sebep olduğu kaza sonucu Sefa Yıldız'ın malul kaldığını, kaza tarihinde aracın yapılmasının zorunlu olan ve geçerli teminat tutarlarını içeren zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin olmadığının tespit edilmesi üzerine müvekkili ... aleyhine dava açıldığını,
Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/188 Esas 2016/301 Karar sayılı ilamı nedeniyle Anamur İcra Müdürlüğü'nün 2016/1502 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından 17.11.2016 tarihinde 124.854,16 TL icra dosyasına ödemede bulunulduğunu davalının araç maliki olarak yaptırmakta yükümlü olduğu zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptırmamış olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek müvekkili tarafından ödenen zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının haksız itirazı nedeniyle % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davacının ödediğini iddia ettiği icra takip dosyasındaki borcun dayanağı mahkeme dosyasının yargılaması devam ederken rücu davası açması gerektiğini, böyle bir dava açılmadığı gibi dayanak mahkeme kararı istinaf incelemesi neticesinde bozularak Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/5 Esas nolu dava dosyasında devam ettiğini, bu dava dosyasında davacı bulunan kişinin kendisine karşı talepleri belli olduğunu, keza davada kendisinin asli sorumlu, Güvence Hesabının ise kusursuz sorumlu olduğunu, Güvence Hesabının o davada bu yönde savunma yapmadığını ve verilen karar istinaf ya da temyiz etmediğini,
... açısından bu kararın kesinleşmesinin kendisini ilgilendirmeyeceğini ve güvence hesabının ödediği para nedeni ile yargılama yapılmadan icra takibi yapılamayacağını belirterek usul ve yasaya aykırı davasının ve kötü niyet tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile davalı Anamur İcra müdürlüğünün 2017/1 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin bu kararda mahkemece hüküm altına alınan miktar kadar sorumluluğunun olduğunu, Güvence Hesabının sorumluluğunun müvekkilinin yararını güvence altına alacağından müvekkilinden talep edilmeyen kısım yönünden Güvence Hesabının bir sorumluluğunun olmayacağından Güvence Hesabının bu kararı istinaf etmesi gerekirken yasal yollara müracaatta bulunmadan karar kesinleştiğinden bu rücu davasını açma hakkı bulunmadığını davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair verilen karar ve gerekçeleri usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, itirazın iptali talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3101, K. 2024/7839, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama