KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/354 E., 2024/5037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/829 E., 2021/1347 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü/İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/638 E., 2019/170 K.
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı bulunan davalı şirket adına kayıtlı aracın, 18.08.2015 tarihinde, sürücüsü...'ün sevk ve idaresinde iken tek taraflı ölümlü trafik kazası yaptığını, trafik kaza tutanağında, aracı kullanan...'ın sürücü belgesinin olmaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesini ihlalinden dolayı kusurlu bulunduğunu, araçta bulunan ... isimli kişinin vefat ettiğini, müteveffa murislerinin Sigorta Tahkim Komisyonu'na müracaat ettiklerini,
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin müteveffanın annesi ...ya 67.525,51 TL, babası ...'a 57.363,80 TL'nin 27.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmettiğini, ayrıca yargılama giderleriyle avukatlık ücretine de karar verdiğini, kararın Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2016/6773 esas sayılı dosyası ile icraya koyduklarını, masraflar da dahil olmak üzere davacı şirketin 140.611,28 TL ödediğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince kazanın, gerekli ehliyete sahip olmayan kimseler tarafından aracın sevk edilmesi sonucunda meydana geldiğinden,
sigorta şirketinin, sigorta ettirene rücu edebileceğini hüküm altına aldığını, sürücü...'ın da ehliyetinin olmaması nedeniyle müvekkili şirketin rücu hakkı doğduğunu, talep edilmesine rağmen toplam miktarın davalı şirket tarafından ödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin ödediği miktardan davalının kusuruna göre ödemesi gereken 140.611,28 TL'nin 12.05.2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirkete ait aracın tek taraflı kazasında, ekip şefi ... ve ekibin iş güvenliği görevlisi... 'ün hayatını kaybettiğini, ehliyetsiz bir kimsenin aracı kullanmasında olurunun bulunmadığını, hak sahiplerinin yakını olan ... isimli kişiye aracın tesliminin yapıldığını ve 04.11.2012 tarihinde yine ... tarafından araç kullanım taahhütnamesi imzaladığını, taahhütnamenin altıncı maddesinde iş amaçlı olsa da uzman ekip personeli olmayan birine aracın verilmesinin kesinlikle yasak olduğunun belirtildiğini, böyle bir durumda tüm zararı karşılayacağını taahhüt ettiğini,
bu nedenle araç işleteni müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, aracı teslim alan ...'un kusurlu olduğunu, aracın ehliyetsiz kişiye teslim etmesi nedeniyle tazminattan da sorumlu olduğunu, kazada üçüncü kişinin kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kazanın aynı zamanda bir iş kazası olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'na iş kazası bildirimi yaptıklarını, kurum tarafından hak sahiplerine ödeme olup olmadığının tespitiyle ödeme var ise tazminat miktarından mahsubunu talep ettiklerini belirterek, müvekkilinin kusuru olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücü belgesi olmayan...... tarafından kullanıldığı, bu nedenle davacı ... şirketinin rücu hakkının bulunduğu, davalının sorumluluğunun bulunmadığına yönelik savunmaları ispatlayamadığı, usul ve yasaya uygun bulunan 17.01.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davasının kabulüyle 140.611,28 TL'nin 12.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; aracın ehliyetsiz sürücüye tesliminde müvekkili şirketin kusur veya ihmalinin bulunmadığını, Sigorta Genel Şartları B.4 maddesi uyarınca rücu şartlarının oluşmadığını, bu konuda İlk Derece Mahkemesince sağlıklı bir değerlendirme yapılmadığını, tazminat hesabında müteveffanın kusurunun dikkate alınmadığını, rücu davalarında müterafik kusur indirimi yapılmasına engel bir halin bulunmadığını, olayın aynı zamanda bir iş kazası olduğunu, SGK tarafından bağlanan gelirin rücuya tabi kısmını tazminat miktarından indirilmesi gerektiğini belirterek;
istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince kararının kaldırılmasına, davalı şirketin kusur ya da ihmalinin bulunmaması nedeniyle rücu şartlarının oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine, kanaatin farklı olması halinde davacı ... şirketinin rücu edebileceği tutarın ödemiş olduğu tazminata göre değil, somut durumda hak sahiplerine ödenmesi gereken gerçek tazminat miktarına göre hesaplanması ve olayın iş kazası olması nedeniyle SGK tarafından hak sahiplerine yapılmış bir ödeme var ise bu ödemenin rücu edilebilir kısmının mahsubu gerektiğini,
tazminat miktarında müterafik kusur indirimine gidilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın sürücüsünün, sürücü belgesinin olmaması yanında dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde aşırı hızla seyrettiği, bunun sonucu olarak aracın kontrolünü kaybederek kazanın gerçekleştiği ve kazada %100 kusurlu olduğu, kazaya sebep olacak başka bir kimsenin kusurunun bulunmadığı, kazada hayatını kaybeden üçüncü kişi ...'un yakınlarının Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat ettiklerinden; masraflar da dahil olmak üzere davacı sigortacının, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2016/6773 Esas sayılı dosyası üzerinden 140.611,28 TL'nin 12.05.2016 tarihinde ödendiği,
iş bu davayı açmakta davacı ... şirketinin hukuki yararının bulunduğu, davalı işletenin kazanın illiyet bağını kesen sebeplerden kaynaklandığını ispat edemediğinden sorumluğunun bulunduğu, her ne kadar davalı savunma ve istinaf nedenlerinde sahibi olduğu aracın ehliyetsiz bir kimse tarafından kullanılmasında olurunun bulunmadığı, aracın ...'a tutanakla teslim edildiği, bu kişi tarafından sürücü belgesi bulunmayan kişiye teslim edildiği, bu nedenle kusurlarının bulunmadığını, kazada üçüncü kişinin ve sürücünün kusurunun bulunup bulunmadığı tespitinin yapılmadığı,
SGK tarafından yapılan ödemelerin tazminat miktarından düşülmesi gerektiği savunarak istinaf etmişler ise de aracın tutanakla kendisine teslim edilen tarafından ehliyetsiz kişiye kullandırılmasının işletenin sorumluluğunu kaldırmayacağı, bu husunun işleten ile aracı teslim eden kişi arasında ayrıca görülecek bir davanın konusu olabileceği, olayın oluşumunda üçüncü kişinin kusurunun olmadığı gibi yol durumunun da kazada etken olmadığı,
sosyal güvenlik ödemelerinin zarar veya tazminattan indirilemeyeceği, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusundaki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu trafik sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu zarar gören 3. kişilere ödenen tazminatın rücuen sigortalıdan tahsiline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/354, K. 2024/5037, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama