KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4074 E., 2024/10549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1140 E., 2022/256 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1573 E., 2018/953 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 31.07.2009 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, yaya olan müvekkili ...'ya çarpması nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/119 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazaya karışan aracın yarıya yakın oranda tali kusurlu olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, müvekkili ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren, müvekkili ... için 80.000,00 TL, müvekkili eş ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Japan Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde, kusur ve maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davacı yayanın kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Güvenliği Daire Başkanlığınca düzenlenen raporlarda davacı yayanın % 100 kusurlu olduğunun, davalı sürücünün kusurlu olmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, ceza dosyası ile birlikte dosyanın tetkik edildiği, davalı sürücünün, yayanın araçların arasından gelip önüne çıktığı şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumu teyit eden tanık beyanı olduğu, aksi bir ifade ya da tespit olmadığı,
mevcut verilerle davalı sürücünün mahaldeki hız limitini aştığı da söylenemeyeceğinden ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarında davalı sürücü Ramazan'ın tali kusurlu olduğu şeklindeki değerlendirmelere iştirak edilemeyeceği, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki otomobille seyir sırasında sağında giden araçların önünden gelip soldaki orta refüj tarafına geçmek için aniden önüne çıkan yayaya çarpması sonucu karıştığı olayda etkenlik arz edecek herhangi bir trafik kural ihlali görülmediğinden atfı kabil kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, ceza mahkemesinde bu nedenle cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, Hatice'nin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 31.07.2009 tarihli trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4074, K. 2024/10549, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama