KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3429 E., 2024/12929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/31 Esas - 2022/181 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/587 Esas - 2020/761 Karar
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Arsa ve Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı davalı ... tarafından kooperatif üyesi olan müvekkili hakkında yapılan şikayet nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve zimmet suçlarından ceza yargılaması yapıldığını; aynı şekilde adı geçen davalı, kooperatifin avukatı olan davalı ... ve ...'in eski eşi davalı ... tarafından yapılan şikayet üzerine yalan tanıklık nedeniyle de ceza yargılaması yapıldığını;
her iki ceza davası yönünde de müvekkili hakkında verilen beraat kararlarının kesinleştiğini, davalıların haksız şikayetleri nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını, kooperatifte bulunan yazlık evini değerinin çok altında satmak zorunda bırakıldığı için maddi zarara da uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'in davacı hakkında bir şikayetinin olmadığını, müvekkili ...'in şahsi olarak şikayet dilekçesi vermediğini, kooperatif adına dilekçenin sunulduğunu, müvekkili ...'in yalan tanıklık nedeniyle şikayet hakkını kullandığını, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların şikayet etmesi için dolaylı ve zayıf da olsa emarenin bulunduğu, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların şikayetçi olmasında az da olsa emareler bulunduğu, şikayetlerin olağan kuşku üzerine somut emarelere dayandırılarak yapıldığı, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığı, davalıların davacıya zarar vermek kastı ile hareket ettiğine dair delil olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, davalılar tarafından hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, ceza davalarında sanık olarak yargılanarak toplum önünde saygınlığının zarar gördüğünü, kooperatifte bulunan taşınmazını değerinin çok altında satmak zorunda kaldığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalılar tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalıların eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3429, K. 2024/12929, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama