Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait, davalıya kasko sigortalı aracın meydana gelen kazada hasarlandığını açıklayıp 16.115,30 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayın şüpheli olduğunu, davacının kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve aracın kaza sonrası koruma önlemleri ve kurtarma tedbirlerinin alınmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; 26.06.2015 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.12.2018 tarih, 2018/4401 esas, 2018/12144 karar sayılı bozma ilamı ile "...Somut olayda mahkemece, 2.046,00 TL maddi tazminata hükmedilmişse de hükmedilen rakama nasıl ulaşıldığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır...davalı, davacıya ait aracın ilk hasarlanmasından sorumlu olup, davacının kazadan sonra yola devam edip zararın artmasına neden olduğu zarar bölümünden sorumlu değildir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 4.045,55 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz incelemesinin mümkün olmamasına göre karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.