KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/425 E., 2022/12457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından talep edilmiş, davacı vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18/10/2022 Salı günü davacı vekili Av. .... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler, diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 07.10.2019 gün, 2016/ 4607 E- 2019/9025 K sayılı ilamı ile “...... davalı ... yönünden temyiz itirazlarının reddine, davalı ... yönünden ise dava konusu gayrımenkulün satış bedeli ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli fark olsa da ödemeye dair belgelerin dosyaya ibraz edilmesine göre, bedel farkının bulunmadığının anlaşılmasına, ancak dava konusu gayrımenkulün dükkan olmasına, alınan bilirkişi raporunda da; taşınmaz üzerinde ...
Yemek Hizmetleri yazan bir işyeri bulunduğunun belirlenmesine göre taşınmaz üzerindeki işyeri devrinin İİK 280/3 gereğince ticari işletme devri olup olmadığı hususu karar yerinde tartışılmadan faaliyet ile ilgili gerekli araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı “ gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, dava konusu borcun davalı ... tarafından ödendiğinin anlaşılmasına göre karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, söz konusu karar davalı ... vekili ve sadece vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları incelenmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece dava konusu alacağın davacı ve davalı ... tarafından ödendiğinin beyan edilmiş olmasına göre karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davanın konusuz kalması halinde esas hakkında karar verilmediğinden harcın “maktu” olarak alınması gerekirken davalı borçlu ve 3. kişinin nispi karar ve ilam harcından sorumlu tutulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları incelenmiştir.
3-Bozma öncesinde mahkemece; davalı ... yönünden davanın reddine, 28.686,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar iş bu yönden davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, yukarıda bahsi geçen Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin bozma kararı ile ilk derece mahkemesinin ... lehine verdiği “davanın reddine” kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı ... yönünden verilen kararın kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece bozma sonrasında ... lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma nedeni olarak kabul edileblir ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/425, K. 2022/12457, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama